Kanser hastadan önce tümörde tedavi edilecek! En etkili ilaç laboratuvarda seçilecek
Atlas Üniversitesi bünyesinde kurulan yeni nesil Araştırma Merkezi (ARC), tıp, mühendislik ve yapay zekâyı birleştirerek, kanserden Parkinson’a kadar birçok hastalıkta daha erken teşhis, kişiye özel tedavi ve yeni ilaçların geliştirilmesini hedefliyor.
- Kanser hastasından alınan küçük bir tümör hücresi laboratuvarda çoğaltılarak hastanın tümörünün "mini bir kopyası" çıkarılacak.
- Yapay zekâ ve ileri veri analitiği ile bu yapay dokular üzerinde yüzlerce ilaç adayı saniyeler içinde taranacak.
- Bu teknoloji ile hastaya en etkili ve nokta atışı kanser ilacı hastaya dokunulmadan tespit edilecek.
- Araştırma merkezinde kanser dışındaki Parkinson, nörodejeneratif hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite gibi hastalıklar da araştırılacak.
- Derin beyin stimülasyonu (DBS) alanında uluslararası iş birlikleriyle çalışmalar yapılacak.
- Gelecekteki sağlık sistemi hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, riskleri laboratuvarda öngörerek müdahale eden bir yapıya dönüşecek.
Kanser hastaları için en doğru ilacı bulmak maksadıyla aylarca süren ve hastayı yıpratan “deneme-yanılma” yöntemi ile laboratuvarlardaki geleneksel hayvan deneyleri dönemi artık tarihe karışıyor. Sağlık teknolojisinde çığır açan bir adıma imza atan Atlas Üniversitesi Araştırma Merkezi (ARC), kanser araştırmalarını tamamen laboratuvar ortamında üretilen ve insan biyolojisini birebir taklit eden “mini organ modelleri” (organoidler) üzerine taşımaya hazırlanıyor. Bu teknoloji sayesinde, kanser hastasından alınan küçük bir tümör hücresi laboratuvarda üç boyutlu yazıcılar ve biyolojik tekniklerle çoğaltılarak hastanın tümörünün adeta “mini bir kopyası” çıkarılacak. Hastaya hiç dokunulmadan, onun için en etkili ve nokta atışı kanser ilacının hangisi olduğu bu yapay organ modelleri üzerinde saniyeler içinde tespit edilebilecek.
Bakan duyurdu! Türkiye'nin ilk proton kanser tedavi merkezi orada kurulacak
MİNİ TÜMÖRLER ÜRETİLECEK
Geleneksel tıpta ilaçların insan üzerindeki etkilerinin uzun yıllar süren laboratuvar ve hayvan deneylerinden sonra anlaşılabildiğini ifade eden Atlas Üniversitesi Rektörü ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, yeni kurulan merkezle bu sürecin kökten değiştiğini söyledi.
Prof. Dr. Kocabıçak, “Merkezde uygulanacak ileri teknoloji sayesinde, kanser hastalarından alınan hücrelerle laboratuvarda hastaya özel mini tümörler üretilecek. Yapay zekâ ve ileri veri analitiği, bu yapay dokular üzerinde yüzlerce ilaç adayını saniyeler içinde tarayacak. Böylece hangi hastaya hangi kanser ilacının iyi geleceği, hastaya hiçbir yan etki yaşatılmadan, doğrudan laboratuvar ortamında önceden tespit edilecek. Böylece tıpta “nokta atışı” tedavi dönemi başlayacak. Amacımız deneme-yanılma yöntemini en aza indirerek hastalara en doğru tedaviyi en kısa sürede ulaştırmak” diye konuştu. Araştırma merkezinde yalnızca kanser değil, Parkinson ve diğer nörodejeneratif hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite gibi toplum sağlığını tehdit eden hastalıkların da ileri teknolojiler kullanılarak araştırılacağını kaydeden Prof. Dr. Kocabıçak, yapay zekânın genomik veriler, görüntüleme sonuçları ve klinik bilgileri birlikte analiz ederek yeni biyobelirteçlerin bulunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
PARKİNSONLU VE FELÇLİ HASTALARA YENİ UMUT IŞIĞI
Özellikle Parkinson ve nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde çığır açacak çalışmalar planlandığını anlatan Prof. Dr. Kocabıçak, bu maksatla yurt dışında kendi alanında önemli çalışmalara imza atmış Türk bilim adamları ile birlikte çalıştıklarını açıkladı.
Prof. Dr. Kocabıçak, “Bunun için derin beyin stimülasyonu (DBS / Beyin Pili) alanındaki güçlü klinik altyapımızı uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirdik. Yapay zekâ ile dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Yasin Temel ve damar biyolojisi uzmanı Prof. Dr. Süleyman Ergün gibi küresel otoritelerin liderliğinde yürütülecek çalışmalarda, hastaların genomik verileri işlenecek. Laboratuvarda başlayan bu bilimsel seferberlik, gelecekte felçli ve Parkinsonlu hastalar için umut ışığı olacak” dedi.
Prof. Dr. Kocabıçak, bilimsel keşiflerin laboratuvarda başladığını ancak nihai hedefin toplum sağlığını iyileştirmek olduğunu vurgulayarak, “Vatandaşlar bu araştırmaların sonuçlarını hastanelerdeki tedavi kalitesinde, azalan ilaç yan etkilerinde ve uzayan yaşam sürelerinde doğrudan hissedecekler. Geleceğin sağlık sistemi artık hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, riskleri laboratuvarda öngörerek müdahale eden bir yapıya dönüşecek” açıklamasında bulundu.
