MURAT ÖZTEKİN

MULAN 2 CEPHEDE SAVAŞIYOR
Sinema salonlarında Christopher Nolan’ın “Tenet” filmiyle yakalanan nispi canlılık devam ediyor... Pandemi günlerinin en çok beklenen filmlerinden biri olan “Mulan” da bugün beyazperdede seyirciyle buluşuyor. Ancak enteresan bir durum var: Gösterimi defalarca tehir edilen film, Disney+ platformu üzerinden birçok ülkede online olarak “vizyon” yaparken Türkiye gibi bu platformun olmadığı ülkelerde sinema salonlarında gösterilmeye başlıyor. 200 milyon dolar bütçeli bir filmin, online mecrada seyirci ile buluşuyor olmasını, şüphesiz sinemanın geleceği açısından çok ciddi bir işaret fişeği olarak kabul etmek gerekiyor.
Malumunuz Disney, 1990’lı yıllardaki animasyon filmlerini uzunca bir zamandır “canlı çekim” olarak yeniden beyazperdeye getiriyor. Ancak moda fikir akımlarının sözcüsü olma dışında kendini yenileyemeyen eserler, bir türlü beklenen seviyeyi yakalayamadı. Şimdi ise bir Çin efsanesinden adapte edilen, kadın savaşçı Hua Mulan hikâyesi devrede. İlk defa 1998 yılında animasyon olarak vizyona gelen filmi bu defa kadın yönetmen Niki Caro çekti. “Mulan”ın oyuncu kadrosunda ise Yifei Liu, Donnie Yen, Tzi Ma, Jason Scott Lee, Yoson An ve Ron Yuan gibi isimler yer aldı.

TANIDIK KIZ!
“Mulan” aslında 22 senelik bir animasyonun tekrarı olduğu gibi feminizm yoğunluklu hikâyesiyle de son yıllarda sık sık benzerleriyle karşılaştığımız tanıdık bir hikâyeye sahip... Eserin merkezinde olan Mulan, etrafındaki diğer kızlar gibi değil. O; ata binmek, savaşçı olmak istiyor. Ancak babası köylülerin tesiriyle kızını evlendirmeye karar veriyor. Bu esnada ise Çin İmparatorluğu, ciddi bir istila tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Hâliyle her evden birinin askere gitmesi gerekiyor. Ancak babası sakat olan Mulan, ondan habersiz evi terk edip orduya katılıyor. Kadınların asker olması yasak olduğu için kimliğini gizleyerek eğitim alıyor. Müthiş bir savaş kabiliyetine sahip olan Mulan’ın kendini ilanihaye saklaması mümkün olmuyor...

RENKLİ MASAL
“Mulan” epik olduğu kadar dramatik de bir film. Eserde duygulara yoğun bir şekilde hitap edilerek iki bin sene öncesinin efsanesi üzerinden modernist bir kadın motivasyon hikâyesi ortaya çıkarılıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse “Aladdin” dâhil birçok Disney yeniden çekiminde rastladığımız bir klişe bu. Ama filmde ataerkillik eleştirilirken aynı zamanda enteresan şekilde aile vurgusu da yapılıyor. Filmin asıl hedef kitle olarak Çinlileri seçtiğini düşündüğümüzde bazı tercihlerin sebebini anlıyoruz. Öte taraftan eski filme kıyasla bazı değişiklikler de var; ilk “Mulan” filminde Hunlar barbar kavim olarak gösterilmiş ve tepki çekmişti. Bu defa Hunların yerini eski bir Orta Asya kavmi olan Cücenler alıyor. Özel kostümlerle ustalıklı devir tasvirlerinin yapıldığı “Mulan”daki dövüş koreografileri de seyir zevki veriyor… Hasılı “Mulan” Disney’in yeniden çekimleri arasında bir adım öteye gitse de hikâye ve fikir bazında bizi şaşırtan yeniliklerle gelmiyor. Neticede renkli ama sıkıcı olabilen bir “masal” seyrediyorsunuz...

KİTABIN İÇİNDE LABİRENT VAR
atırlarsınız Dan Brown’un “Cehennem” kitabı, 12 tercüman tarafından İtalya’daki bir depoda büyük bir gizlilikle çevrilip dünyaya sunulmuştu. Eşine az rastlanan bu iş, dikkat çekmişti. Fransız yönetmen Regis Roinsard işte bu hadiseden ilhamla bir film ortaya çıkardı: “Sırlar Kitabı” (The Translators)... Milyonlarca okuyucusu olan bir eserin son kitabının çevrilme macerasındaki “sızdırma hadisesine” odaklanılan eserin oyuncu kadrosunda Bond kızı Olga Kurylenko, Matrix serisinin kötü adamı Lambert Wilson ve Alex Lawther gibi isimler var.

KÖSTEBEK KİM?
Oscar Brach adlı kim olduğu dahi bilinmeyen bir yazarın Dedalus adlı üçlemesinin son kitabı bütün dünya ile aynı andan okuyucuya sunulacaktır. Angstrom Yayınevinin sahibi Eric Angstrom, bunun için dünyanın farklı ülkelerinden dokuz tercümanı, kapalı kutu gibi olan bir malikânede buluşturur. Her ne kadar yapılacak şey bir kitap tercümesi ise de fevkalade gizlilikle yürütülür; tercümanların her şekilde dış dünya ile bağlantı kurması önlenir. Farklı karakterlerden çevirmenler, durumdan rahatsız olsalar da para için buna katlanırlar. Ancak “sakınan göze çöp” misali, kısa zaman içinde kitabın ilk kısmının internete sızdırıldığı bilgisi gelir. Üstelik istenen fidye ödenmezse kitabın diğer kısımları da dijital ortama atılacaktır... Bütün bu olanlar karşısında yayınevi sahibi, malikânedeki köstebeğin kim olduğunu bulmak için giderek gaddarlaşır ve bir gerilim hikâyesi ortaya çıkar…

CHRISTIE ESERİ GİBİ
“Sırlar Kitabı” âdeta Agatha Christie eserlerinden Fransız sinemasına adapte edilmiş bir film gibi... Klostrofobik bir ortamda geçen hikâye, içerisinde bin bir sürpriz barındırıyor. “Kitabı sızdıran kim” sualinin akıllarda devamlı dolaştığı eser, seyirciyi içerisinden kolay çıkamayacağı bir labirente sokuyor. Yine de film, “Hollywoodvari” bir tempo sunmuyor. Öte yandan zaman zaman sahici kılınamayan hikâyede, Lambert Wilson’ın dışında parlayan bir oyunculuk da göze çarpmıyor.
Regis Roinsard’ın filmi, kolay çözülemeyecek bir gerilim... Özellikle kitap kurtlarının fazlasıyla alakasını celbedecektir diye düşünüyorum...

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ “Pretoria’dan Kaçış”
¥ “Antebellum”
¥ “Davetsiz”
¥ “Aether”
¥ “Penguenler Takımı       
     Uzayda”

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ “Tenet” 31.352
¥ “Cin Bebek 2” 2.883
¥ “Bring The Soul: The Movie” 1.163
¥ “Oda” 1.153
¥ “Dinozorlar” 740