MURAT ÖZTEKİN

Orta Doğu’da geçtiğimiz asırda faaliyet gösteren Batılı istihbaratçıların hayatları son yıllarda peş peşe çıkan Türkçe kitaplarla aydınlanıyor. Onlardan biri de merhum Mehmet Şevket Eygi’nin “Lawrence’ın oynadığı rolü herkes bilir de Suudilerin nezdindeki İngiliz casusu ve danışmanını pek bilen yoktur” dediği Sir John Philby...
Leyli Sedef Kalaycı, kaleme aldığı “Arabistanlı Philby” adlı eserle, İngiliz istihbaratçının sıra dışı hayatına ve casusluk faaliyetlerine Türkiye’de ilk defa odaklanıyor... Ketebe Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan kitap, uzun yıllar Arabistan’da bir Vehhabi devleti kurulması için çalışan ve başarılı olduktan sonra Suudi Arabistan Kralı İbnü's-Suud’a danışman seçilen Philby’in üzerinden 20. asrın başında Orta Doğu’da yaşananlara ayna tutuluyor. Eserde Philby hakkında çarpıcı bilgiler yer alıyor: Seylan adasında doğan Philby, babasız büyümesine rağmen çok kabiliyetli olup meşhur İngiliz üniversitesi Cambridge’te okuyor. Sadece zekâsıyla değil rol kabiliyetliyle de öne çıkan Philby’nin üniversitede tiyatro oyunlarında oynadığı, ajanlık serüveninde bunun katkısı olduğunu aktarılıyor. Önce Hindistan’da görev yapan Phiby, 1915’te Mezopotamya’ya gönderilerek kısa zaman sonra İbnü's-Suud’la İngiliz devletinin anlaşmasını sağlıyor. Şerif Hüseyin’in yerine Vehhabilerin öne çıkarılmasını sağlayan Philby ve heyeti, bütün İslam dünyasına etki edecek bir akıma da güç veriyor. Ancak ilerleyen yıllarda İngiliz hükûmetiyle ters düşen istihbaratçı, 1930 yılında Müslüman olduğunu açıklayıp, Abdullah adını alıyor ve kendini “selefi” olarak tanımlıyor. Philby’nin İslam’ı seçmesini tiyatro yeteneğine bağlayan iddialar da eserde yer buluyor.

BRITISH MÜZESİNE ESER TAŞIDI
Casus Philby, önceleri diğer meslek taşları gibi arkeolog ve seyyah görüntüsü çiziyor. Arap Yarımadası’nda yaptığı zor seyahatleriyle tanınan istihbaratçı, bu topraklarda bulunan flora ve fauna örneklerinin İngiltere’deki British Müzesine kaçırılmasına öncülük ediyor. Suudi Arabistan Devleti’nin kurulmasıyla, âdeta danışman gibi bir vazife alan Philby sermayenin bu ülkedeki faaliyetlerine aracılık yapıyor. Sir John Philby’nin ölümüne kadar yakalayamadığını şöhrete ise kendisi gibi casus olan oğlu Kim Philby kavuşuyor.
Yazar Kalaycı’nın “Arabistanlı Philby” adlı eseri, bazı meselelerde resmî tarih tezlerini öne çıkarsa da bugüne üzerinde az durulmuş bir ajan üzerinden Vehhabiliğin nasıl büyüdüğünü anlamamızı sağlıyor. Ufuk açıcı eser, yeni kitaplara ön ayak olacağa benziyor.