Son yıllarda gelişen doğal beslenme akımı Raw Food, çiğ sebze ve meyve, yemiş, tohum ve filizlenmiş tahılların tüketimi olarak tanımlanıyor. Çiğ beslenmede, besinlerin çiğ tüketilmesinin sebebi ise 40 derecenin üzerinde pişirilen yiyeceklerin enzim ve vitaminlerini kaybetmesi. Bu yüzden Raw Food en fazla 40 dereceye kadar ısı işlemi uygulanmış besinlerden oluşuyor. Isı işleminin uygulanması için de meyve sebze kurutma makinesi kullanılıyor. Dünyanın en eski beslenme şekli olan çiğ beslenme, İzmir'de Aşçılık Programı kapsamında öğrencilere öğretiliyor. 

Pişirilmiyor, ısı veriliyor 
Çiğ beslenme hakkında bilgi veren İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ufuk Samav, “Çiğ beslenme, doğal beslenmenin yeni akımı olarak son zamanlar gelişen bir akım. Çiğ beslenme, çiğ olarak tükettiğimiz sebzeler, meyveler, tohumlar, filizlenmiş tahıllardan oluşan bir beslenme akımıdır. Bu beslenme biçiminde kesinlikle pişirme işlemi yapılmıyor, sadece ısı işlemi uygulanıyor. Bu ısı işlemi de kurutma makinesi ile en fazla 40 derece sıcaklıkta yapılıyor. Çiğ beslenmede amaç, besinleri vitamin ve minerallerini kaybettirmeden yiyebilmek. Çünkü ürünleri 80-90 derecede pişirdiğimizde ya da haşladığımızda vitamin ve mineraller ölüyor” dedi. 

Hayvansal ürün kullanılmıyor 
Bu beslenme biçiminde, daha çok pişirilerek elde edildiği için hayvansal ürünlerin de kullanılmadığını vurgulayan Samav, “Her sebze de çiğ olarak yenemediği için örneğin patates ve patlıcan gibi çiğ yenilmeyen ürünler de çiğ beslenme biçiminde yer almıyor. Patates yerine mineral ve vitamin bakımından zengin olan avakado kullanılabilir. Bu beslenme biçiminin olmazsa olmazları fındık ve susam tohumudur. Fındık, protein bakımından zengindir. Susam tohumu da kalsiyumu yüksek bir besindir. Süt ve et ürünlerinin çiğ beslenmede kullanılmamasından dolayı protein ve kalsiyum kaybı yaşamamak için yağlı tohumlar kullanılarak, kabak çekirdeği, domates ve elmayı kurutarak sağlıklı yiyecekler elde edilebilir” diye konuştu. 

“Detoks olarak uygulayın” 
Samav, çiğ beslenmenin detoks şeklinde uygulanmasını tavsiye etti. “Diyetisyen ve doktorunuzla görüştükten sonra bu beslenme düzenine geçmeniz daha doğru bir yaklaşım olacaktır” diyen Samav, şu uyarılarda bulundu: “30 yaşına kadar ürünleri haşlayarak, pişirerek yiyen bir kişi hemen çiğ beslenmeye geçmemeli. Aslında bunu bir detoks gibi uygulayabiliriz. Bir ay boyunca çiğ beslenebiliriz ya da üç öğün içerisinde bir öğün yine çiğ beslenme tarzına geçebiliriz.” 
Farklı akımlarda yemek yapmayı öğreniyorlar 
Öğrencilere verdikleri eğitimden bahseden Samav, “Burada öğrencilerimize ilk olarak kesme tekniklerini, pişirme yöntemlerini öğretiyoruz. Bunun yanında farklı akımlarda yemek yapmayı da öğretiyoruz. Eğitimimizde Türk mutfağı da var, dünya mutfağı da var. Vejetaryen yiyecekler ya da unlu mamulleri de gösteriyoruz. Raw Food da bunlardan biri. Çiğ beslenmeyi, doğal beslenme akımı olarak öğrencilerimize öğretiyoruz” ifadelerini kullandı. 

Güneşte kurutulabilir 
Kişilerin çiğ beslenme şeklini kolaylıkla kendi imkanlarıyla uygulayabileceğini belirten Samav, “Bu ürünler kolaylıkla evde de yapılabilir. Ürünler güneşte kurutularak kullanılabilir” dedi. Samav, çiğ beslenme kapsamında şu tarifleri de paylaştı: “Bir orman kebabı yaptığımızda, et kısmını ceviz, kuru domates ve kajudan yapıyoruz. Karışımı kurutarak, tuz ve baharat ekleyerek et haline getiriyoruz. Çiğ olan sebzeleri de doğrayıp yine kurutuyoruz. Peynirli pizza yapmak için peynir kısmını kaju, badem ve limon suyu ile elde ediyoruz. Hamurunu susam, keten tohumu ve ay çekirdeğini birleştirerek elde ediyoruz. Çikolatalı puding için de bitter çikolata, çiğ vanilya kullanıyoruz. Bu beslenme şeklinde un ve şeker kullanılmadığı için şekeri hurma ve incirden elde ediyoruz ve ardından ürünleri karıştırarak çikolatalı puding yapıyoruz.”