MURAT ÖZTEKİN

Gertrude Bell tarihteki ilk resmî kadın ajandı… İyi bir tahsil gören Bell, 1900’lü yılların başında Orta Doğu’da İngiliz devleti adına casusluk yaptı; medeniyetin kaynağı olduğuna inandığı ülkesi için nefret ettiği Müslüman Türklere karşı oldukça gizli bir savaşa girişti. Meşhur İngiliz casus Lawrence’tan bile daha faal olan kadın ajan, az bilinen Arap lehçelerini öğrenip Irak gibi devletlerin sınırlarının çizilmesinde en mühim rollerden birini oynadı. Biz de Kronik Kitap’tan çıkan “Sınırları Çizen Kadın” isimli eserinde Gertrude Bell’i ele alan Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca ile bir sohbet gerçekleştirdik…

İngiltere, 18. asırda Osmanlı ile ciddi bir müttefikti. Ne oldu da Osmanlının toprak bütünlüğüne göz dikti?
Bu değişim, devrin İngiliz Liberal politikacılarının, ülkelerine biçtikleri rolle alakalıydı. İngiltere’nin iki yüzü vardı. Envanjelik Hristiyan olan Liberal politikacılar Osmanlıya çok karşı olmuşlardı. Muhafazakârlar ise kısmen bizi desteklemişlerdi. Liberaller, kendi çıkarları doğrultusunda politika yürütüyorlardı. Liberal Parti Başkanı Gladstone kendisini bir Haçlı savaşçısı gibi görüyordu. “Türkleri geldikleri yere, Orta Asya’ya göndereceğiz” diye sloganlar atıyordu. Başbakan Gladstone’un politikaları, Osmanlı ile İngiltere’yi tam karşı cephelere itti.

YIKILIŞIN ASIL SEBEBİ
Osmanlının çöküşünü tamamen dış mihraklara yüklemek doğru değil ama İngiltere’nin rolü tam olarak neydi?

Yıkılışın asıl sebeplerinden biri İngiltere’nin Osmanlı ile Rusya’yı karşı karşıya bırakmasıydı. İngilizlerin 1875’te Ruslar lehinde değiştirdiği dış politikayla Osmanlıyı çöküşe götüren 93 Harbi yaşandı. Bu harp, Osmanlı tarihinin en büyük facialardan birisiydi.

Peki, İngiliz casusların fonksiyonu neydi?
İngiltere’de kara, deniz ve dışişleri bakanlığına bağlı olmak üzere faal olarak çalışan farklı istihbarat birimleri vardı. Osmanlının yıkılışında bunlar aktif rol oynamışlardı. İngiliz istihbaratının bizzat yetiştirdikleri ajanların dışında, farklı meslek grupları da istihbarat ağının içerisinde yer alıyordu. 

İNGİLİZLER SİNİR AĞI GİBİ SARMIŞTI
Neler yaptı İngiliz ajanlar?

İngiliz istihbarat servisinin özel ve büyük bütçesi vardı. Ajanlar genelde insanlara rüşvet vererek bilgi alıyorlardı. İngilizler, Osmanlı topraklarında bir sinir ağı gibi en küçük köylere kadar ulaşan bir sistem kurdular. Ben çalışmalarımda gördüklerim karşısında hayrete düştüm; köylerdeki küçük kabilelerin bile etnik kimlikleri ve politik duruşları kaydedilmiş.

Gertrude Bell’e gelirsek; onu diğer İngiliz ajanlarından ayıran şey neydi?
Bell, çok enteresan bir şahsiyet. Önceleri kendisini arkeolojiye ve edebiyata adamış, 1915’ten evvel resmî ajan olmadan dünyayı dolaşmaya başlamıştı. Medeniyet kaynağı saydığı İngiltere’ye hizmet etmek isteyen Bell, bunun için daha evvel hiçbir kadınının yapmadığını yaparak, profesyonel istihbarat ağının içerisine dâhil oldu. Resmî olarak istihbaratçı kimliği almış ilk kadın oldu. Bu 19. asırda neredeyse imkânsızdı fakat ailesinin çok zitibarlı olması, Bell’e ajanlık yolunu açtı. Bell  Irak’ı devlet hâline getirmek misyonuyla gittiği her yerde istihbarat topladı.

Sınırları Çizen Kadın” iddialı bir sıfat değil mi?
Belki şaşırtıcı ama o dönemde sınırlardaki şekillenmelerde en aktif rollerden birini Bell oynadı. Arapçayı lehçelerine kadar çok iyi bilen ajan Bell, irtibatlar kurdu, haritalar üzerinde çalıştı. Basra ve Bağdat’ta sınırların kime göre, nasıl şekillendirileceğine o karar verdi. Arapların desteklenmesi projesini, o ortaya attı. Meşhur İngiliz ajan Lawrence bile, Bell ile kıyas edilebilecek birisi değildi. Zaten bir mektubunda “Ben ayrılmak istiyorum ama yapacağım işi burada yapacak kimse yok” diyor.

Bell’in faaliyetleri fark edilmedi mi?
Ajan Bell, arkeolog kimliğiyle seyahatlerini yaptı. Türk devleti ona koruma maksatlı bir asker verdi ama ne yaptığını tam olarak ortaya çıkaramadı.

AKIBETİ İYİ OLMADI
En kilit rolü ne oldu?

Irak devletinin kurulması doğrudan Bell’in çalışmalarıyla alakalı bir durum.

Genel olarak maksadına ulaşmış o halde?
Aslıda Ajan Bell’in maksadı Osmanlıdan ayrı, tek bir büyük Arap devleti kurmaktı. Bunun ilk safhası olan Irak devleti nin kuruluşunu başardı, Ayrıca ilk kadın ajan olarak istihbaratta bir çığır açtı. Ama ölümü enteresan oldu. Doğum gününe iki gün kala hap içerek intihar etti.

VEHHABİ KABİLELERLE ÇALIŞMIŞ
Din adamları ve Vehhabilik akımı, 19. asırdaki İngiliz istihbarat ağının neresindeydi?
Müslüman din adamlarından bazılarının o yıllarda İngilizlerin emelleri doğrultusunda hareket ettikleri görülmekte. Vehhabilik cereyanının ortaya çıkışı 1740’lara kadar gidiyor. Ancak Vehhabiler Osmanlının yıkılış safhasında İngiltere’ye çok yakın duruyorlardı. Anlaşmalar yaparak İngilizlerden yardımlar alıyorlardı. Bu devirlerde İngiliz istihbaratı, Vehhabi aşiretlere yüksek meblağlarda altın aktarıyordu. Daha sonra Şerif Hüseyin’e karşı Suudilerin desteklemeleri bu minvalden yapılan işlerdi.