Edirne'de bir 'Topkapı' doğuyor! O saray artık kayıp değil...
Harabeye dönen ve “Kayıp Saray” diye anılan Edirne Sarayı, küllerinden doğuyor. Sarayda yapılan ihya çalışmalarının yarısı tamamlandı. 2027 sonunda ise Edirne’de tıpkı Topkapı gibi bir saray kompleksi ortaya çıkacak.
- Sultan II. Murad tarafından yapımına başlanan ve 93 Harbi'nde büyük ölçüde yıkılan Edirne Sarayı, üç milyon metrekarelik alana yayılan devasa bir Osmanlı kompleksidir.
- Millî Saraylar tarafından üç yıldır yürütülen ihya çalışmalarının yarısı tamamlanmış olup, Adalet Kulesi ve Cihannüma Kasrı gibi önemli yapılar belgeye dayalı rekonstrüksiyonla yeniden inşa ediliyor.
- Harem bölümü başta olmak üzere toprak altındaki kayıp yapılar için kazılar devam etmekte ve sarayın %65'inin gün yüzüne çıkarılması hedeflenmektedir.
- İhya çalışmalarının 2027 sonunda tamamlanması ve sarayın 2028'de Topkapı Sarayı gibi biletle gezilebilecek bir kültür mirası olarak kapılarını açması planlanmaktadır.
- Saraydan çıkan eserler için Mahmudiye Kışlası'nda Edirne Sarayı Müzesi kurulacak; yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için de girişimler sürdürülmektedir.
MURAT ÖZTEKİN / EDİRNE - Edirne’de vaktiyle devasa bir Osmanlı sarayı vardı. Sultan II. Murad tarafından 1450’de yapımına başlanan Saray-ı Cedid yani Edirne Sarayı, Fatih Sultan Mehmed tarafından tamamlandı. Üç milyon metrekareye yayılan saray içinde yüzden fazla oda, on üç cami, dört kasır, daha birçok yapı ve benzersiz bir tavuk ormanı bulunuyordu. Topkapı Sarayı’ndaki gibi Babüssaade kapısı ve Adalet Kulesi de yer alıyor, devletin kalbi burada atıyordu!
DEPREM, SEL VE SAVAŞ…
Ancak Edirne zamanla payitaht olmaktan çıktı. Edirne Sarayı ise 1750’lerdeki depremlerde zarar gördü; yangınlar ve su baskınlarının yanı sıra imparatorluk parçalanırken yaşanan ilgisizlik de onu sarstı. 1826’daki Rus işgali, sarayın sonunun başlangıcı oldu. 1877-1878’deki 93 Harbi’nde ise sarayın Cihannüma Kasrı gibi bazı kısımları cephanelik yapıldı. Ruslar yaklaşınca da patlatılmak zorunda kalındı.
Rivayete göre sarayda o kadar cephane vardı ki patlamalar üç gün boyunca devam etti. Bir zamanlar sultanları ağırlayan kompleks, artık harabeye dönmüş; “Saray-ı Cedid”, “Kayıp Saray” olmuştu!
DRAMATİK HİKÂYE BİTİYOR
Ancak Edirne Sarayı’nın bu bir buçuk asırlık dramatik hikâyesi artık son buluyor. Sarayda Millî Saraylar tarafından üç senedir yürütülen ihya çalışmalarında yarıya gelindi. Biz de çalışmaları yerinde görmek için Edirne’deydik. Çizmeleri giyip çamurlu yollarda yürüyerek tıpkı Topkapı’da olduğu gibi Babüssaade kapısından içeriye girdik. Restore edilen Adalet Kulesi, bütün ihtişamıyla karşımızda duruyor ve Osmanlıdaki devlet anlayışına dair ibretlik çok şey fısıldıyordu. Artık Cihannüma Kasrı da yükseliyor, kulesinin külahı için kazıklar çakılıyordu. Tarihî duvarlar tekrar örülmüş, Arz Odası’nı çevreleyen ahşap sütunlu revaklar tamamlanmıştı. Kum Kasrı’nda ise çalışmalar sürüyordu. Üçüncü senesine giren ihya çalışmalarında daha evvel hazırlanan master planın yaklaşık yarısı sona ermişti.
