MURAT ÖZTEKİN

Para, pul, tablo, tespih, kalem… Aklınıza gelen envaiçeşit nesnenin koleksiyonu var. Ancak antikacı Nevzat Onmuş’un peşinde olduğu eserler biraz enteresan… Hayatı boyunca çeşitli antika eserler toplayan Onmuş “Hiçbirinden bir gün göremedim” deyip nihayetinde tuvalete dair olanlarda karar kılmış! Koleksiyoncu, topladığı nesneleri kendine saklamamış, herkes görsün istemiş.
Geçtiğimiz günlerde Çukurcuma’daki Platonik Art Project’te açılan “Def-i Hacet: Alaturkadan Alafrangaya Tuvalet”adlı serginin arkasında işte böyle bir hikâye var. Onmuş’un eserlerinden derlenen sergi, Türkiye’de bir ilk olması bakımından da büyük bir haceti gideriyor! Anadolu’dan ve İstanbul’dan tuvalet taşları, yurt dışından getirilen alafranga tuvaletler, sifonlar, ibrikler ve daha neler neler… Tuvalet ve temizlik kültürüne dair ne varsa bu enteresan sergide görülebiliyor.

ÖLÇÜ, KUKLA, HELA…
Sorularımızı cevaplayan Nevzat Onmuş “Ahmet İnam, ‘Hıyaran’ kitabının başında bir kitap yazmaya karar verdiğini, yazılmadık bir şey kalmadığını görünce de hıyarları yazdığını anlatır. Benimki de biraz böyle oldu. Şimdiye kadar kukla, ölçü aletleri ve lügatlerin koleksiyonunu yaptım. En sonunda böyle bir şeyde karar kıldım” diyor.
Eserleri beş sene gibi kısa bir zamanda topladığını söyleyen Onmuş “Müzayedelerde tuvalete dair şeyler çok fazla bulunmuyor. Ancak antikacı olduğum için koleksiyonu biriktirmek süratli oldu. Anadolu’dan parça getirdiğimiz gibi Avrupa’dan satın aldıklarımızla 300’den fazla nesne elime geçti” şeklinde konuşuyor. 

SİFONUN PEŞİNDE…
Koleksiyonunu genişletmeye devam ettiğini kaydeden Onmuş “Toplam üç yüz küsur eser var ama toplamaya devam ediyorum. Bu sabah bile koleksiyonuma katılan eserler oldu. Hâlâ aradığım şeyler de var. Mesela bir gayrimüslim, Sultan Abdülhamid’den imtiyaz alarak Türkiye’de sifon imal etmiş. Üzerinde ‘Kostantinopolis’ yazan o sifonlardan birini ciddi bir koleksiyoncuya satmıştım. Bir daha benzerini bulamadım. Şimdi çok pişmanım” ifadelerini kullanıyor.  

DOKUNABİLİRSİNİZ!
“Burada her şeye dokunabilirsiniz!”  mottolu sergide, umumi tuvalet fişleri, müshil gazozları ve XIV. Louis’nin tuvaletinin antika replikası gibi sıra dışı nesneler yer alıyor. Koordinatörlüğünü Sezgin Çevik’in, küratörlüğünü ise Erkan Doğanay’ın üstlendiği sergi, 30 Ocak’a kadar açık kalacak.

MÜZESİ LAZIM
Nevzat Onmuş “Def-i Hacet” sergisiyle tuvalete dair minyatür bir müze meydana getirdiklerini kaydederek “Dünyada birkaç tane tuvalet müzesi var ama bu aslında bize yakışır. Çünkü tuvalet kültürü Batı’ya kıyasla bize daha köklü ve gelişmiş” diyor.

OSMANLI SEFERDE HELA TAŞIRDI
Koleksiyoncu Nevzat Onmuş “Tuvaletlerden, yaşadığımız ülkenin kültürel kodlarını anlamak mümkün” diyor ve şöyle devam ediyor:  Sergi için yaptığımız araştırmalarda enteresan şeyler öğrendik. Mesela Osmanlı ordusu sefere giderken askerin ihtiyacı için seyyar tuvaletler de taşırdı, etrafa zarar verilmesi istenmezdi. O yıllarda Batı’da ise tuvalet çok yaygın bir şey değildi. Fransa’daki meşhur Versay Sarayında yüzlerce oda olup tuvalet yeri düşünülmemesi herkesin malumudur.
Hela kültüründeki değişime de dikkat çeken Onmuş şunları söylüyor: Türkiye’de Osmanlıdan bugüne yaşanan kültürel değişim, tuvaletler de yansımış. Bir noktadan sonra kaçınılmaz olarak Alafranga tuvalete yönelmişiz. Kendi kültürüne ve alışkanlıklara sahip çıkmazsan, yaygın medeniyetin alışkanlıklarına boyun eğersin.