Çığ gibi büyüyen Alzaymır'a beslenme çözümü! Beyni şekerle değil iyi yağlarla besleyin
Alzaymır hastalığında beynin enerji sisteminin değiştiğini ve âdeta bir ‘enerji açlığı’ yaşandığı için unutkanlığın geliştiğini belirleyen bilim adamları, ketojenik diyetle, beynin yakıt problemine yeni bir enerji kaynağı sağlanabileceğini ortaya koyuyor.
- Karbonhidratı azaltıp sağlıklı yağ ve proteini artıran beslenme (ketojenik diyet modeli), Alzheimer hastalarında hafızayı iyileştirebilir.
- Bu beslenme şekli, Alzheimer'da bozulan beynin enerji kullanımını değiştirerek, glukoz yerine keton cisimciklerini yakıt olarak sunar.
- Çalışma umut verici olsa da, ketojenik diyet Alzheimer için bir tedavi değil, bozulan enerji dengesini kısmen düzelten destekleyici bir yöntemdir.
- Diyet, kalp-damar hastalığı veya kolesterol problemi olanlar için uygun olmayabilir ve trigliserit ile LDL kolesterolde artış riski taşır.
- Ketojenik diyet, kişiye özel olarak diyetisyen veya uzman doktor kontrolünde planlanmalı, kendi başına başlanmamalıdır.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Alzaymırlı hastalar üzerinde yapılan yeni bir çalışma, karbonhidratı azaltarak bunun yerine sağlıklı yağlar ve proteini koyan beslenme şeklinin, hafızayı iyileştirdiğini ortaya çıkardı. 691 alzaymırlı hasta üzerinde gerçekleştirilen 10 farklı klinik çalışmasının sonuçlarını değerlendiren büyük metaanalize göre beynin enerji sistemini değiştirmek alzaymırın beyne verdiği hasarı azaltıyor.
Günümüzde tüm dünyada yaklaşık 55 milyon bunama hastası yaşıyor. Türkiye’de ise yaklaşık 700 bin civarında alzaymır hastası bulunuyor ve her 10 kişiden birinin alzaymır hastası akrabası var.
The Journal of Nutrition, Health & Aging dergisinde yayımlanan çalışmayı değerlendiren Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, alzaymır hastalığının, sadece hafızayı değil, beynin temel enerji sistemini de etkilediğini belirterek, “Alzaymır hastalığında beynin enerji kullanımı bozulur. Sağlıklı bir beyinde temel enerji kaynağı glukozdur (Kan şekeri). Ancak alzaymır hastalığında beynin glukozu kullanma kapasitesi azalır. Nöronlar âdeta aç kalır ve “enerji açlığı” yaşar. Son dönemde yapılan çalışmalar, beslenmenin alzaymır gelişimi üzerindeki etkileri üzerine yoğunlaştı. Bu çalışmalardan önemli bir bölümü ‘ketojenik diyet’ olarak tanımlanan beslenme şeklinin hastaların hafıza performansını artırabileceğini gösterdi” dedi.
Ketojenik diyetin vücudun enerji için yağları kullanarak keton ürettiği yüksek yağlı, düşük karbonhidratlı, orta proteinli bir diyet modeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baş, “Bu noktada keton cisimcikleri, beyin için alternatif ve daha kolay kullanılabilen bir yakıt hâline gelir. Ketojenik diyet, vücudu alıştığı enerji düzeninden çıkarıp farklı bir yakıt sistemine geçirir. Karbonhidrat ciddi biçimde azaltılır, yağ artırılır, protein ise kontrollü verilir. Amaç, vücudu ‘ketozis’ denen duruma sokmak ve beyne glukoz yerine keton cisimciklerini yakıt olarak sunmaktır” açıklamasını yaptı.
Ancak Prof. Dr. Baş bu etkiyi “umut verici ama sınırlı” olarak tanımlıyor. “Bu yöntem bir tedavi değil. Alzaymırda bozulan enerji dengesini kısmen düzeltebilir ama hastalığı ortadan kaldırmaz” diyen Prof. Dr. Baş, beklentilerin gerçekçi tutulması gerektiğini de vurguluyor.
Gecede 8 kez kalkıyordu, 20 yıl tuvalet çilesi çekti! Hastalığı hayatını alt üst etti
KETOJENİK DİYET NASIL YAPILIR?
Öncelikle vücutta karbonhidrat alımını, düşük seviyelerde tutmanız gerekir. Bununla birlikte şekerli besinler, nişastalı gıdalar, tahıllar ve meyveler kısıtlanmalıdır. Su içmeye özen göstermek de diyetin önemli bir parçasıdır. Diyet içerisindeki gıdaların gramajları ve oranları büyük önem taşır. Bu oranların belirlenmesi diyetisyen ya da uzman doktor tarafından yapılmalıdır. Kan ve idrar tahlili sonuçlarına göre kişiye özel ketojenik diyet planı oluşturulur. Sağlıklı yağlar ana enerji kaynağı olmalıdır. Avokado, zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı, yağlı balıklar ve fındık türevleri sıkça yer alır.
Haşlama, fırın ve ızgara: Uzmanından sağlıklı pişirme yöntemleri
KALP HASTALARI İÇİN UYGUN DEĞİL
“Beslenme alzaymırda tek başına bir tedavi değildir ama doğru planlandığında hayat kalitesini artıran güçlü bir destek olabilir” diyen Prof. Dr. Baş, önümüzdeki yıllarda daha uzun süreli ve büyük çalışmalarla tablonun netleşeceğini belirtiyor. Ketojenik beslenmenin herkes için uygun olmadığı uyarısını da yapan Prof. Dr. Baş, “Ketojenik diyetin riskleri de var. Bazı çalışmalarda trigliserit ve LDL kolesterol düzeylerinde artış tespit edildi. Ayrıca diyetin katı kuralları nedeniyle uzun süre sürdürülebilmesi zor olabiliyor. Kalp-damar hastalığı, kolesterol problemi veya metabolik rahatsızlığı olan kişilerde bu diyet mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde planlanmalıdır. Kendi başına başlanacak bir uygulama değildir” diyor. Prof. Dr. Baş son olarak şu uyarıyı yapıyor: “Ketojenik diyet, alzaymırda beynin enerji krizine alternatif bir çözüm sunarak umut verici bir pencere açıyor. Ancak bu pencere, bilimsel veriler, kişisel sağlık durumu ve uzman kontrolü eşliğinde dikkatle aralanmalı...”
