Covid-19 ile mücadele tüm dünyada sürerken, aşılama çalışmaları da devam ediyor. Türkiye’de birçok ilin risk haritasındaki renginin kırmızıya dönmesi ve vaka sayılarının yükselmesi Ramazan ayında yeni tedbirleri de beraberinde getirdi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıdvan Karaali, koronavirüse karşı en önemli korunma yöntemlerinden biri olan maskelerin alımında doğru seçim yapılması ve salgına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaali, vatandaşların vaka sayılarının yükseldiği bu günlerde Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemi’ne tabi olan TSE standartlarına uygun, denetimlerden geçen maskeleri kullanmasının önemine dikkat çekti. Karaali, sıcaklıkların yükselmeye başladığı bu günlerde ıslak maske kullanılmaması ve kapalı ortamlarda olabildiğince az kalınması gerektiğine dikkat çekti. Karaali, maskeleri keserek standartlara uygun olup olmadığını da kontrol etti.

“En önemli şey Bakanlık Ürün Takip Sistemi olan ürünleri kullanmak”

Piyasada birçok ürün bulunduğunu ancak maskelerin belirli standartları taşımasının önemine dikkat çeken Dr. Karaali, “En önemli şey bu tür ürünlerde belirli standartları taşıyan Bakanlık Ürün Takip Sistemi olan ürünleri kullanmak. Her zaman görsel olarak anlayamayız. Kestiğimizde maskelerin ortada koruyucu bariyer kısmının olması koruyuculuk açısından önemli. Keserek bakmaktansa standartlara göre üretilmiş maskeleri tercih edersek daha doğru bir iş yapmış oluruz. Kutuyla alırken özellikle kabın üzerinde Bakanlık Ürün Takip Sistemi’ne tabi mi, bunu kontrol edebilirler. TSE standartlarına tabi mi? Maskede tel olmadığı zaman burun kısmında açıklık daha çok olur. Sık sık yüzümüzden aşağı kayar. Dolayısıyla alırken özellikle tel olup olmadığına dikkat etmek kullanım aşamasında bize kolaylık sağlamış olacak” dedi.

“Maske kullanım süresi yaptığımız iş, kullanım alanı ve iklime göre değişiyor”

Meltblown maskeler ve maskelerin saklama koşullarına ilişkin de Dr. Rıdvan Karaali, “Koruyuculu katmanı olan, 3 katmanlı maskeler bunlar belli sınavlardan geçip belli düzeyde koruyuculuğu olduğu belli düzeyde kanıtlanmış. Diğerleri için böyle bir şey söyleme şansımız yok. Hiçbir standardı yok, her firma kendine göre bir kumaştan bir maske üretebilir, şu an için buna engel bir durum yok. Uzun süreli kullanımlarda saklama koşulu da işin içinde çok önemli bir yer tutuyor. Maske kullanım süresi yaptığımız iş, kullanım alanı ve iklime göre değişiyor. Önümüz yaz, terleme daha çok olacak. Islandığı zaman değişmesi lazım, kurutup tekrar kullanmak doğru değil. Maskeyi çıkartıp bir yere koyduk, 3-5 gün sonra kurutup yeniden kullanmak farklı sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla saklama koşulları önemli. En sık sorun olan gün içerisindeki kullanımda cebe koyma gibi çok büyük hatalardan biri. Korunmasız koyarsak çünkü maskenin önyüzündeki olası kirlenmeyi cebe koyduğumuzda biz hem kendi elimize hem de giysilerimize bulaştırabiliyoruz. Çok iyi standartlara göre üretilmiş bir maske bile birkaç yıkamadan sonra özelliğini kaybediyor. Bez maske de olsa aylarca, yıllarca kullanılmaz. Bez maskeler genellikle renkli olduğu için orada kullanılan kimyasallar uygun mu değil mi, onların da denetimden geçip geçmediğine dikkat etmek lazım. Maske ıslandıktan sonra koruyucu özelliğini yitirebilir, ıslak olan alana mikro organizmaların tutunup bulaştırıcılığı da artabilir” diye konuştu.

“Hastanelere yatan hastaların yaş ortalaması düştü"

Salgında şu anki durumu değerlendiren Dr. Karaali, “Şimdi yine 3. bir dalga içerisindeyiz, çok yaygın geçiyor. Ülkemizde hastanelere yatan hastaların yaş ortalaması düştü. Yaşlılarımızı aşıladığımız için bu atakta daha genç kişiler hastaneye yatıyor. Aşılama yüzde 60-65’lerin üzerine çıkana kadar maske, fiziki mesafe ve hijyene devam etmemiz lazım. Virüs kapalı, havasız ortamda çabuk bulaşıyor. Bu alanlarda işimiz yoksa mümkünse kapalı, kalabalık ortamlarda bulunmamaya çalışalım. İşimiz varsa da maske, fiziki mesafe kurallarına riayet edelim. Virüs kalabalığı ve kapalı ortamı seviyor. Şu an artma trendinde, rakamlara göre Sağlık Bakanlığının önlemlerine uymamız gerekecek. Süreç uzadıkça evet bir bıkkınlık var. Aşılama bize çok fayda sağlayacak” ifadelerini kullandı.