ZİYNETİ KOCABIYIK

Toplumda beş yaşın altında her 100 çocuktan 15’ini etkileyen gece yatağı ıslatma probleminin sebeplerinden birinin horlama olduğunu söyleyen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi KBB Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Suat Turgut, horlamaya yol açan sebeplerin tedavi edilmesi ile alt ıslatma probleminin de büyük ölçüde ortadan kaktığını ifade etti. Bunu Kulak Burun Boğaz Kliniğine başvuran hastalar üzerinde yaptıkları bir çalışma ile gösterdiklerini belirten Prof. Dr. Turgut  “Kliniğimizde bademcik ve geniz eti ameliyat olan 311 çocuğu inceledik. Gece yatağa Islatan çocukların yüzde 60’nın uyku apnesi yaşayan ve horlayan çocuklar olduğu olduğunu gördük. Apneyi oluşturan sebepleri çözdükten sonra gece yatağı ıslatmanın da yüzde 80 oranında ortadan kalktığını fark ettik” dedi.

HORLAMA YAŞLANMA BELİRTİSİ
Uyku apnesinin yaşla birlikte artan bir problem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Suat Turgut “Erişkinlerde en çok karşılaştığımız sebep, çoğunlukla 40 yaşından sonra üst solunum hava yolu direncinin azalarak gevşemesi ve uyku anında büzülmesidir. Daralan alandan geçen hava gevşeyen kasları titreştirerek horlamaya sebep olur. Horlama uykuda ani solunum durması olan apnenin de belirtisidir” dedi.

ALTINI ISLATIYORSA ‘KULAK BURUN BOĞAZ’A DA GÖSTERİN
İdrar kesesi ve idrar tutmaya yarayan kasların kontrolünün, sinir sistemi tarafından sağlandığını hatırlatan Prof. Dr. Turgut  “Gece yatağını ıslatmanın sebebi çok çeşitlidir. Genetik önemlidir. Eğer anne baba çocukluklarında yatağını ıslatma problemi yaşamışsa çocuğun da bu problemi yaşama ihtimali yüzde70-80’dir. Bunun dışında mesane problemleri, uykusunun ağır olması, aşırı sıvı tüketimi ve psikolojik problemler de gece yatağını ıslatmasına sebep olur. Bütün bunların yanında çocuğun uykuda tıkanması da önemli bir gece alt ıslatma problemidir” diye konuştu. 

GECE OKSİJENSİZ KALMAK İDRAR TUTMAYI ENGELLİYOR
Horlama ve uyku apnesinin çocuklarda son zamanlarda çocuklarda da çok sık görülmeye başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Suat Turgut  “Çocuklarda sebep daha çok üst solunum yolunu daraltan geniz eti, bademcik gibi problemlerdir. Burundaki sıkıntılar, doğumsal olarak burun etlerinin ve burun deliklerinin yeterince gelişmemesi  gibi sebepler sayılabilir. Apne sonucunda kandaki oksijen miktarı düşer karbondioksit miktarı yükselir ve hipoksi adını verdiğimiz durum meydana gelir. Hipoksi kalbe ve beyine yeterince oksijen gitmemesi durumudur. Hipoksi, kalbi ve beyni etkilediği gibi düz kasları da etkiler ve düz kaslarda gevşemeye sebep olur. İdrarı tutmaya yarayan kapakçık da bir  düz kas olduğu için, oksijensizlikten etkilenir ve gece istemeden çocuğun idrarını kaçırmasına yol açar.