Sinemada bu hafta | ‘Popun kralı’nın hayatı beyazperdede... Michael Jackson’ın steril hikâyesi
Michael Jackson’ın ışıltılı başlayıp karanlıkta sona eren hayat hikâyesinin ilk 26 senesi beyazperdeye taşındı. “Michael” filminde ne skandallara yer veriliyor ne de şarkıcının iç dünyasına dalınıyor. Ortaya ‘steril’ bir eser çıkıyor…
MURAT ÖZTEKİN - Albümleri satış rekorları kıran ve “Popun Kralı” diye anılan Michael Jackson, sonunda dibi görse de sıra dışı bir yükseliş hikâyesi yaşadı. Bu hikâyede siyahi ailenin ve baba figürünün ciddi bir ağırlığı vardı... İşte bu şöhret hikâyesi Antoine Fuqua’nın “Michael” filmiyle beyazperdeye taşınıyor. Jackson’ın kariyerinin ilk yıllarına odaklanılan eserde meşhur şarkıcıyı yeğeni Jaafar Jackson canlandırırken Miles Teller, Colman Domingo ve Joe Gillette gibi isimler ona refakat ediyor.
YA KAZANIRSIN YA KAYBEDERSİN
1966 senesinin Indiana’sından açılan eserde, çelikhanede çalışan hırslı baba Joseph “Bu hayatta ya kazanırsın ya kaybedersin” diyerek evlatlarını müzisyen olarak yetiştirmek ister. Eline kemerini alır, beş çocuğunu önüne dizer. Evin en küçüğü olan Michael söyler, ağabeyleri ise çalar… “Jackson 5” adıyla uyku vakitlerinde sahnelere çıkmaya başlayan kardeşler, zamanla yerel çevrede büyük rağbet görürler. Michael ise sesiyle bambaşka bir tesir uyandırır. Albümler, konserler, klipler… Jackson ailesi artık varlığa kavuşup büyük bir villada yaşamaktadır. Ancak Michael kalabalık içerisinde kendi başına olmanın mücadelesini vermektedir. Bu yüzden babasıyla karşı karşıya gelecektir…
YEĞEN JACKSON’DAN ÇARPICI PERFORMANS
“Michael” filmi, bir pop ikonunun doğuşunu ele alıyor. Amcasını canlandıran Jaafar Jackson, hem fiziken hem de ruhen esere çok şey katıyor.
Ancak meşhur şarkıcının ailesinin onayıyla çekilen eserde, negatif yanları görmezden gelinen Jackson, âdeta bir “iyilik perisi” gibi resmedilmeye çalışılıyor. Bu hikâyedeki neredeyse yegâne kötü karakter onu müziğe yönlendirip yıllarca menajerliğini yapan babası oluyor.
Michael Jackson 1997'de konserde giymişti! Simli çoraplar binlerce dolara satıldı
SKANDALLAR YOK!
Michael Jackson, yapımda yalnız bir şekilde tasvir ediliyor ama onun iç dünyasının dehlizlerine dalınmıyor. Sanatçının hayatının ilk 26 senesinin ele alındığı filmde, hâliyle Jackson’ın ileride yaşayacağı skandallara da yer verilmiyor. İstismar iddialarıyla anılıp beraat etmesi, basında yerden yere vurulması, borç batağına düşmesi ve sıra dışı ölümünü filmde göremiyoruz. (Bunlar çekileceği kesinleşmeyen ikinci filme bırakılmış görünüyor.)
SATHİ BİR YAPIM
Öte yandan o devirde ABD’de siyahilere karşı devam eden kısmi ayrımcılığa temas ediliyor ama bu da zayıf kalıyor. Jackson’ın vücudunda yaptığı “estetik” değişikliklerin psikolojik mahiyeti de öyle… Dolayısıyla “steril”, sathi ve seyirciye duygusal olarak tesir etmekten uzak bir Michael Jackson portresi seyrediyoruz.
Evet, Jackson’ın hayatı karanlıkta kalsa da bazı parlak konser sahneleri ve mizahi anlar, zaman zaman yapımı eğlenceli kılıyor. Hâliyle daha ziyade meşhur sanatçının hayranlarına hitap eden bir eser ortaya çıkarılıyor.
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
● “Geçmişin Kokusu”
● “Açlık Oyunları 2: Ateşi Yakalamak”
● “Marakuda”
● “Cesur Hayvanat Bahçesi Sakinleri”
