İman etmeden asla
Hazret-i Zeyneb, "Müslüman bir hanım, müşrik erkeğe haram kılınmıştır" emri gelince ardına bakmaz, 16 yıllık eşi Ebû'l-Âs'ı ardında bırakıp Medine'ye göçer
Kaydet
|
Ebü'l-Âs da Zeyneb'i çok sever, hiç kırmaz… Gel gelelim "Müslüman ol" teklifine müspet bir cevap çıkmaz. Aleyhisselatü vesselam Efendimizin nasıl doğru sözlü olduğunu herkesten iyi bilirse de ilk anda halkaya katılmaz. Belki de Kureyşlilerin "karısının sözüne uydu" diye alay etmelerinden korkar. Lâkin hakkını vermek gerek, hanımının inancını saygıyla karşılar. Gel zaman git zaman saflar netleşir, müşriklerin eziyetleri tahammül sınırlarını aşmaya başlar. İşaret verilince müminler Münevver Beldeye hicret eder. Hazret-i Zeyneb de Mekke'de yapayalnız kalmıştır, hicreti çok arzularsa da kocası "olmaz" der. Bu arada Kureyş'in ileri gelenleri Ebü'l Âs'a "Muhammed'in kızını boşa ve kov" diye baskı yaparlar, "Biz sana Mekke'nin en güzel kızlarını veririz, mal istiyorsan mal, para istiyorsan para!.." Ebü'l Âs hanımına âşıktır, bu tekliflere güler geçer.
EŞİN ARTIK SANA HARAM…
Hicretin ardından henüz bir yıl geçmiştir ki Mekkeli müşrikler atlanır pusatlanır. 313 Mümin onları Bedir'de karşılar. Bu savaşta Ebü'l-Âs esir alınır. Resul-i Ekrem Ebü'l Âs'tan, kızı Zeyneb'i Medine'ye yollama sözü alır. Zira yeni gelen bir emr ile "Müslüman bir hanım, müşrik erkeğe haram kılınmıştır".
O günlerde hamiledir, Ebü'l Âs onu uğurlarken bir hoş olur, hıçkırıklarını zor saklar. Müşrikler haberi duyunca ayaklanır, Hazret-i Zeyneb'in bindiği deveyi mızrakla dürte dürte ürkütür, hamile kadıncağızı yerlerde yuvarlarlar. Karnındaki bebecik düşer…
Ebü'l Âs ise çok mahzun olur, biricik hanımını unutabilmek için kervancılığa vurur. Ancak iman ateşi gönlünü iyiden iyiye kaplamaya başlamıştır. Kararını verir, derhal Mekke'ye koşar. İman ettiğini aleni bir şekilde müşriklere açıklayıp Medine'ye döner. Hazret-i Zeyneb, imanını ilan eden beyini kapıda görünce nasıl sevinir anlatılamaz.
Ancak deve üzerinden düşürüldüğünde aldığı yaralar onu bitirmiştir. Efendisi ile tekrar bir araya geldikten kısa bir süre sonra kavuşur rahmet-i rahmana... Efendimiz biricik kızını kendi gömleklerine sardırır, cenaze namazını bizzat kıldırır ve elceğizi ile toprağa bırakırlar.Peki Ebü'l Âs? Hanımının hemen ardından (bir kaç gün sonra) o da gözlerini yumar.
Ayrılığın olmadığı âlemde buluşurlar. Ne aşk ama...
Bizi Takip Edin
