Kültür Sanat Cemiyeti’nden çağrı: Sanat eseri suç konusu yapılıyor kanun değişsin
Kültür Sanat Cemiyeti, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun güncellenmesi gerektiğini belirterek, mevcut düzenlemelerin sanat eserlerinin zaman zaman suç unsuru olarak değerlendirilmesine yol açtığını savundu. Cemiyet, mülkiyet haklarının güçlendirilmesi ve tanımların netleştirilmesi çağrısında bulundu.
- Kültür Sanat Cemiyeti, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi'nde ilk genel kurulunu gerçekleştirdi ve başkanlığına Fatih Selim Bayram seçildi.
- Cemiyet, mevcut 2863 Sayılı Kanun'un günümüz kültür-sanat dünyasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ve uygulamada ciddi problemlere yol açtığını savundu.
- Kanunda yer alan kültür varlığı ve tabiat varlığı tanımlarının geniş ve yoruma açık olması nedeniyle, şahısların evlerinde veya iş yerlerinde dekoratif ya da sanatsal amaçlarla bulundurdukları eserlerin dahi suç konusu yapılabildiği iddia edildi.
- Hazırlanan kanun teklifi ile kanundaki kavramların yeniden tanımlanarak; “kültür varlığı”, “arkeolojik nitelikli kültür varlığı” ve “tabiat varlığı” mefhumları arasında açık bir ayrım getirilmesi talep edildi.
- Teklifte ayrıca sanat eserleri üzerindeki mülkiyet hakkının daha güçlü şekilde korunmasına dair maddeler yer aldığı belirtildi.
- Kültür Sanat Cemiyeti yetkilileri, mevcut düzenlemenin kültür ve sanat eserlerine yönelik ilgiyi azalttığını ve koleksiyonculuğu zorlaştırdığını savundu.
MURAT ÖZTEKİN - Sanatçılar, koleksiyoncular, akademisyenler, galericiler ve müzayedeciler tarafından kurulan Kültür Sanat Cemiyeti, önceki gün ilk genel kuruluyla kuruluş vizyonunu açıkladı. Başkanlığına Fatih Selim Bayram’ın seçildiği derneğin, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurulunda son yıllarda çok tartışılan 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair hazırlanan kanun teklifi de kamuoyuna tanıtıldı.
İstanbul Dijital Sanat Festivali Direktörü Nabat Garakhanova: Pek yakında ‘robot sanatçıları’ tartışacağız
Toplantıda, 1983 yılında yürürlüğe giren mevcut kanunun günümüz kültür-sanat dünyasının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı ve uygulamada ciddi problemlere yol açtığı savunuldu. Özellikle kanunda yer alan kültür varlığı ve tabiat varlığı tanımlarının geniş ve yoruma açık olması sebebiyle, şahısların evlerinde veya iş yerlerinde yalnızca dekoratif ya da sanatsal amaçlarla bulundurdukları eserlerin dahi zaman zaman suç konusu yapılabildiği öne sürüldü.
Tarihî eserler değil, hafızamız taşındı! Kültür varlığı yağmacılığına dikkat çeken sergi
Teklif çerçevesinde kanunda yer alan kavramlar tekrar tanımlanarak; “kültür varlığı”, “arkeolojik nitelikli kültür varlığı” ve “tabiat varlığı” mefhumları arasında açık bir ayrım getirilmesi istendi. Ayrıca teklifte sanat eserleri üzerindeki mülkiyet hakkının daha güçlü şekilde korunmasına dair maddeler de yer aldı. Kültür Sanat Cemiyeti yetkilileri, mevcut düzenlemenin kültür ve sanat eserlerine yönelik ilgiyi azaltan, koleksiyonculuğu zorlaştıran sonuçlar doğurduğunu savundu.
