Neler komplo neler hakikat: Film nasıl dönüyor?
Son günlerde diziler ve sinema filmleri semboller, şifreler ve imalarla gündeme geliyor. Peki, sinema ve TV yapımlarının alt metinleri nasıl oluşturuluyor? Konuşulanların ne kadarı komplo teorisi ne kadarı hakikat?
Türkiye’de “Kurtlar Vadisi” dizisi üzerinden birtakım sembollerin ve gerçek hayattaki insanları çağrıştıran karakterlerin gündeme gelmesi, akıllara yerli ve yabancı yapımlardaki alt metinleri yani “saklı mesajları” getirdi.
Peki, beyazperdeye ve TV yapımlarına dair konuşulanların ne kadarı komplo teorisi ne kadarı hakikat?
Kurtlar Vadisi Pusu mercek altında! FETÖ incelemesi başlatıldı
George Orwell “Her sanat propagandadır; öte yandan her propaganda sanat değildir” diyor. Sinema da bundan azade değil! Hikâyenin kimin gözünden anlatıldığı, hangi davranışın ödüllendirildiği, hangi sembollerin kullanıldığı ve kimin “iyi” kimin “kötü” yapılıp finalde neyin vurgulandığı gibi birçok şey filmin alt metnini meydana getiriyor. Fikirden senaryoya, oyuncu seçiminden sanat yönetimine ve çekimlere kadar birçok şey filmin alt metinlerinde rol oynuyor.
KONUYLA BAŞLIYOR
Her şey konu seçimi yani gündeme getirdiğiniz meseleyle başlıyor. Dünya sinemasında II. Dünya Savaşı’nın sürdüğü 1940’larda savaş ve vatanseverlik öne çıkmıştı. 1960’larda isyan ve özgürlük; 1980’lerde şahsi başarı, kahramanlık ve tüketim; 1990’larda cinsiyet ve ırk; 11 Eylül’ün yaşandığı 2000’lerle birlikte terör ve savaş vurgulandı.
Son yıllardaki tabloya bakacak olursak: Sınıf çatışması, yapay zekâ ve dijital yalnızlık gibi konuların yanı sıra cinsiyet eşitliği, kadın meselesi ve iklim değişikliği gibi temalar beyazperdede öne çıkarılıyor.
Dijital platformların algoritmaları da filmlerin konusuna yön veriyor. Algoritmalar, içeriklerin görünürlüğünü belirliyor. Platformlarda öne çıkmak isteyen yapımcı da filmini bu algoritmalara uydurmaya çalışıyor. Ortaya çıkan netice ise malum…
PLAKA KISALTMASI TESADÜFİ OLABİLİR Mİ?
Hollywood’la çalışmış bir yapımcıyla sohbet ederken “Bu filmlerde hiçbir nesne alelade öne çıkarılmaz” demişti. Uzun zaman önce storyboard’ları çizilen filmlerdeki sahnelerde unsurların üzerinde ciddiyetle duruluyor, -plaka harfleri dâhil- küçük bir nesne bile bazen büyük manalar taşıyabiliyor. Ama ne niyetle kullanılıyor?.. Bu noktada S. Kubrick gibi yönetmenlerin takıntısı biliniyor. Tabii, bir de reklam nesneleri var!
SARI FİLTRE MESELESİ
Bazen kamera açıları ve filmin renk paleti mesajın gizlendiği yer oluyor; bir kamera açısıyla filmdeki kötü değişebiliyor. Çok konuşulan sarı filtre ise özünde yapımı otantik göstermek için kullanılıyor. Buna rağmen İstanbul örneklerinde gördüğümüz üzere, bir millete dair ön yargıları da gösterebiliyor.
KİMLER KÖTÜ, KİMLER İYİ?
Yapımlardaki “kötü adamlar” da filmlerin perde arkasını anlamak adına mühim… Mesela 11 Eylül hadisesinden sonra “Müslüman terörist”, 2022’de başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan sonra ise “mafya Rus” karakterleri ciddi şekilde arttı. Çinliler ise Hollywood’un pazar endişesinden ötürü kolay kolay negatif karakter yapılmıyor.