Edirne Sarayı’nda belgelere dayalı olarak yapılan rekonstrüksiyon çalışmalarında toprak altından çıkarılan tarihî taşlar kullanılıyor. Onların yetmediği yerde ise benzer kaynaklardan elde edilen taşlarla ihya işlemi yapılıyor. Edirne Sarayı’nda konuştuğumuz Millî Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, gelinen durumu şu sözlerle özetliyor:
“Burada 1.200 dönümlük bir alanda yaklaşık 500 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Şu an Saray-ı Cedide-i Amire’nin iki avlusunun ihyasıyla meşgulüz. Kum Meydanı’nda işlerimizi büyük oranda tamamlamış durumdayız. Cihannüma binası ayağa kalkıyor, Arz Odası ve Kum Kasrı da tamamlanıyor. Su maksemi tamamen ayağa kaldırıldı. Süvari Kışlaları ile alakalı çalışmalar devam ediyor.”
“HAYALÎ BİNALAR İNŞA ETMİYORUZ”
Dr. Yıldız, vaktiyle Edirne Sarayı’nın yüzden fazla yapısı olduğunu ancak bunların bir kısmının günümüze ulaşabildiğini söylüyor. Kendisine yapıların rekonstrüksiyonla yani yeniden kurma ile inşa edilmesine dair eleştirileri sorduğumda ise “Hayalî yapılar inşa etmiyor, belgeye dayalı çalışıyoruz. Zaten o yüzden 11 yapıda kalıyoruz. Bu yapılar, bütün bilimsel kriterlerle özellikleri tespit edilebilen yapılar; kazı kalıntıları, fotoğraf ve diğer belgelerle ihya edilebilecek durumda olanlar. Yoksa daha çok yapı ihya edilebilirdi” diye konuşuyor.
HAREMDE KAYIP YAPILAR ARANIYOR
Edirne Sarayı’nda toprak altında kalmış pek çok alan var. En esrarengiz kısım ise günümüze ulaşmamış olan Harem bölümü…
Dr. Yasin Yıldız daha yıllar sürecek kazı çalışmalarının bu kısımda devam ettiğini söylüyor. Yıldız, “Harem tarafındaki birçok yapı günümüze ulaşmamış. Burada yapılacak olan kazılar, kayıp yapılar için ipuçları verebilir. Kaynaklarda bahsedilen bazı havuzlar var; zannediyoruz kazılar vasıtasıyla onlara ulaşacağız. Böylece sarayın yüzde 65’ini bugüne ulaştırmış olacağız” ifadelerini kullanıyor.
Dr. Yıldız, ihya çalışmalarının 2027 sonunda nihayete ereceğini, 2028’de ise Edirne Sarayı’nın kapılarını açarak tıpkı Topkapı Sarayı gibi biletle gezileceğini söylüyor. Yıldız “Burası kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürel miras. Şimdi Türkiye’de yürütülen en büyük ihya projesiyle gün yüzüne çıkarılıyor” diyor.
SARAY ESERLERİ İÇİN YENİ MÜZE
Edirne Sarayı kazılarında bulunan eserler ise Mahmudiye Kışlası’nda kurulacak Edirne Sarayı Müzesi’nde sergilenecek. Dr. Yasin Yıldız “Burada taşınabilir eserler bulduk. Ayrıca Edirne’de 1450’den 1750’ye kadar bu sarayda yaşayan sultanların kullandığı eserler var. Onların önemli kısmı da elimizde. Bütün bu kültürel miras, Edirne Sarayı Müzesi ismi altında Mahmudiye Kışlası’nda teşhir edilecek” diyor.
KAÇIRILAN ESERLER LONDRA'DA MI?
Edirne Sarayı, geçtiğimiz asırlarda harabe olarak kalırken bazı eserlerinin yurt dışına çıkarıldığı düşünülüyor. Edirne Sarayı'ndan kaçırılmış parçalar arasında çini panellerin de yer aldığı iddia ediliyor. Bunlardan bir kısmının ise İngiltere'nin başkenti Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'nde bulunduğu söyleniyor.
Bu tür eserlerin iadesi için Türkiye'nin teşebbüslerde bulunduğu biliniyor.
