Ezgi Başaran: 'Dijital medya yalan yazar' algısı bitiyor
Sosyal medyanın yükseldiği günlere denk gelen, gazeteciler ve internet yayıncıları için de çok önemli olan bu büyük değişimi Ezgi Başaran'la konuştuk.
Kâğıt baskısına son veren Radikal Gazetesi sadece dijital dünyada yer alacak. 13 Ekim 1996'da ilk sayısı çıkan gazete, 21 Haziran günü "Bize ayrılan kâğıdın sonuna geldik" dedi ve sosyal medyada büyük bir tartışma başladı. Radikal'in bu kararıyla ilgili sert eleştiriler yapıldı. Ama her şeyin ötesinde, bir gazetenin tamamen internet yayıncılığını tercih etmesi çok önemli bir dönüm noktasıydı. Bu nedenle konuyu, yaşanan değişimin yakın tanığı Radikal Web Koordinatörü Ezgi Başaran'a sorduk.gt; Radikal'in kâğıt baskısına son verip sadece dijital yayın yapacağı hep konuşuluyordu. Bu neden şimdi gerçekleşti? Sosyal medyanın yükselmesi bir 'kırılma' kabul edilebilir mi?
Aslında son iki yıldır dijitale geçmek üzere hazırlık yapıyorduk. Siteyi yeniden düzenledik, sosyal medyayı daha iyi kullanıp takip edebileceğimiz sistemler kurduk, hem arka plandaki araçlarımızı hem de kullanıcıyla buluşan ön yüzümüzü değiştirdik. Okuyucuyla aramızdaki bariyerleri indirdiğimiz, hızımızı ve rengimizi artırdığımız yani istediğimiz kıvama gelmemiz gerekiyordu. Elbette bunda sosyal medyanın Türkiye'de yoğun kullanılmaya başlamasının ve Radikal olarak sosyal medyanın en güçlü haber markası haline gelmemizin etkisi var.
gt; Geleneksel medya içindeki bazı isimler, Radikal'in değişimini çok sert şekilde eleştirdi. Finansman faktörünü hiç hesaba katmadıklarını düşünüyor musunuz? Çünkü bir yandan da yaşanan, gazetenin yepyeni bir ekonomik modelle yoluna devam etmesi.
Evet ve bu model aslında bir gün tüm gazetecilerin gazete patronlarının bir biçimde denemek zorunda olduğu bir model. Bu devrin gazetecileri olarak arafta kalmış vaziyetteyiz. Özellikle Batılı gazeteciler. Çünkü Hindistan ve Japonya gibi ülkeler dışında tirajların ve reklam gelirlerinin her yıl yüzde 6 ila 12 arasında düşüş eğiliminde olduğunu görüyoruz. Öte yandan dijital reklam gelirleri ise haber ve personel giderlerini karşılamaya yetmiyor. Yeni reklam modellerinin gelişmesi ve bu açığın kapanması gerekiyor. Çünkü iyi gazeteciliğin kıymeti ve maliyeti değişebilecek ya da iskontoya gidilecek birşey değildir. Dolayısıyla bu açığın kapanması için metotlar düşünmek mesleğe sahip çıkılması, sürdürülebilir olması bakımından önemli. O yüzden bu devirde 'Biz gazeteciyiz, haberimizi yapar kapıyı çeker çıkarız' demekle işler bitmiyor. Çıkış yolunu hep beraber bulacağız.
gt; Türkiye'deki gazetecilerin birçoğu Twitter kullanıyor. Fakat Radikal'in dijitale geçişi sürecinde gördük ki, aslında interneti çok da sevmiyorlar ve içselleştirmiş değiller. İnternet yayıncılığına güven duymadıkları çok açık. Bu negatif yaklaşımın sebebi nedir?
