'Bu sefer olacak'
2012 Londra’da finali kaybederek gümüşte kalan genç sporcu hırsı yaptı. 4 yıldır Rio için adeta gün saydığını söyleyen Nur Tatar, 2016 Rio’da bu defa kürsünün zirvesine çıkmakta kararlı
Murad TAMER
Van'da açan bir çiçek Nur Tatar... Erkeklerle yaptığı müsabakalardan olimpiyat ikinciliğe uzanan bir öyküsü var. Ama hikâyeyi burada sonlandırmakta hiç de niyetli değil. 1992 yılında dünyaya geldi. Doğuda spor yapmak kolay değil ama onun için daha da zordu. Van'da yaşayan küçücük bir kız çocuğuyken 5 yaşında ağabeyine özenerek başladı tekvandoya. Kız tekvandocu ne arardı Van'da? Tek başına olduğu için erkeklerle maç yapıyordu. Hırs, azim, inanç ne ararsanız tek bir vücutta toplanmış. Yaşadıklarından çok güçlü ve sağlam çıkarak atıldı spor hayatına. 2012 Londra Olimpiyatları'nda henüz 19 yaşındayken gümüş madalyayı taktı boynuna. Şimdi daha da istekli. 2012'de kaybettiği altın madalyanın hırsıyla geçti dört senesi. Olimpiyat şampiyonluğuna kilitlenen Nur Tatar, 2016 Rio’daki en büyük altın madalya umutlarımızdan biri...
∂ Tekvandoya başlama hikâyeni anlatır mısın?
“Çocukluk hevesiyle başladım. Abimin tekvando elbisesine ve kemerine çok özeniyordum. Kavgacı ruhumun da etkisiyle başlamış oldum. Antalya'da 2007'de yapılan geliştirme kampında keşfedildim ilk olarak. Milli Takımlar Antrenörü Ali Şahin, ‘Bu kızdan olimpik sporcu olur’ demiş. O zaman 14 yaşındaydım.”
∂ Bu sporun anlamı nedir senin için?
“Tekvando uluslararası arenada insanların beğenerek baktığı ve birçok ülkenin sevdiği bir spor. İnsanlar bu sporu yapmalı çünkü tekvando öz güven demek. İnsanın kendini koruyabilmesi demek. Sporcu ahlakını öğrenebilirsiniz. Sosyal hayatınızı geliştirebilirsiniz tekvando ile. Ama en önemlisi çıplak el ve çıplak ayakla mücadele demek benim için tekvando. Olimpik branş olması ayrıca mükemmel.”
∂ Rio'da hedefin ne?
“2012 Londra Olimpiyatları'nda gümüş madalyaya kazandıktan sonra daha da hırslandım. Her sporcunun olduğu gibi benim de hayalimde altın madalya var. Londra'da ikincilik kürsüsündeyken bunun devamını 2016’da altın ile tamamlayacağıma söz vermiştim. 2012'ye göre hayallerim daha büyük. Teknikleri daha güçlü kullanmak için çok çalışıyorum. Kariyerimde hiç başarı yokmuşçasına antrenman yapıyorum. Altın madalyayı Türkiye'ye hediye etmeyi çok istiyorum. Bunun için her gün dua ediyorum.”
∂ En büyük yardımcıların kimler?
“Benim yaşadığım başarılarda çok kişinin emeği var. O kadar çok ki başlasam sonu gelmez. Bunları boşa çıkarmamak için elimden gelenin fazlasını yapıyorum. Federasyon başkanım, teknik direktörüm, birlikte çalıştığımız arkadaşlarım, hocalarım, ailem ve birçok insanla beraber yürüyorum bu yolda. Tanımadığım birçok insanın dualarıyla yaşadığımı da biliyorum.”
∂ Olimpiyatların anlamı nedir senin için?
“Dört yıl verdiğim emeklerin karşılığı. Hayallerimin gerçek olacağı yer demek.
Tekvando yapıyorsun bale değil!
“Van'da benden başka tekvando yapan kız olmadığından dolayı erkeklerle müsabaka yapıyordum. Bir müsabakada yüzüme aldığım darbenin ardından burnum kanamıştı. Beyaz elbisem kan içinde kaldı. Ağlaya ağlaya çıkarken babam beni gördü ama tepki vermedi. Yerinden bile kalkmadı. Yanına gittim ve bana sert bir bakışla 'Ne oldu?' dedi. Gözyaşları içinde 'Burnuma çok kötü bir tekme yedim' dedim. Bana baktı ve dedi ki, ‘Sen tekvando yapıyorsun bale değil. Eğer bu sporu yapacaksan o kanı koluna silip devam edeceksin. Eğer yapmayacaksan üstünü çıkarıp eve gideceksin!’ O günden sonra ben başladım artık burun kırmaya (gülüyor).”
