Filistin'de sergi açan ama İsrail'den vize alamayan Türk sanatçı Yusuf Aygeç: Bombalar sanatı tahrip edemez!
Açılışına katılamasa da eserleri bugünlerde Batı Şeria’da sergilenen sanatçı Yusuf Aygeç, sanatın zihinlere kazınan bir belge olduğunu ve yok edilemeyeceğini söylüyor.
Türk sanatçı Ahmet Yusuf Aygeç, Filistin’de devam eden dramı, resimle şiiri birleştirerek anlattı. Sanatçı pastel boyalarla meydana getirdiği eserlere Filistinli şair Mahmut Derviş’in mısralarını işledi. Bütün bu çalışmalar ise küratörlüğünü Samed Karagöz’ün üstlendiği “Sürgündeki Zeytin Ağacına Posterler” adlı sergiyle Filistin topraklarında sanatseverlerle buluştu. Ancak sanatçı Aygeç, İsrail hükûmeti kendisine vize vermediği için işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah şehrindeki Mahmud Derviş Müzesinde açılan sergiye katılamadı. Buna rağmen sergi, Ramallah’ta coşku uyandırdı.
ESERLER ÖFKEDEN DOĞDU
Serginin doğuş hikâyesini Türkiye gazetesine anlatan Aygeç “Aslında Filistin’de yaşanan olaylardan sonra bir şey yapamamaktan kaynaklanan bir öfkeden doğdu bu eserler. O dönemde sınır kapısında yardımlar ulaşamıyordu. ‘Sanat yapıyoruz, bizim cephemiz bu’ diye düşündük. Çoğu şeye küratörüm Samed Bey’le birlikte karar verdik. Afişleri hazırlarken bazı söylemlere ihtiyacımız oldu. Bu noktada ise karşımıza Filistin edebiyatının önemli ismi Mahmut Derviş çıktı” diyor.
Eserlerini bir şiirden etkilenerek üretmediğini söyleyen Aygeç, “Anadolu Ajansı bana Filistin’e dair arşivini açtı ve birçok fotoğraf inceledim. Bu duygu yoğunluğu içerisinde şiirleri okurken zihnimde tasvirler meydana geldi ve eserler ortaya çıktı. Mahmut Derviş, bizim görselleştirmeye çalıştığımız şeyi şiirsel olarak anlattığı için otomatik olarak o mısralar eserimizi betimlemiş oldu. Her bir afişte bir mısra, bir söz yer aldı” ifadelerini kullanıyor.
Filistin’e dair eserler üretirken yaşadığı duyguları da dile getiren Aygeç “Gerçekten psikolojik olarak zorlandım. Bu esnada Filistinlilerin yaşadıklarının binde birini dahi anlayamadığımızı fark ettim. Konuya eğildikçe coğrafyanın görünen altında çok daha büyük trajediler barındırdığını anladım. Şahsi olarak biraz da kendimizi kandırdığımızı düşünüyorum” şeklinde konuşuyor.
Bir çift çarık çok şey anlatıyor: Osmanlı askerinin dramı Londra’da
ACININ BELGELERİ
Yaptığı eserlerin aynı zamanda Filistin’de yaşanan sürecin belgesi olduğunu kaydeden Yusuf Aygeç “Çünkü son dönemde dijital belgelerin nasıl örtüldüklerini, yok edildiklerini gördük. Tarihe baktığımızda ise tahrip edilemeyen şeyler sanat eserleri olmuş. Sanat, toplumsal hafızaya kazındığı için bombalar yok edemez. Bunlar da öyle…” diye konuşuyor.
VİZE VERMEMELERİNE ŞAŞIRMADIM
Ahmet Yusuf Aygeç, Filistin’deki sergi açılışına katılamamasını ise şu sözlerle değerlendiriyor: Evet, sergi için İsrail vize vermedi. Zaten bunu tahmin ediyordum. Bu yüzden şaşırmadım. Ancak yine de Gazze’ye nispeten yakın bir bölge olan Ramallah’ta olamadığım için üzüldüm. Bu eserleri daha önce Londra’da sergilediğimizde bazı kesimlerden tehditkâr mesajlar almıştım. Bu defa sergiye katılan Filistinliler bana mesaj göndererek yaptığım işin inanılmaz olduğunu söylediler.
