Tahttayken hikmet risalesi kaleme almış: Sultan Abdülaziz’in yazdığı eser gün yüzüne çıktı
Sultan Abdülaziz’in 1870 yılında kaleme aldığı hikmete dair risale, Millet Kütüphanesinde keşfedilerek okura sunuldu. Eser “cahil” diye yaftalanan ve bir darbe neticesinde katledilen Sultan’ın entelektüel yönünü gözler önüne seriyor.
- Risalenin 1870 yılında, Sultan Abdülaziz tahttayken yazıldığı anlaşılmıştır.
- Eser, Sultan Abdülaziz’in pek bilinmeyen entelektüel yönünü gözler önüne sermektedir.
- “Ba’zı Mebâhis-i Hikemiyye ve Mantıkiyye” başlıklı kitaptan Sultan’ın fizik ilmi dahil birçok meseleye vâkıf olduğu anlaşılmaktadır.
- Ali Emiri Efendi tarafından Fatih’teki kütüphaneye bağışlanan kitabın, içerisinde görülen “ferağ kaydı” sayesinde Abdülaziz Han’a ait olduğu belirlenmiştir.
- Sultan Abdülaziz’in Arap edebiyatı ve içkinin haramlığına dair başka risalelerinin de olduğu belirtilmektedir.
- Osmanlı'da şiir dışında kitap yazan ilk padişahın Sultan Abdülaziz olduğu tahmin edilmektedir.
Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülaziz’in yazdığı bir risale, 156 sene sonra gün yüzüne çıktı. Abdülaziz Han’ın Ebheri’nin “Hidâyetü’l-hikme” eserine şerh olarak kaleme aldığı eser, İstanbul’daki Millet Kütüphanesinde keşfedildi. Sultan’ı “entelektüel hükümdarlar” arasına dâhil eden eser, Kronik Kitap tarafından “Bir Felsefe Risalesi” adıyla okura sunuldu.
DEVLETİ İDARE EDERKEN YAZMIŞ
Ali Emiri Efendi tarafından Fatih’teki kütüphaneye bağışlanan ama yazarına dair herhangi bir not düşülmeyen kitabın, içerisinde görülen “ferağ kaydı” sayesinde Abdülaziz Han’a ait olduğu anlaşıldı. 18 varaktan oluşan risalenin 1870 yılında, yani Sultan Abdülaziz tahttayken yazılmış olması da dikkat çekti. Hat sanatı, resim ve güreşle alakadar olduğu bilinen padişahın pek bilinmeyen entelektüel yönünü gözler önüne seren eserde, Sultan Abdülaziz’in “Hidâyetü’l-hikme” kitabına derin notlarla şerh düştüğü görülüyor.
M. Serdar Saykal tarafından neşredilen eserde, “hikmeti tabiiyye” olarak adlandırılan “tabiat felsefesi” kısmının konuları ele alınıyor. “Ba’zı Mebâhis-i Hikemiyye ve Mantıkiyye” başlıklı kitaptan Sultan’ın fizik ilmi dâhil birçok meseleye vâkıf olduğu anlaşılıyor ve tartışılan mevzularda kendi görüşünü açıkça ortaya koyduğu görülüyor. “Hidâyetü’l-hikme” Osmanlı medreselerinin temel ders kitapları arasında sayılıyor. Böyle bir esere şerh yazmak, ciddi bir entelektüel birikime sahip olmayı gerektiriyor. Kitap, Sultan Abdülaziz’in bu risaleyi yazacak kadar entelektüel birikime nasıl sahip olduğu hususuna dair bilinmeyenleri de gündeme taşıyor.
“HAYRETLE DE ANACAĞIZ”
Okurla buluşturulan kitaba takriz yazan Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akif Emre Öktem “Keşif, gerçekten pek hoş bir sürpriz oldu, hele biz Galatasaraylılar için. Bugüne kadar Abdülaziz’i rahmet ve minnetle anardık. Artık hayretle de anacağız” ifadelerini kullanıyor.
Darbe ile tahttan indirilen ve çoğu tarihçiye göre bilekleri kesilerek katledilen Padişah’a “cahil” yaftası yakıştırılmıştı. Eserin takrizinde de darbecilerden Süleyman Paşa, “Hiss-i İnkılab” adlı hatıratında, Abdülaziz’e cahil dediği naklediliyor ve “Süleyman Paşa, Abdülaziz’in yazdığı felsefe kitabını eline alsaydı acaba ne anlayacaktı?” ifadesi kullanılıyor. Kitabın Abdülaziz Han’a dair ön yargıları yıkacağı anlaşılıyor.
PADİŞAHIN BAŞKA RİSALELERİ DE BULUNABİLİR
Feriye Sarayı'nda bilekleri kesilmiş olarak ölü bulunduğu 4 Haziran 1876 tarihinden sonra Sultan Abdülaziz'in bütün eşyaları yağmalandı. Söz konusu risalenin de o gün darbecilerce yağmalanan eşyalar arasında bulunduğu düşünülüyor. Sultan Abdülaziz'in Arap edebiyatı ve içkinin haramlığına dair risaleleri olduğu da kaynaklarda geçiyor. Günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmeyen bu eserler, kütüphane kataloglarında araştırılmayı bekliyor.
KİTABI OLAN PADİŞAHLAR
Osmanlıda Fatih Sultan Mehmed, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan III. Murad gibi padişahların divan yazdığı biliniyor. Sultan Abdülaziz'in ise şiir dışında kitap yazan ilk padişah olduğu tahmin ediliyor. Kendisinden daha sonra tahta çıkan Sultan Vahideddin'in de "Nimet-i İslam" adlı fıkıh kitabını yazdığı ama başka isimle neşrettiği rivayet ediliyor.
