Obez damgalaması çocuk filmlerinde başlıyor
“Taşıdığımız Hikâyeler” kısa film yarışması, geleceğin iletişimcilerini obeziteye dair klişeleri sorgulamaya ve damgalamaya karşı empati odaklı bir medya yaklaşımı geliştirmeye davet ediyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK- Dünya nüfusunun yarısının 2035’e kadar fazla kilolu olması bekleniyor. Tedavi edilebilen bir hastalık olan obezitenin medyadaki klişe görünümü ise çoğunlukla damgalayıcı ve ayrımcı; çocuk filmlerinin yüzde 85’inde kilolu karakterler “obur” ve “kötü kalpli,” diğer filmlerde ise obeziteliler“ arzulanamaz” olarak sunuluyor.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği, bu ön yargılı dili değiştirmek için Lilly Türkiye’nin şartsız desteği ve Fujifilm’in katkılarıyla “Taşıdığımız Hikâyeler: Obezitenin Görünmeyen Yüzü” Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması’nı düzenledi.
4 Mart’ta başlayan ve 145 fakültenin katılımı beklenen yarışma, geleceğin iletişimcilerinin obeziteye dair yerleşik klişeleri sorgulamasını sağlarken diğer taraftan da, obeziteli bireylerin karşılaştığı zorlukları görünür kılmak; obezitenin bir tercih değil, kronik ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu anlatmak; damgalama ve ayrımcılığa karşı toplumsal empati kültürünü güçlendirmek, geleceğin iletişimcileri ve sinemacılarının ‘önce insan dili’ni benimseyerek sorumlu bir medya yaklaşımı geliştirmelerini amaçlıyor.
