Haftanın kitapları | Türk boylarının sıra dışı tarihi
Haftanın kitaplarında bu hafta "Eski Türk Boyları" , "Bütün Çıplaklığıyla 31 Mart Faciası" ve "Tutsak" okurları bekliyor.
MURAT ÖZTEKİN - Haftanın kitaplarında bu hafta üç kitap öne çıkıyor.
TÜRK BOYLARININ SIRA DIŞI TARİHİ
Tarihin erken devirlerinde başlayıp 21. asra kadar uzanan Türk kökenli toplulukların serüvenine boylar üzerinden bir bakış...
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, uzun araştırmalar neticesinde kaleme aldığı “Eski Türk Boyları” adlı eserde, MÖ 3. yüzyıldan MS 10. yüzyıla kadar Orta Asya’da, Volga Irmağı’nın doğusunda yaşamış Türk boylarını ele alıyor.
Taşağıl, başta Çince metinler olmak üzere Türkçe, Arapça, Farsça, Grekçe ve Latince kaynakların karşılaştırılmasıyla Türk tarihinin kurucu ana gövdesini ortaya koyuyor.
Kronik Kitap etiketiyle okura sunulan eserde İslam öncesinde Türklerin tarihî yayılışlarını boyların dağılımına borçlu olduğu vurgulanıyor. Eserde, boylar hâlinde yaşamanın ve bu örgütlenme üzerine siyasi yapılar inşa etmenin, Türk tarihinin en ayırt edici özelliği ve sürekliliğinin teminatı olduğu ifade ediliyor.
31 MART VAKASININ PERDE ARKASINA DAİR
Geçen asrın enteresan simalarından biri olan General Cevat Rıfat Atilhan’ın eserleri, İslambol Yayınları etiketiyle tekrar okurla buluşuyor.
Onlardan biri olan “Bütün Çıplaklığıyla 31 Mart Faciası”, Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesine uzanan hadiseyi ele alıyor. 1950’lerde kaleme alınan eserde tarihî olayın bir “irtica vakası” mı yoksa bir ihtilal mi olduğunun cevabı aralanmaya çalışılıyor. Kitapta 31 Mart hadisesi Sultan Aziz devrinden başlanarak ele alınıyor. Atilhan, neticede işin “mürettep” bir vaka olduğu kanaatini vurguluyor. Atsız’ın Sultan Abdülhamid’e dair yazısı da kitapta yer alıyor. Osmanlıya dair dikkat çeken ama ihtiyatla okunması gereken bir eser…
BİZİ HAYATTA TUTAN GERÇEK ŞEY NEDİR?
Kanadalı yazar Anne Michaels’ın “Tutsak” adlı eseri, I. Dünya Savaşı’nda yaralanan bir askerin bir aşkla hayata bağlanması ve sonrasında yaşadıklarını merkezine alıyor.
Timaş Yayınlarının Türkiye’deki okurla buluşturduğu eser, harp meydanlarından nehir kıyılarına, tren istasyonlarından evlere uzanan sahnelerle kayıp, sevgi ve bellek arasında asılı kalan hayatları anlatıyor. Anne Michaels; insanın kırılgan olduğunu ama sevginin gücüyle ayakta kalabildiğini gözler önüne seriyor. Ödüllü yazar okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bizi gerçekten hayatta tutan nedir ve insan, sevgiye tutsak olmadan yaşayabilir mi? “Tutsak” 2024 Booker Ödülü finalistleri arasında yer almıştı.