Öte yandan tek başına oyuncu seçimleri bile filmin ideolojisine yön verebiliyor. Mesela ülkesine desteğini her fırsatta açıklayan İsrailli oyuncu Gal Gadot’un yer aldığı yapımlar, bu şekilde değerlendiriliyor.
25. KARE KULLANIMI MASAL MI?
Komplo teorilerinde adı sıkça geçen “25. kare” adlı tekniğine benzer kısa süreli görüntülerin Hollywood filmleri dâhil bazı yapımlarda kullanıldığı kesin. Seyircinin bilinçli olarak fark edemeyeceği kadar kısa süre gösterilen bu görüntülerden biri de meşhur “Fight Club”da (Dövüş Kulübü) geçiyor. Ancak bu yöntemle seyircinin şuuraltının kontrol edilmesi, su götürür bir iddia...
Gönyeler, “Her Şeyi Gören Göz” ve antik sütunlar… “Eyes Wide Shut” gibi filmlerde masonik sembollerin kullanıldığı bir hakikat. “Kral Olacak Adam” ve “National Treasure” gibi filmler de bu çerçevede çok tartışılıyor. Ancak yönetmenler, masonik sembollerin gizemini pazarlayıp filmi popüler hâle mi getiriyorlar, yoksa farklı bir mesaj endişesi mi taşıyorlar? İşte bu tam bir muamma...Yıllar evvel Türkiye’ye gelen yönetmen Kubrick’in kızı Katharina Kubrick’e “Eyes Wide Shut”a dair iddiaları sorduğumda, bana “Komplo teorilerini dinlemeyin” demişti. Ancak kim bilir belki bazen biraz komplo zihin açar!
FONLAR SİNEMAYI DÖNÜŞTÜRÜYOR
Peki, sinemanın ideolojisine yön veren ekonomik kaynaklar ne? Avrupa sinemasında devletler ve çeşitli sinema fonları etkili olurken, Hollywood’da gişe odaklı yapımcıların tesiri daha yüksek. Avrupa’da 800’den fazla film ve görsel-işitsel destek programı olduğu düşünülüyor. 2024 yılındaki toplam bütçesi 4,3 milyar avro olan bu fonların “uygunluk” ve “değerlendirme kriterleri” sinemacılara yön veriyor. Fon almak isteyen sinemacı, programların “çeşitlilik” kriterine göre filmlerini ve kadrolarını şekillendirebiliyor.
Nitekim “Kurak Günler” filminde olduğu gibi Türkiye’den sinemacıların hikâyelerine LGBT karakterler ilave ettikleri görülüyor. Avrupa’nın en büyük sinema fonlarından biri olan Eurimages, “çeşitlilik” adı altında aykırı projelerin önünü açıyor. Eurimages’ın son 5 yılda destek verdiği 400’den fazla projenin 20’ye yakınının LGBT temalı veya karakterli olduğu görülüyor. Öte yandan film festivalleri de ödül verdikleri eserlerle yönetmenlere yön çiziyor. Oscar’ın 2024’te başlattığı çeşitlilik kriteri de Hollywood’a yön tayin ediyor. ABD film endüstrisinin Pentagon’la eski dostluğu da malum… Yapımcılara çekim desteği veren Pentagon’un, bu filmlerin hikâyelerini incelediği biliniyor.
YEŞİLÇAM'IN KÖTÜ MİRASI
Türk sinemasında dinin temsili çok tartışılıyor. Ne yazık ki Yeşilçam’dan devralınan kötü miras devam ediyor. Eski dönemdeki “üç kâğıtçı din adamı” karakterleri, artık yerini daha ziyade “aykırı imam” tipine bırakmış görünüyor. Genel olarak din adamları ve dindarlık yine pozitif olarak tasvir edilmiyor. “Kelebekler”den “Nuh Tepesi”ne ve hatta “Ahlat Ağacı”na kadar birçok filmde bu durum dikkat çekiyor. Dinle özdeşleşen isimlerin gülünç karakterlere isim olarak verilmesi hadisesi de hiç değişmiyor.