İnternet yayıncılığı ile bir kısmı önyargı bir kısmı da hakikatin yansıması sayılabilecek negatif algılar var, evet. İlk dönemlerde ortaya çıkan haber siteleri gazetecilik etiğinin yanından geçmeyen bir haldeydi. Yalan haberler, feci fotoğraflarla, mesleğin hiçbir kaidesine riayet etmeden geçinip gidiyorlardı. Hala bu tavrı sürdüren sitelerin sayısı az değil. Ama 'kâğıda basmadıkça uyduruk haber yapılabilir' yanılgısı azalarak bitiyor artık.
gt; Haber içeriği oluşturmak, klasik anlamda gazetecilik yapanların tekelinde mi? İnternet haber siteleri için içerik hazırlayan editörlere karşı önyargı taşıyor musunuz siz de?
Yurttaş gazeteciliği diye bir kavram var biliyorsunuz ama bunun işlemesi için yurttaşların ürettiği haberin okura ulaşmadan önce gazetecilerin, editörlerin elinden geçmesi gerekir. Ben bu konuda biraz ortodoksum. Haberi gazeteciler yapar. Gazetecilerin yaptığı şeye haber denir.
gt; Foto galerilerden bu kadar korkulmasının sebebi nedir sizce? Neden bu kadar tepki gösteriliyor?
Bazı sitelerdeki foto galerilerinin okuyucu kandırmak üzere inşa edildiği son derece aleni olduğu için. Okurun en katlanamadığı şey aptal yerine konulmaktır. Bir gazetecinin yapacağı en büyük hatalardan biri de okuyucunun aptal yerine konduğunu anlamayacağını sanması olabilir. Bunun dışında şahsen iyi düzenlenmiş, başlığıyla spotuyla fotoğrafıyla özenle hazırlanmış foto galerilerde güzel vakit geçiriyorum, kafayı dağıtıyorum, eğleniyorum. Topyekûn "Foto galeriler kötüdür, aptalcadır" demek de bana kötü ve aptalca geliyor. Foto galeri dijitalde içerik üretmenin nimetlerinden biri, kâğıdın sınırlarını aştığımızı gösteren bir eğlencelik. Tepki göstermenin bir anlamı yok o yüzden.
gt; Dijitale geçişle ilgili en beğendiğiniz, size "Adam haklı" dedirten eleştiri hangisiydi?
'Ben elimin boyanmasını, tükenmez kalemimle bulmacanızı çözmeyi seviyordum.' Adam haklı. Bu iki hizmeti sahiden de artık veremiyoruz. Belki bir gün 'bir yandan el boyanırken bulmaca çözmek' imkanı veren bir aplikasyon yaparız. Radikal bir aplikasyon olur, kabul edelim.
gt; Ezgi Başaran'ın sorumlu olduğu Radikal.com.tr'den diğer haber sitelerinin sıklıkla yaptıkları şeylerden hangisini asla beklemeyelim?
Nefret söylemi ve ayrımcılık içeren, kadın ve LGBTT haklarını ve onurunu çiğneyen içerik.
gt; Kâğıt bağımlılığının temelinde ne var? Siz gazetelerin hepsini internetten okuyorsunuz değil mi?
Evet, ben haber ve aslında birçok şey için sadece interneti kullanıyorum, tüm gazeteleri internetten okuyorum. Kağıt bağımlılığının duygusal bir yanı olduğunu düşünüyorum. Ben o duygu bariyerini yıllar önce aştım, birçok insan da aşacak.
gt; Radikal ileride 'ücretli bir internet gazetesi' mi olacak?
Gazeteciler olarak bir deneme yanılma dönemi yaşıyoruz. Tamamı ya da bir kısmı ücretlendirilmiş, bir ölçerin ya da duvarın arkasına konularak ayrılmış içerikler olabilir. Bunun ne kadar işleyip işlemediğini New York Times gibi uluslararası bir markayı izleyerek anlamaya çalışıyoruz. Yakın gelecek için ücretli bir internet gazetesi olma planımız yok. Tek planımız en iyi dijital gazete olmak.
Kadir Sönmez / TÜRKİYE GAZETESİ
kadir.sonmez@tg.com.tr
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
