"Yıllardır tutarlı adımlar atıyoruz" diyen Erdoğan net konuştu: AB tarihî bir karar vermek durumunda
“Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Avrupa, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmeli”
- Türk Devletleri Teşkilatı'nın ekonomik, kültürel ve stratejik potansiyelinin yüksek olduğunu ve bu potansiyeli harekete geçirmek için gayret gösterdiklerini belirtti. Bu yılki Teşkilat Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapacaklarını ve dönem başkanlıklarında teşkilatı güçlendirmek için çalışacaklarını ifade etti.
- İsrail-İran kriziyle ilgili olarak, krizi doğuran ana etkenlerden birinin İsrail'in kışkırtmaları olduğunu ve İsrail'in bölgeyi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini söyledi. Gerçek barışın sağlanması için İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması gerektiğini vurguladı.
- Ankara'daki NATO Zirvesi'nin, bölgedeki ve dünyadaki gelişmeler nedeniyle öneminin arttığını, İttifak'ın geleceği ve küresel güvenlik mimarisi hakkında önemli kararlar alınmasını beklediklerini dile getirdi.
- Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusunda, samimi bir şekilde AB'nin parçası olarak hem ülkeyi hem de birliği kuvvetlendirmek istediklerini, Türkiye'nin üyelik teklifine bağlı kaldıklarını belirtti. Türkiye'nin AB'ye yük olan değil, yük alan bir ülke olduğunu ve bu durumun AB için büyük bir fırsat olduğunu savundu.
SEVİL NURİYEVA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’a resmi ziyaret gerçekleştirdi. İki günlük temasların ardından Erdoğan, yurda dönüşte gazetecilerin sorularını cevapladı. Erdoğan, Avrupa Birliği’ne tam üyelik, Ankara’daki kritik NATO Zirvesi, CHP’den AK Parti’ye geçen başkanlar ve alarm veren nüfusumuzla ilgili dikkati çeken mesajlar verdi. İşte o konuşmadan öne çıkanlar:
GAYRET GÖSTERİYORUZ
Türk Devletleri Teşkilatı: Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyeli çok yüksek. Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk’ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum.
GERÇEK BARIŞ ŞART
ABD/İsrail-İran Savaşı: Bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere mesaj: Fatih’in ruhu ölmez
ZİRVENİN ÖNEMİ ARTTI
NATO Liderler Zirvesi: Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmeler Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdı. Ankara’da İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
YÜK ALAN ÜLKEYİZ
AB’ye üyelik mesajı: Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği’nin parçası olarak hem ülkemizi hem birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihî bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir.
