3 metrekarede çıraklıktan ustalığa 60 yıl… Çırak yetişmiyor, usta bulunmuyor
Gaziantep’te yaşayan 71 yaşındaki Nejdet Sungun, Şahinbey ilçesindeki Büyük Pasaj’da bulunan 3 metrekarelik dükkanında bir dönemlerin gözde mesleklerinden saat tamirciliğini 60 yıldır sürdürüyor. Kol, duvar ve antika saatlerin tamirini yapan Sungun, mesleğini tüm zorluklara rağmen yaşatmaya devam ediyor ve yeni eleman yetişmediğinden yakınıyor.
1966 yılında ilkokula giderken meslek sahibi olması için babası tarafından Büyük Pasaj içerisindeki bir saatçi ustasının yanına konulan ve mesleğe çırak olarak başlayan, kısa süre içerisinde de ustasından mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Sungun, ustasının yanında yıllarca kalfa ve usta olarak çalıştı. Mesleğinde kendini geliştiren, çıraklık, kalfalık ve ustalık döneminin ardından askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açan Sungun, henüz ilkokul öğrencisiyken ilk adımını attığı mesleğinde iş yeri sahibi oldu.
60 YILDIR “TİK TAK” MESAİSİ
3 metrekarelik dükkanında antika saatler başta olmak üzere kurmalı, duvar ve kol saatlerinin tamirini yapan Sungun, mesleğini birçok kişiye de öğretti. Yıllardır akreple yelkovanın kovalamacasına tanıklık eden Sungun, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini severek sürdürüyor. Kentte saatçilik mesleğini ayakta tutmaya çalışan ender isimlerden biri olarak tanınan ve ömrünü "tik tak" sesleri içerisinde saat tamiri yaparak geçiren Sungun, kendisine getirilen arızalı saatleri zamana direnerek tamir ediyor. Her türlü saatin tamir ve bakımını yapan Sungun, mesleğe kurma saatlerin tamiriyle başladığını ve zamanla antika duvar saatlerinin tamirini de öğrenerek her geçen gün kendisini geliştirdiğini söyledi.
"1966 YILINDA MESLEĞE BAŞLADIM"
Teknolojinin gelişmesiyle saatlerin dijitalleştiği günümüzde de mesleğini ilk günkü heyecanla sürdüren Sungun, duvar saatinden köstekli saatlere, kol saatinden cep saatlerine kadar 60 yılda binlerce saati tamir ettiğini belirtti. 1966 yılında mesleğe ilk adımını attığını belirten Sungun, "10 sene çıraklık yaptım. Askere gidene kadar da aynı iş yerinde çalıştım. 1966 yılında mesleğe başladım ve hala meslekteyiz. Aynı şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Mekanı cennet olsun, ustamız bize bu emaneti verdi. Biz de bizden sonra gelen nesillere inşallah bu emaneti vereceğiz. Mesleğe beni merhum babam koymuştu. Babamın beni bu mesleğe koyması ile saatçi oldum" dedi.
"MESLEĞİMİ SEVEREK YAPIYORUM"
Mesleğini severek yaptığını belirten Sungun, "Mesleklerimiz yavaş yavaş daha çok güzelleşti. İnşallah bizden sonraki gelen nesillere daha iyi bir şeyler bırakmaya çalışıyoruz. Ustamın yanında çalıştığım o dönemde 3-4 kalfa yetiştirdim. Mesleklerine hala devam ediyorlar. Saatçilik mesleği gayet güzel bir meslektir. Dijital saatler çıkınca bu meslekte yavaş yavaş ölmeye mahkum kalıyor. Fakat yine de ben mesleğimi severek yapıyorum" ifadelerini kullandı.
"YENİ ELEMAN YETİŞMİYOR"
Birçok meslek grubunda olduğu gibi saatçilik mesleğinde de eleman yetişmediğini belirten Sungun, "Eski dönemlerde kurmalı saatlerimiz vardı. Şimdi yeni nesil dijital saat kullanıyorlar. Bizden sonraki nesilde meslek devam eder mi etmez mi bilmiyorum. Ama artık bizden sonra bu meslek nasıl öğrenilir onu da bilmiyoruz. Yeni eleman yetişmiyor. Önceki yıllarda 40'a yakın saat ustamız vardı. Hepsi rahmetli oldu. Onlar da 5-6 tane kalfa ve usta yetiştirdiler. Zamanla usta sayımız azaldı. Artık elaman yok ve kimse yetişmiyor. Yeni nesilde saatleri bozuldu mu uğraşmıyor ve saatleri atıyorlar. Meslekle pek uğraşan da kalmadı" diye konuştu.
