Aziz Yıldırım, gitsin mi, kalsın mı
UEFA'nın verdiği Avrupa kupalarından men kararını CAS'ın onaması üzerine Fenerbahçe olağanüstü kongreye gidiyor.
Temmuz 2011'de başlayan şike davasıyla Aziz Yıldırım tutuklanmıştı. Mehmet Ali Aydınlar'ın başında bulunduğu Futbol Federasyonu yönetimi tarafından Fenerbahçe'ye, Şampiyonlar Ligi vizesi çıkmamıştı. Aydınlar'dan sonraki Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören döneminde "Fenerbahçe'yi fazla üzmeyecek" kararlar üzerine eski Başkan Aydınlar şimşekleri üzerine çekmişti. UEFA'nın Fenerbahçe'ye verdiği cezanın CAS tarafından onanmasının ardından Aziz Yıldırım olağanüstü kongre kararı aldı. Yıldırım'ın tekrar başkan adayı olup olmaması tartışma konusu...Ömer Çavuşoğlu:
Bence başkan görevinin başında kalmalıdır
Bana göre Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'nin başında kalması lazım. Zira Fenerbahçe önemli ve kritik günlerden geçiyor. Fenerbahçe'ye karşı ciddi suçlamalar var. Aziz Yıldırım'dan daha başarılı biri gelse bile Fenerbahçe'nin geçmişini kötüleyecektir. Seçime giderken de adaylar herhâlde böyle bir propaganda yapacaklar. Kongre de bu propagandayı yapan adayları seçtiği takdirde bu suçlamaları kabul etmiş sayılacaklar. Bu bakımdan Aziz Yıldırım'ın bir dönem daha kalması gerekir. Kaldı ki, Aziz Yıldırım'dan daha başarılı, kendisini bu işe vakfedecek bir kimseyi de henüz görebilmiş değilim.
Rasim Ozan Kütahyalı:
Mafyatik yöntemlerle Fenerbahçe yönetilemez
Aziz Yıldırım kesinlikle gitmelidir. Şikeciliği dünyaca kanıtlanmış birinin daha fazla Fenerbahçe'de kalmaması gerekir. Digiturk'te hakkında olumsuz yorum çıktı diye yayın kablolarını kesen bir adamdan bahsediyoruz. Böyle mafyatik yöntemlerle daha fazla Fenerbahçe'nin başında kalması kabul edilemez. En son Mehmet Ali Aydınlar'ın ölmüş oğlunu bile kendine malzeme yaptı. Türk futbolunun temize çıkması gerekiyorsa artık Aziz Yıldırım'ın bu işi bırakması gerekir. UEFA'nın kararını CAS onadı ancak Yıldırım hâlâ şikeciliği kabullenmiş değil. Bu, Türk futbolu için bir utançtır. Her şey bu kadar ortadayken hâlâ başkanlıkta ısrar etmek anlamsızdır. Daha fazla Türk futbolunun kirletilmesine izin verilmemeli.
Sinan Engin:
Kimse "ayrıl" deme hakkına sahip değil
Her insanın aday olup seçilme hakkı vardır. Aziz Yıldırım'ın aday olmasının önünde hiçbir engel yoksa aday olabilir. Genel Kurul üyeleri de takdir ederse başkan seçilir. Bizim de buna saygı duymamız gerekir. Bulunduğumuz yerden "Aziz Yıldırım Fenerbahçe'nin başından ayrılsın" deme hakkına sahip değiliz.
Altan Tanrıkulu:
Kongre'den çıkacak karar çok önemli
Bir spor yazarından ziyade bir Fenerbahçeli taraftar olarak konu beni daha çok ilgilendiriyor. Kongre'den çıkacak kararın Fenerbahçe camiası için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Aziz Yıldırım'ın kalıp kalmamasıyla ilgili söz sarf etme konusunda kendimi yetkili görmüyorum.
Ergun Babahan:
Yıldırım bir dönem daha kalmalıdır
Bu duruma iki açıdan yaklaşılabilir. Eğer normal bir dönem olsaydı, bunca yıldır Fenerbahçe'nin başında bulunmuş, hizmet etmiş birinin artık başkanlık yapmaması istenebilirdi. Ancak olağanüstü şeyler yaşandı. Bu ortamda normalleşmenin sağlanabilmesi için Aziz Yıldırım'ın bir dönem daha Kulübün başında kalması gerektiğini düşünüyorum.
Mustafa Hoş:
Önemli olan 3 Temmuz'la ilgili verilen karardır
Bu kararın sahibi Fenerbahçe Kongresi'dir. Fakat Başkan Aziz Yıldırım'ın seçilip seçilmemesinden daha önemli olan bir şey vardır, o da 3 Temmuz dava sürecinin ne olacağıdır. Türkiye'de futbol barışının sağlanması isteniyorsa 3 Temmuz'la ilgili verilen karar, Yargıtay'dan dönmelidir. Şeffaf bir şekilde yargılama yeniden Spor Mahkemesinde yapılmalıdır. Siyasetin futbola girmemesi ancak bu şekilde sağlanır.
Sadık Söztutan:
Kupalarını alıp gitsin!
Fenerbahçe'ye muhteşem bir stat, sayısız tesis, amatör branşlarda sporcu ve başarı kazandıran Aziz Yıldırım, bütün bu kazandırdıklarını toplayıp götürsün. Çünkü hiçbir kazanç, büyük ve şerefli bir kulübün dünyaya rezil olmasını dengeleyemez!
Fenerbahçe iki yıl Avrupa'dan atılmıştır ve bunun gerekçesi şikedir. Türkiye'de bu konuda işlem yapılmamış olması, bizim ülkemizde futbolu yönetenlerin korkaklığındandır.
Dönemin Federasyonu Fener düşmanı, polis Fener düşmanı, savcı Fener düşmanı, hakim Fener düşmanı, UEFA Yönetim Kurulu Fener düşmanı, UEFA Disiplin Kurulu Fener düşmanı, UEFA Tahkim Kurulu Fener düşmanı, CAS Fener düşmanı...
Sadece Aziz Yıldırım dost!
Bu gidişle gerçekten öyle olacak!
Bakın, Mehmet Ali Aydınlar ile girdiği polemikte net bir yalan çıktı ortaya:
"Aydınlar'ın evlat acısı vardı, teselli olsun diye voleybol şubesini ona verdik" diyor. Oysa M. Ali Aydınlar'ın yani Acıbadem'in F.Bahçe'ye sponsor olma tarihi, 12 Ekim 2006 Perşembe, imza saatini de vereyim; 15:36!
M. Ali Aydınlar'ın oğlunun vefatı ise 26 Nisan 2008. Kıbrıs'ta Ercan - İskele ana yolunun Çukurova kavşağında, saatini de vereyim; 17:00!
2008'de olacak bir vefatın tesellisini 2006'da nasıl yapıyorsun?!
Böyle insani bir konuda yalan söyleyen biri, şike gibi bir suçta gerçeği söyler mi?
Sonrası daha vahim. Evladını kaybettiği için basın toplantısında ağlayan bir insana F.Bahçe Başkanlığı koltuğunda oturan biri şu lafları eder mi:
"Mehmet Ali Aydınlar oğlunun ölümünü kullanıp numaradan gözyaşı döküyor, sömürü yapıyor. Biz yemiyoruz bu numaraları!"
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
