İşte ASKON'un anayasa taslağı
"Anayasanın, vatanda yaşayan her kesimi, etnik, dini veya ideolojik ayrım yapmaksızın ifade eden, kuşatan ve kendilerini buldukları bir metin olması sağlanmalıdır"
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), anayasa taslağını, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e sundu.Dernekten yapılan yazılı açıklamaya göre, derneğin uzun süredir üzerinde çalıştığı anayasa taslağı, anayasa yapım sürecini yöneten Cemil Çiçek'e sunuldu. Ziyaret, ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu, ASKON Kurumsal İlişkiler Başkanı İsmail Keleş, ASKON Genel Sekreteri Akif Bayramoğlu'nun katılımıyla, Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirildi.
Çiçek, ziyarette, 2012 yılında süreci bitirmek için gayret sarf ettiklerini belirterek, ASKON gibi kuruluşların bu işe sarılması gerektiğini söyledi.
Sürecin hızlandığını ifade eden Çiçek, "Sürecin sonunda demokratik, sivil ve özgürlükler konusunda herkesin altına imza atacağı bir anayasayı ortaya koyacağız" dedi.
Çiçek, anayasa yapım sürecinde kurumsal ve bilimsel çalışmaları öncelediklerine ve bireysel çalışmaların sürecin hızını azaltabileceği endişesiyle daha kapsamlı ve geniş yelpazeli düşünmek gerektiğine işaret etti.
ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca da "Ya özgürlükleri önceleyen, şimdiye kadar başımızı ağrıtan tüm sorunları ortadan kaldıran bir sivil anayasamız olacak ya da bu noktada sıkıntılarla boğuşmayı sürdüreceğiz. Bu anayasa yapım süreci şimdiye kadar hiç olmamış, sivil iradenin demokrasi ve özgürlükler talebini ortaya koyan bir süreç olarak dikkat çekiyor. Belki de ilk defa elimizdeki kırık dökük özgürlükleri bile korumak kollamak zorunda kalmıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Koca, hazırladıkları anayasa taslağının bir nevi "Özgürlük Manifestosu" olarak nitelendirilebileceğini söyledi.
-Anayasa taslağı-
Dernek tarafından hazırlanan anayasa taslağında, anayasanın, "milletin, hangi inançtan, hangi ırktan ya da hangi kesimden olursa olsun tüm fertleriyle, huzur içerinde yaşamasını temin eden ortak bir sözleşme metni" olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Devletin, "milletin kendi kamusal işlerini deruhte etmek için milletin kurduğu organizasyondan ibaret" olduğu ifade edilen taslakta, şöyle denildi:
"Özgürlük alanlarının korunması: Anayasa, büyük toplumsal sözleşme, devlet vatandaş arasındaki ilişkileri belirleme özelliğinde bir metin olması hasebiyle, esas olarak özgürlükleri koruma altına almak gibi bir içeriğe sahip olmak zorundadır, yoksa özgürlükleri sınırlayıcı değil.
Doğal özgürlük alanları ve hakların, devlet güçleri ya da diğer güçler tarafından ihlal edilmemesi anayasaca sağlanmalıdır. Bu hakların kullanımı için hizmet alan ya da veren ayrımı yapılmamalıdır (dil, din, inanç, ilim, teşebbüs, seyahat, ifade, eğitim, örgütlenme, vicdani ret, giyim-kuşam özgürlükleri gibi). Anılan bu özgürlük alanlarında ana-babanın, çocuklar üzerinde devletten daha öncelikli haklara sahip olduğu anayasada ifade edilmelidir.
Devletve#8211;vatandaş: Eski zamanlardan biraz daha farklı olarak homojen toplum yapısını hiçbir devlet sınırı içerisinde bulmak mümkün olmamaktadır. Bu yüzden anayasanın, vatanda yaşayan her kesimi, etnik, dini veya ideolojik ayrım yapmaksızın ifade eden, kuşatan ve kendilerini buldukları bir metin olması sağlanmalıdır. İdeolojik ve hegemonik devlet anlayışlarını içeren anayasaların zamanı geçmiştir. Artık, katılımcılığı sağlayan, her vatandaşın kendisini bulacağı ve gönülden sahipleneceği metinlere ihtiyaç vardır.
Devlet anlayışında da gelinen önemli ortak evrensel noktalar bulunmaktadır. Bu yüzden devlet-vatandaş ilişkisinin de evrensel standarda göre olması kaçınılmazdır. Kimlik dayatmama, eşit vatandaşlık sağlama, ideolojisiz devlet olma, devlete karşı birey haklarını koruma gibi."
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
