Türkiye'den kanser tedavisinde tarihi adım! İki hedefli kanser ilacı geliştirdik
Türkiye'de ilk defa geliştirilen "iki hedefli akıllı ilaç" kanserle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeline sahip bu ilaç adayı, Türkiye'nin ileri biyoteknoloji ligine resmen adım attığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Moleküler biyoloji ve genetik uzmanı Doç. Dr. Urartu Şeker ve ekibi iki akıllı ilacı birleştirerek genetik mühendislik yoluyla daha akıllı bir ilaç üretmeyi başardı. Bilim dünyasında “bispesifik antikor” (aynı anda iki farklı hedefe bağlanacak şekilde üretilen) olarak adlandırılan bu teknoloji, bugüne kadar Türkiye’de ilk defa başarıyla geliştirildi ve fonksiyonel olarak doğrulandı.
Göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeline sahip iki hedefli bu akıllı ilaç adayı Türkiye’nin ileri biyoteknoloji ligine resmen adım attığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Dünyanın gözü bu çalışmada! Aziz Sancar çığır açan kanser araştırmasında son durumu açıkladı
TEK İLAÇ, İKİ HEDEF
Bugüne kadar kullanılan akıllı kanser ilaçlarının büyük bölümünün yalnızca tek bir hedefe odaklandığını anlatan Doç. Dr. Şeker, “Ancak zamanla kanser hücreleri mutasyon geliştirerek bu ilaçlara karşı direnç kazanabiliyor, tedaviler etkisini kaybedebiliyordu. Direnç gelişiyordu. Geliştirdiğimiz yeni molekül ise bu probleme doğrudan çözüm getirmeyi hedefliyor. Antikor, kanser hücresinin yüzeyindeki EGFR ve HER2 adlı iki kritik reseptörü aynı anda hedef alıyor. Bu sayede tümör hücresinin kaçış yolları büyük ölçüde kapanıyor ve ilaç direncinin ortaya çıkması çok daha zor hâle geliyor. Bu yaklaşımı “kanser hücresini iki kapıdan birden kilitlemek” şeklinde tanımlayabiliriz” dedi.
Bu keşfin en çarpıcı yönlerinden biri de mevcut iki farklı akıllı ilacın özelliklerinin, genetik mühendisliği yoluyla tek bir yeni molekülde birleştirilmesi olduğunu anlatan Doç. Dr. Şeker, “Normalde bu iki ilaç ayrı ayrı verilebiliyor. Ancak bilimsel veriler, bu ilaçların tek bir bispesifik yapı içinde birleştirilmesinin, ayrı kullanımına kıyasla çok daha güçlü ve etkili sonuçlar ortaya koyduğunu gösteriyor. Ayrıca Türkiye’nin bu tarz teknolojiye sahip ilk defa üretilmiş bir ilacı. Dünyada çok fazla var ama Türkiye’de yok” diye konuştu.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP
Bu çalışmanın ‘sadece bir yayın değil, bir teknoloji platformu’ olduğunu ifade eden Doç. Dr. Şeker, “Bu başarı, Türkiye’nin artık, antikor mühendisliği, akıllı kanser ilaçları, İleri biyoterapötik geliştirme alanlarında kendi teknolojisini üretebileceğini gösteren bir platform niteliği taşıyor. Bu tür çalışmaların artması için buluşumuzu patentlemedik ve herkese açık hâle getirdik. Başkaları da üzerine yeni şeyler koysun başka çalışmalarla geliştirsin istedik. Bugün Türkiye, kullandığı akıllı kanser ilaçlarının tamamını yurt dışından ithal ediyor. Bu durum hem hastalar hem de sağlık sistemi için ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. Bu çalışma, ilaçta dışa bağımlılığını azaltabilecek stratejik bir adım” dedi.
İSTEDİĞİMİZ HER İLACI YAPABİLECEK NOKTADAYIZ
Doç. Dr. Urartu Şeker, bu çalışmanın en büyük kazanımını şu sözlerle özetliyor: "Biz sadece bir molekül üretmedik. Bu ilacı nasıl geliştireceğimizi öğrendik. Artık knowhow Türkiye’de. Bundan sonra bizi durduracak teknik bir engel yok. Geliştirilen molekül henüz klinik aşamada değil. Bir sonraki hedef; molekülün daha da iyileştirilmesi, ardından faz-1 ve faz-2 klinik çalışmalara geçilmesi. Bunun için kamu destekleri ve yatırım süreçleri planlanıyor."
TÜBİTAK FONUYLA YAPILDI
Araştırma, TÜBİTAK tarafından fonlandı ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin ilaç geliştirme altyapısında yürütüldü. Çalışma, tüm zorluklara ve engellere rağmen, bilim insanlarının imece usulü dayanışmasıyla tamamlandı
