Yeni sahtekarlık türü ortaya çıktı: Parmak izi dolandırıcılığı
Kendilerini polis veya savcı olarak tanıtarak ‘Kimliğiniz suçta kullanıldı’ tehdidiyle vatandaşların parmak izlerini alan sahtekârlar, çok değerli bu veriyi dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıyor.
- Dolandırıcılar, kendilerini polis, savcı veya banka görevlisi gibi tanıtarak korkutma yoluyla vatandaşların parmak izlerini almaktadır.
- Hiçbir resmi kurumun evlere giderek parmak izi toplamadığı ve parmak izinin değiştirilemeyen değerli bir veri olduğu belirtilmiştir.
- Yapay zeka teknolojileriyle parmak izi görüntülerinin işlenebildiği, eksik kısımlarının tamamlanabildiği ve sahte biyometrik materyaller üretilebildiği ifade edilmiştir.
- Kişisel verilerin (kimlik bilgisi, telefon numarası, parmak izi görüntüsü) yasa dışı piyasalarda satılarak sahte hesap açılması veya banka işlemleri gibi suçlarda kullanılabileceği vurgulanmıştır.
- Kapıya gelip parmak izi isteyenlere itibar edilmemesi ve şüpheli durumlarda ilgili kurumun resmi numarası aranarak doğrulama yapılması tavsiye edilmiştir.
- Ödeme hizmetlerinde biyometrik doğrulama zorunluluğu getiren düzenlemenin 11. Yargı Paketi'nden çıkarıldığı bilgisi verilmiştir.
Gamze Erdoğan ANKARA - Yapay zeka destekli dolandırıcılık yöntemlerine her geçen gün yenileri eklenirken, kötü niyetli kişiler bu kez yaşlıları parmak izlerini kullanarak hedef alıyor. Konuyu gazetemizde değerlendiren Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dolandırıcıların mağdurlar adına işlem yapabilmek için özellikle bankacılıkta kullanılan parmak izi gibi biyometrik sistemleri delmeye çalıştıklarını ifade etti. Kırık, “Vatandaşların evlerine kadar gelen kişiler kendilerini polis, savcı, banka görevlisi ya da kamu kurumu çalışanı olarak tanıtıp ‘kimliğiniz suçta kullanıldı’, ‘banka hesabınız tehlikede’ veya ‘güvenlik amacıyla parmak izinizi almamız gerekiyor’ gibi ifadelerle insanları korkutabiliyor. Korkuya kapılan vatandaşlar da ne olduğunu tam anlamadan parmak izlerini vermeye razı olabiliyor. Oysa hiçbir banka, polis birimi ya da resmi kurum evlere giderek bu şekilde parmak izi toplamaz. Parmak izi sıradan bir bilgi değildir. Şifreyi değiştirebilirsiniz, kartınızı iptal ettirebilirsiniz ancak parmak izinizi değiştiremezsiniz. Bu nedenle dolandırıcılar için oldukça değerli bir veri” diye konuştu.
Kuyumculara sahte altın zincir satan dolandırıcı kamerada! 131 bin TL'lik vurgun
“KİŞİSEL VERİLER YASA DIŞI PİYASALARA SATILIYOR”
Kırık, “Yapay zeka teknolojileri sayesinde elde edilen parmak izi görüntüleri dijital ortamda işlenebiliyor, eksik kısımları tamamlanabiliyor ve bazı durumlarda sahte biyometrik materyaller üretilebiliyor. Bu da biyometrik güvenliği hedef alan yeni riskleri beraberinde getiriyor. Dolandırıcılar bir kişinin kimlik bilgilerini, telefon numarasını ve parmak izi görüntüsünü birlikte ele geçirdiğinde bunu farklı suçlarda kullanmaya çalışabilir. Bir diğer risk ise kişisel verilerin yasa dışı piyasalarda satılması. Böylece mağdurun adına sahte hesap açılması, banka işlemleri için girişimlerde bulunulması veya farklı dolandırıcılık senaryolarının hazırlanması mümkün hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
“KAPINIZA GELİP PARMAK İZİ İSTEYENLERE İTİBAR ETMEYİN”
Resmi kurum ismi kullanılarak yapılan baskı ve tehditlere karşı daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Kırık, “Kapınıza gelen ve sizden parmak izi isteyen kişilere kesinlikle itibar etmeyin. Kendilerini polis, banka görevlisi veya savcı olarak tanıtsalar bile işlem yapmayın ve ilgili kurumu doğrudan resmi numarasından arayarak doğrulama yapın. Günümüzde dolandırıcılar yapay zeka dahil her türlü teknolojiyi kullanabiliyor. Ancak bilinçli hareket etmek, kimlik ve biyometrik verileri korumak bu tehditlere karşı en etkili savunma yöntemi” dedi.
Kuyumculara sahte altın zincir satan dolandırıcı kamerada! 131 bin TL'lik vurgun
BİYOMETRİK DÜZENLEME 11’İNCİ YARGI PAKETİNDEN ÇIKARILMIŞTI
Ödeme hizmetlerinde güvenliği artırmak amacıyla bankacılık uygulamalarında biyometrik doğrulama zorunluluğu getirilmesini öngören düzenleme, 11’inci Yargı Paketi’nden son anda çıkarılmıştı. Düzenlemenin 12’nci Yargı Paketi’nde yer alıp almayacağı ise merak konusu.
