Bisikletiyle umre yolculuğu: 31 günde 3 bin 450 kilometre pedal çevirdi
Balıkesir’in Susurluk ilçesinden bisikletiyle yola çıkan işçi emeklisi Fahrettin Şener, 31 günde 3 bin 450 kilometre pedal çevirerek Medine ve Mekke’ye ulaşıp umresini tamamladı. Yolculuğunu kamerayla kayda alan Şener’in hikâyesi sosyal medyada büyük ilgi gördü.
- Fahrettin Şener, 10 Kasım'da Balıkesir'den bisikletiyle yola çıkarak Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden kutsal topraklara ulaştı.
- 31 gün süren yolculukta 3 bin 450 kilometre kat ederek Medine ve Mekke'de 10 gün kalıp umresini eda etti.
- Yolculuğu boyunca İslam aleminde Türklere karşı büyük bir sevgi ve yardımseverlikle karşılaştığını belirtti.
- Şener, konaklamalarını genellikle camilerde ve çadırlarda yaptığını, dönüşü ise uçakla gerçekleştirdiğini ifade etti.
- Bir sonraki hedefinin Gazze'ye bisikletle gitmek olduğunu açıkladı.
İşçi emeklisi Fahrettin Şener, 10 Kasım’da Balıkesir’in Susurluk ilçesinden bisikletiyle yola çıkarak Hatay’ın Cilvegözü Sınır Kapısı üzerinden Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan’ı geçip kutsal topraklara ulaştı.
31 günlük zorlu yolculukta 3 bin 450 kilometre kat eden Şener, Medine ve Mekke’de 10 gün kalarak umresini eda etti. Yol boyunca yaşadıklarını kamerasıyla kayıt altına alan Şener, paylaşımlarıyla binlerce kişiye ulaştı.
Umre dönüşü Türkiye’ye uçakla dönen Şener, bir sonraki hedefinin Gazze’ye bisikletle gitmek olduğunu söyledi.
"HERKESİN TÜRKLERE KARŞI ÇOK FARKLI BİR SEVGİSİ VAR"
Fahrettin Şener, bisikletiyle daha önce de zorlu yolculuklar yaptığını söyleyerek, umre yolculuğunun duygu yüklü geçtiğini belirtti.
Bisikletiyle yolculukta hiç zorlanmadığını ifade eden Şener, şöyle konuştu:
"Hayatımda bu kadar dua aldığımı hatırlamıyorum. Dualarla beraber yolun her anını göstermeye çalıştım. İslam aleminde herkesin Türklere karşı çok farklı bir sevgisi var. Bunu da yolculukta görmüş oldum. Uçakla umreye gidince aslında Arapları çok görmüyorsunuz. Bisikletle gidince çok daha güzel bir deneyim oldu. Herkes benimle ilgilendi. Bu anılarımı hiç unutmayacağım. Hayatımda unutulmaz bir dönem geçirdim diyebilirim."
Şener, yolculuğunda genellikle camilerde ve çadırlarda konakladığını anlattı.
Suudi Arabistan'da kum fırtınasına yakalandığını belirten Şener, şunları kaydetti:
"Fırtınanın ardından yağmur başlamıştı. Öğlen saatinde bir yerde konaklama yaptım. Yoldan gelen geçen arabalar beni ıslatmıştı. Elbiselerimi kuruması için yıkayıp merdivene astım. O gün kaldığım caminin imamı, akşam üzeri bana bir sürü yiyecek getirdi. Onun haricinde bir de kalın mont almış ama ona montu bisikletimde taşıyamayacağımı söyledim. Bu sırada imam birden ağlamaya başladı. Hoca üzülmesin diye eşyalarımın bir kısmını orada bırakıp, bana verdiği montu yanıma aldım. İnsanlar sana yardım ettiğinde onun yardımını almazsan, o sevaptan faydalanamayacaklarını düşünerek çok üzülüyorlar."
