ZİYNETİ KOCABIYIK

Hava kirliliği, insan sağlığını tehdit eden çevre problemlerinin başında geliyor. Öyle ki, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor ve senede dört milyon insan hava kirliliğinin sebep olduğu hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor. Solunum ve akciğer hastalıklarını doğrudan tehdit eden, kalp krizi ve kansere sebep olan hava kirliliği, çocukların zihnî gelişimini de önemli oranda etkiliyor.

YAVAŞ YAVAŞ ÖLDÜRÜYOR

Dünyayı tehdit eden ve şu ana kadar yaklaşık 900 bin kişinin ölümüne sebep olan Covid-19 pandemisinin bize öğrettiği en önemli şeylerden biri farkında olmadan aldığımız nefesin ne kadar değerli olduğu. Yoğun bakımdan çıkan hastaların “On dakika rahat nefes alabilmek için bütün servetimi verirdim” sözleriyle tarif ettikleri durum aslında temiz havanın ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor. Hâl böyleyken içinde yaşadığımız gezegenin havası giderek kirleniyor. Kirli hava, bir taraftan sebep olduğu kronik hastalıklar yüzünden yavaş yavaş öldürürken Covid-19 pandemisi gibi direkt akciğeri hedef alan virüs enfeksiyonlarda risk faktörü oluşturarak kitlesel ölümlere sebep oluyor. 

MAVİ BİR GÖKYÜZÜ İÇİN TEMİZ HAVA GÜNÜ

Birleşmiş Milletler de Aralık 2019’da gerçekleştirdiği 74’üncü oturumunda bütün bunları göz önünde bulundurarak 7 Eylül gününü tüm dünyada “Mavi Bir Gökyüzü için Temiz Hava Günü” ilan etti. Amaç hava kirliliği konusunda kamuoyunda farkındalığı artırmak. Türkiye de bu yıl ilk defa bütün dünya ile birlikte “Temiz Hava Günü’nü kutladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü Şehirlerde Hava Kalitesinin Artırılması ve Kamuoyu Farkındalığı Projesi CityAir dâhilinde yapılan faaliyetler, bu yıldan itibaren süreklilik kazanacak. Proje çerçevesinde Türkiye genelinde 300’ü aşkın ölçüm istasyonundan alınan veriler analiz edilerek kirleticilerin hangi şekilde atmosfere yayıldığı il, ilçe hatta mahalle bazında tespit edilecek. 

OTOMOBİLLER EN ÖNEMLİ KİRLETİCİ

Giderek geri dönülmez şekilde tehlikeli hâle gelen hava kirliliğinin doğal ve insana bağlı sebeplerden dolayı oluştuğunu söyleyen CityAir Projesi yürütücülerinden  İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim üyesi Prof. Dr. Alper Ünal “Arabalardan çıkan egzos gazları, evsel yakıtlar ve sanayi en önemli kirleticiler” diyor. 

KALP KRİZİNİN SEBEBİ DE KİRLİ HAVA

Hava kirliliğinin koronavirüsün en fazla etkilediği hasta grubu olan KOAH, amfizem, kistik fibrozis, zatürre ve akciğer kanserine yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Ünal, “Yapılan araştırmalarda kalp krizi geçiren kişilerin büyük bir bölümünün son iki saat içinde trafikte olduğu ortaya çıkmış. Özellikle dizel araçlarda atmosfere partikül madde veriliyor. Bu partikül maddelerin damarlarda plak etkisi yaptığı ya da plakları tetiklediği ile ilgili bazı çalışmalar var. Bunun da anlamı hava kirliliği anlık etki olarak kalp krizine dahi yol açabiliyor. Uzun vadede ise, akciğer kanserinden tutun birçok kansere sebep olabiliyor” diye açıkladı. 

HAVA KİRLİLİĞİ KİLOMETRELERCE TAŞINABİLİR

Bütün dünyada hava kirliliğinin büyük şehirlerin ve sanayi bölgelerinin kırsal yerleşim yerlerine göre çok daha yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünal, buna karşılık hava kirliliğinin sadece belirli bölgelere ait bir problem olmadığına dikkat çekiyor. Kirli havanın atmosferde rüzgâr hareketleri ile kilometrelerce taşındığını belirten Prof. Dr. Ünal “Almanya’nın endüstri bölgesindeki çok büyük termik santral ya da sanayinin oluşturduğu kirli hava ülkemize kadar taşınabiliyor. Aynı şekilde ülkemizdeki termik santral ya da fabrikalardan yayılan kirleticiler, yüzlerce kilometre uzağa  taşınabiliyor. Bu sebeptendir ki bir hava kirliliği çalışmasında tüm Avrupa’dan başlayıp sonra Türkiye, sonra ilgili şehrin envanteri ve hava kalitesi modellemesini yapıyoruz” dedi.

Pandemide hava kalitesi iyileşti

Covid-19 temiz havanın önemini daha da artırdı. Pandeminin ilk dönemlerinde yapılan hava ölçümlerinde Avrupa Birliği Copernicus Atmosferik İzleme Programından alınan veriler, hava kalitesinde yüzde 32’lere varan iyileşmeler olduğunu gösterdi. Tespit edilen bu durum, normal şartlarda havayı ne kadar kirlettiğimizin de kanıtı oldu ve alınacak tedbirlerle birlikte iyileştirmenin de mümkün olduğunu gösterdi.

CITYAIR PROJESİ
Temiz hava herkese lazım!

Türkiye, hava kirliliği ile mücadele konusunda önemli adımlar atıyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen CityAir Projesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hava kalitesi alanındaki önemli kamuoyu farkındalık çalışmalarından biri. Amaç, İç Anadolu’nun güneyi, Ege, Akdeniz ve Orta Karadeniz’deki 31 şehri kapsayan projede bu illerimizin hava kirliliği açısından durumunu tespit etmek, daha sonra da azaltmak için neler yapılabileceğine ilişkin tedbirler paketini ortaya koymak. Projede bir yandan hava emisyon envanter sistemlerinin geliştirilmesi sağlanırken, diğer taraftan şehirlerin temiz hava aksiyon planları da güncellenerek karar vericiler için yol haritası oluşturuluyor. Kamuoyu farkındalığının sağlanması amacıyla da karar vericiler, belediyeler, çocuklar, kadınlar ve toplumun farklı seviyelerinde anlaşılması amacıyla eğitim faaliyetleri düzenleniyor. Projede özellikle çocuklara ve kadınlara yönelik faaliyetler önemli bir yer tutuyor. 

Mavi gökyüzü için daha az araç kullanın

Prof. Dr. Alper Ünal, hava kirliliğini azaltmak için alınabilecek kişisel tedbirleri şöyle sıraladı:
¥ Evinizde kalitesiz, kömür ya da atık madde yakmak yerine doğalgaz tüketin.
¥ Gideceğiniz yere otomobiliniz yerine toplu taşıma araçlarını kullanarak gidin.
¥ Yakın mesafelere giderken herhangi bir araca binmek yerine bisiklet kullanarak ya da yürüyerek gidin. 
¥ Çiftçiyseniz hava kirliliğine etkisi olmayan gübre kullanın.