Baraj doluluk oranları ocak ayında yüzde 1’e düşmüştü! Ankara'da tablo tamamen değişti
Ocak ayında yüzde 1 seviyesine kadar gerileyen Ankara’daki baraj doluluk oranları, kısa sürede dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. ASKİ verilerine göre başkentte su seviyesi Haziran 2026 itibarıyla yüzde 49,20’ye ulaştı. Kuraklık endişesinin yerini, yağışların etkisiyle hızlı bir toparlanma aldı.
Başkent Ankara’da su kaynakları, yılın başında yaşanan ciddi düşüşün ardından dikkat çekici bir toparlanma gösterdi. ASKİ verilerine göre Ocak 2026’da yüzde 1 seviyelerine kadar gerileyen baraj doluluk oranı, Haziran 2026 itibarıyla yüzde 49,20’ye yükseldi.
Ocak ayında açıklanan verilere göre Ankara’daki barajlarda aktif doluluk oranı yüzde 1’e kadar düşmüş, kentte yalnızca 13 milyon 974 bin metreküp kullanılabilir su kaldığı belirtilmişti. Günlük su tüketiminin yaklaşık 1,4 milyon metreküp seviyesinde olduğu dönemde, başkentte yaklaşık 200 günlük su rezervi bulunduğu ifade edilmişti.
Kritik seviyeye inen barajlar nedeniyle bazı bölgelerde “ölü hacim” olarak adlandırılan dip su rezervlerinden yararlanılmış, Akyar, Eğrekkaya, Kavşakkaya ve Çamlıdere barajlarında yüzer pompa sistemleri devreye alınmıştı.
Ancak sonraki aylarda etkili olan yağışlar ve barajlara artan su girişleriyle birlikte tablo tersine döndü. ASKİ’nin Haziran 2026 verilerine göre, kente su sağlayan barajların toplam doluluk oranı yüzde 49,20’ye çıkarak yaklaşık yarı seviyesine ulaştı.
1 milyar 454 milyon 666 bin metreküp kapasiteli barajlarda toplam su miktarı 715 milyon 704 bin metreküp olarak kaydedilirken, aktif kullanılabilir su miktarı da 563 milyon 997 bin metreküpe yükseldi. Günlük su tüketimi ise artan nüfusla birlikte 1 milyon 483 bin metreküp seviyesinde gerçekleşti.
Baraj bazında bakıldığında Kesikköprü ve Kargalı Barajı’nda doluluk yüzde 100’e ulaşırken, Türkşerefli Barajı’nda yüzde 10,14, Peçenek Barajı’nda ise yüzde 30,41 oranı ölçüldü.
Şubat ve nisan aylarında barajlara yüksek miktarda su girişi yaşanması, özellikle şubat ayında kaydedilen 236 milyon metreküplük artış, su seviyelerindeki yükselişte belirleyici oldu.
