MURAT ÖZTEKİN

ESERLER FANTASTİK HAYATLAR LİRİK!
John Ronald Reuel Tolkien, kaleme aldığı “Yüzüklerin Efendisi” ve “Hobbit” gibi kitaplarla okuyucusunu kurduğu ‘Orta Dünya’nın fantastik evrenine soktu, bütün zamanların en çok okunan yazarlarından biri oldu... Aslında Tolkien’in şöhreti, kitaplarının beyazperdeye taşınmasıyla zirveye çıktı. İlk sinema adaptasyonları 1970’lerde yapılsa da 2001 yılında Peter Jackson’ın yönetmenliğinde sinemaseverlerle buluşan “Yüzüklerin Efendisi” serisi ejderhalar, yüzükler ve büyücülerle dolu bir miras oluşturdu.

Tolkien filmi vizyona giriyor Tolkien filmi vizyona giriyor

NASIL BİR TOLKIEN?
Peki ya bu filmlerin arkasındaki isim olan Tolkien’in hayat hikâyesi o kadar fantastik miydi?
Fin yönetmen Dome Karukoski’nin son filmi “Tolkien”, buna cevap vermeye çalışıyor. “Fantastiğin Babası” olarak anılan meşhur yazarın hayatına farklı bir bakış sunan eserde Tolkien’i Nicholas Hoult canlandırırken ona Lily Collins, Colm Meaney, Derek Jacobi ve Anthony Boyle gibi isimler refakat ediyor.

FANTASTİK BEKLENTİ
Kült kitapların yazarlarının hayat hikâyeleri, eserleri kadar büyüleyici olmayabiliyor. Mevzubahis Tolkien olunca beklentinin yükseldiği bir hakikat. Ancak ne yazık ki, Karukoski’nin filmi, bu beklentiyi yeterince karşılayamıyor. Yazarın çocukluğundan itibaren yaşadıklarını, savaştığı cepheden “flashback’lerle” anlatılıyor...
Filmdeki hikâye I. Dünya Harbi’nde yazarın ölümün eşiğinden döndüğü 1916 yılından açılıyor. Subay Ronald Tolkien, cephede kuruşunlar yağarken yana yakıla arkadaşı Geoffrey’nin ismini haykırıyor. Derken geçmişe, Tolkien’in çocukluğuna doğru gidiyoruz. Babası öldükten sonra annesiyle birlikte bir papazın himayesinde büyüyen Ronald, taşındıkları Birmingham’da annesini de kaybediyor. Hâl böyle olunca zengin bir kadın tarafından destekleniyor. Artık üst düzey ailelerin çocuklarının gittiği bir lisede okumaya başlayan Ronald Tolkien, havalı çocukları zekâsıyla eziyor.  Kısa zamanda Gilson, Wiseman ve Smith ile dost olmayı başarıyor. Dört arkadaş bağlarını kuvvetlendirerek bir kulüp kuruyorlar, çay içerken dünyayı değiştirmeye çalışıyorlar. Bu esnada yaşadığı evde kendisi gibi himaye edilen Edith isimli kıza âşık olan Tolkien, gönül macerası yüzünden hayatını değiştirecek kararlar alıyor…

NEREDE O ÜRETKEN MİRAS
Dome Karukoski’nin “Tolkien” filmi meşhur yazarın hayatına kurduğu dostluklar üzerinden bakmaya çalışan (işin içerisinde romantik bir macera da var) bir eser. Filmde ustaca bir devir tasviri yapılıyor ancak yazarın fantastik eserlerinin fikrî kaynağının nasıl oluştuğu biraz gölgede kalıyor. Böylece Tolkien’in yazarlık macerasına sathi olarak temas edilen eserde, lirik bir atmosfer ortaya konularak Tolkien’in üretken fantastik mirasından yeterince güç alınamıyor. Aslında yazarın hayatı da bunu besliyor. Hâl böyle olunca seyirciyi filme bağlayan noktalar da zayıf kalıyor. Yine de zaman zaman diyaloglar ve hayallerle Orta Dünya’ya selam çakılmıyor değil! Netice olarak “Tolkien” beklentileri havada bırakan, sadece belirli bir kesime hitap edebilecek bir film olmuş. Zaten yazarın ailesi Batı’da vizyona girmeden evvel filmi desteklemediklerini açıklamışlardı...

DEĞİŞEN SADECE MEMLEKET DEĞİL
Çinli yönetmen Jia Zhangke, memleketinde yaşanan sosyal kırılmaları eserlerine ustalıkla taşıyan ve oldukça ses getiren işlere imza atan bir sinemacı.  Filmde Zhangke’nin son filmi “Kül En Saf Beyazdır” da aynı çerçevenin içerisinde yer alan bir eser. Yönetmenin devamlı birlikte çalıştığı oyuncu Zhao Tao’nun canlandırdığı Qiao karakterinin, erkek arkadaşı için hapse girmesi ve sonrasında karşılaştığı acı tablo üzerinden Batılılaşan Çin’in suç dünyasına bakış atılıyor. Güçlü bir kadın olarak tasvir edilen Qiao, sevdiği adam olan Bin’i kurtarmak için hapse giriyor. Beş sene demir parmaklıkların ardında kalan kadın, hürriyetine kavuştuğunda Bin’i aramaya koyuluyor. Ancak geçen yılların ardından kaybedilenin bir arkadaş olmadığını anlıyor. “Kül En Saf Beyazdır” seyirciye duygu dolu bir değişim hikâyesi vadediyor.

ÖRÜMCEK ADAM ÇÖPLÜĞÜNDEN ÇIKTI
Stan Lee tarafından meydana getirilen “Spider Man” ya da bizdeki adıyla “Örümcek Adam” evreni giderek genişliyor. Geçtiğimiz sene bir animasyon filmle, siyahi lise talebesi olan Miles Morales karakterler arasında girmişti.

Bugün gösterime giren yönetmenliğini Jon Watss’in yaptığı “Örümcek-Adam: Evden Uzakta” ise Tom Holland’ı arkadaş canlısı süper kahraman olarak geri getiriyor. Filmin hikâyesi birçok süper kahramanın yok olduğu “Avengers: Endgame”deki hadiselerin sonrasında geçiyor. Peter kendini feda eden akıl hocası Iron Man’in yasını tutmaktadır. Fakat arkadaşı Happy Hogan’dan, Nick Fury’nin Örümcek-Adam’ı aradığını öğrenir. Süper kahramanlığı biraz ara vermeye kararlı olan Peter, Fury’nin telefonlarına cevap vermez. Dahası arkadaşları Ned, MJ ve diğer ekiple Avrupa tatiline çıkar. Ama Peter’ın izini süren Fury, ondan Örümcek-Adam olarak evrende açılan bir delikten gelen ‘Elementsel Yaratıklar’la mücadele etmesini ister. Sonrasında, ‘Elementsel Yaratıkları’ durdurmaya kararlı olan Quentin Beck’le tanışır ve güçlerini istemeyerek de olsa birleştirir... 

Örümcek Adam: Evden Uzakta Haziran'da sinemalarda! Örümcek Adam: Evden Uzakta Haziran'da sinemalarda!

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ Tekne
¥ Bebeğin Laneti
¥ Efsunlu - Kabirden Gelen
¥ Sevimli Dostlar
¥ İntikam

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ “Oyuncak Hikâyesi 4” 74 bin 327
¥ “Annabelle 3” 63 bin 411
¥ “Aykut Enişte” 23 bin 321
¥ “Anna” 17 bin 452
¥ “Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı 2” 15 bin 635