Glokom hastalarına önemli uyarı: Damla oruca engel değil
Dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ve “sinsi hırsız” olarak bilinen glokom (göz tansiyonu), ramazan ayında hatalı uygulamalar sebebiyle riskli boyuta ulaşıyor. Türkiye Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Emre Güler, kritik uyarılarda bulundu.
- Glokom, Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon kişiyi etkileyen ve kalıcı görme kaybının en yaygın sebeplerinden biridir.
- Diyanet İşleri Başkanlığı'nın fetvasına göre göz damlaları orucu bozmaz; bu sebeple Ramazan'da glokom tedavisini aksatmak geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabilir.
- Oruç tutan glokom hastalarının iftarda aniden ve aşırı su tüketmekten kaçınarak, suyu iftar ile sahur arasında aralıklı ve ölçülü bir şekilde içmeleri önerilir.
- Glokom tedavisinde ilk seçenek damla olup, ilaçla kontrol altına alınamayan durumlarda stent uygulamaları gibi modern cerrahi yöntemlere başvurulur.
- Stentler, göz içi basıncını düşürmede sınırlı etkiye sahip bir "ara basamak" tedavi olup, yetersiz kaldığında trabekülektomi gibi daha komplike cerrahiler gerekebilir.
ZİYNETİ KOCABIYIK- Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, dünyada kalıcı görme kaybının en yaygın sebeplerinden biri. Ülkemizde yaklaşık 2,5 milyon kişiyi etkileyen ve genellikle belirti vermeden ilerleyen bu hastalıkta, düzenli tedavi hayati önem taşıyor. Ancak ramazan ayının gelmesiyle birlikte, pek çok hasta “orucum bozulur” endişesiyle hayati öneme sahip damlalarını bırakabiliyor.
RAMAZANDA TEDAVİYE ARA VERMEYİN
Türkiye Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Emre Güler, glokom tedavisinde damlalar, görme kaybını önlemek için basıncı kontrol altında tutan en kritik unsurlardan birinin damla kullanımı olduğunu söyleyerek, damla kullanımının ihmal edilmemesi uyarısında bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığının bu konudaki fetvasının kesin olduğunu hatırlatan Opr. Dr. Güler “Göz damlaları orucu bozmaz. Bu sebeple, glokom tedavisinde kullanılan göz damlalarının ramazan boyunca asla aksatılmaması gerekir. Damla tedavisinin kesilmesi ya da düzeninin bozulması göz içi basıncının kontrolsüz artışına ve geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabiliyor” dedi.
GLOKOM HASTASI SUYU NASIL TÜKETMELİ?
Oruç tutan glokom hastalarının en çok merak ettiği konulardan biri olan su tüketimine de değinen Opr. Dr. Güler, şu bilgileri paylaştı:
İftarda bol su tüketilmesinin göz tansiyonu üzerine doğrudan bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Glokom hastaları için asıl risk, gün boyu az su içmekten ziyade, iftar vakti geldiğinde birden ve aşırı miktarda su tüketmektir. Çok kısa sürede (örneğin 5-10 dakika içinde) 1 litre ve üzeri su içmek, bazı bünyelerde kan hacmini hızla artırarak göz içi basıncında geçici ani dalgalanmalara neden olabilir. Genel vücut sağlığı açısından önerilen yöntem, suyu bir anda ve aşırı miktarda tüketmek yerine, iftar ile sahur arasında aralıklı ve ölçülü bir şekilde tüketmek en sağlıklı yaklaşımdır.
Bir faydası daha: Ramazanda oruç tutmak vücudu dinlendiriyor!
TEDAVİDE YENİ YOL HARİTASI: DAMLADAN CERRAHİYE
Glokom tedavisinde ilk seçeneğin her zaman damla olduğunu belirten Opr. Dr. Emre Güler, ilaçla kontrol altına alınamayan vakalar için modern cerrahi yöntemleri işaret etti.
“Üçlü ilaç kombinasyonuna” rağmen göz tansiyonu düşmeyen hastalarda cerrahinin kaçınılmaz hâle geldiğini ve bu noktada, en az komplikasyon riski taşıyan operasyonun stent uygulamaları olduğunu belirten Opr. Dr. Güler “Stentler ilk basamak cerrahi yöntem olarak karşımıza çıkar.
Stent tedavisi sayesinde, göz içi sıvısının akışını düzenleyerek basıncı düşürebiliyoruz. Birçok farklı tipte ve etkinlikte stent bulunmaktadır. Cerrah hastalığın şiddetine göre uygulanacak stent tipine karar verir. Ancak stentlerin göz tansiyonunu düşürmedeki etkisi sınırlıdır. Ve zamanla fonksiyonlarını kaybedebilirler. Bu nedenle stentler bir “ara basamak” tedavisi olarak görülmelidir. Eğer stentler yetersiz kalırsa, trabekülektomi gibi daha etkili ve komplike cerrahilerin uygulanması gerekebilir” diye açıkladı.
