Türkiye’de 36 çocuktan biri otizmli
Çok geniş bir yelpazeye sahip olan otizm spektrumu, toplumun önemli bir kesiminde farklı seviyelerde görülüyor. Yeni kriterlerin tanımlanması otizmin son 20 yılda yüzde 316 artış göstermesine sebep oldu.
- Otizm teşhis oranları son 20 yılda yaklaşık %316 artış göstermiştir.
- Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla 4 kat daha fazla görülmektedir.
- Otizmin kesin sebebi bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık, ileri ebeveyn yaşı, hava kirliliği, ağır metallere maruz kalma ve annenin geçirdiği enfeksiyonlar risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
- Kontrolsüz ekran maruziyeti, özellikle 0-3 yaş grubunda, otizm benzeri belirtilere yol açabilen 'sanal otizm' veya 'uyaran eksikliği' durumuna neden olabilir.
- Otizmin tek tedavisi erken teşhis ve yoğun özel eğitimdir; ailelerin kırmızı bayrak belirtilerini gözlemlemesi durumunda vakit kaybetmeden çocuk psikiyatristlerine başvurması önerilmektedir.
ZİYNET KOCABIYIK - Son yıllarda çocuk gelişiminde en çok konuşulan başlıkların başında gelen otizm spektrum bozukluğu (OSB), ürkütücü bir hızla tırmanmaya devam ediyor. 2024-2025 yılı prevalans tahminlerine göre, Türkiye’de artık her 30 ila 36 çocuktan biri otizm teşhisi alıyor. Sadece 20 yıl önce 2 bin 500 çocukta bir görülen bu tablonun bugün geldiği nokta, uzmanlar tarafından “sessiz bir salgın” olarak nitelendiriliyor.
Eskişehir’de kayıp alarmı: Otizmli genç her yerde aranıyor
SON 20 YILDA YÜZDE 316 ARTTI
Türkiye’deki veriler incelendiğinde, otizm teşhis oranlarındaki artışın hızının dikkati çekici olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Budegova, “2000’li yılların başında her 150 çocuktan birinde görülen otizm, son 20 yıl içerisinde yaklaşık yüzde 316 oranında bir artış gösterdi. Bu yükselişin tek bir sebebi yok. Erken teşhis yöntemlerinin gelişmesi, aile farkındalığının artması ve tanı kriterlerinin genişlemesi bu tabloda büyük rol oynuyor. Ancak bu artışın sadece ‘daha iyi teşhis koymakla’ açıklanamayacak kadar büyük olması, çevresel faktörlerin de etkili olabileceği gerçeğini gösteriyor” dedi.
Aile hekimliklerinde 2,7 milyon çocuğa üçlü tarama: Çocukların yüzde 6'sına otizm teşhisi
ERKEK ÇOCUKLARDA DÖRT KAT DAHA FAZLA
Otizmin en belirgin özelliklerinden biri de cinsiyetler arasındaki dağılım farkı. Dünya genelinde ve Türkiye’deki istatistikler, otizmin erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla 4 kat daha fazla görüldüğünü ifade eden Dr. Budagova, “Sebebi henüz tam olarak çözülememiş olsa da, genetik yatkınlığın erkeklerde daha belirgin olduğu düşünülüyor. Öte yandan, son araştırmalar kız çocuklarının sosyal maskeleme yeteneklerinin daha yüksek olması nedeniyle tanı almalarının gecikebildiğine, bu yüzden gerçek oranın sanılandan daha yakın olabileceğine de işaret ediyor” diye açıkladı.
SEBEP GENETİK Mİ, ÇEVRE Mİ?
Otizmin kesin sebebi hâlâ tam olarak bilinmemekle birlikte, bilim dünyası “çok faktörlü” bir yapı üzerinde birleşiyor. Güçlü bir genetik bileşenin yanı sıra; ileri ebeveyn yaşı, hamilelik dönemindeki hava kirliliği, ağır metallere maruz kalma ve annenin geçirdiği enfeksiyonlar risk faktörleri arasında sayılıyor. Dr. Budagova, otizmin bir “hastalık” değil, beynin yapısal farklılığından kaynaklanan bir “gelişimsel bozukluk” olduğunun altını çiziyor.
EKRANA MARUZ KALMA VE “SANAL OTİZM”
Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri olan “ekrana maruz kalma”, bilimsel olarak otizmin doğrudan bir sebebi kabul edilmiyor. Ancak Dr. Günay Budagova, özellikle 0-3 yaş grubunda kontrolsüz televizyon, tablet ve telefon kullanımının “sanal otizm” veya “uyaran eksikliği” denilen bir tabloya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Sosyal etkileşimden mahrum kalan ve sürekli ekrandan gelen yoğun uyarana maruz kalan çocuklarda; göz teması kurmama ve konuşma gecikmesi gibi otizm benzeri belirtiler görülebiliyor. Bu durumun kalıcı otizmden farkı ise, ekranın kesilmesi ve olumlu uyaranların arttırılması ile belirtilerin gerileyebilmesi olarak açıklanıyor.
TEK İLACI ERKEN TEŞHİS VE YOĞUN EĞİTİM
Otizmin bilinen tek ilacının erken teşhis ve yoğun özel eğitim olduğunun altını önemle çizen Dr. Budagova, “Erken teşhis için çocuklarında ismine tepki vermeme, parmakla işaret etmeme, dönen nesnelere aşırı ilgi gibi kırmızı bayrak belirtileri diye nitelendirdiğimiz belirtiler gözlemleyen ailelerin vakit kaybetmeden çocuk psikiyatristlerine başvurması gerekir” uyarısını yapıyor.
