Kırımlılar 71 yıl önce bugün sürgün edildi
"Hepimiz Ermeniyiz" diyenler 'Tatar'ız diyemedi, bu 18 Mayıs'ta da medya kör ve sağırdı. Kırımlıların çilesi görmezden gelindi.
İRFAN ÖZFATURA- ARAŞTIRMADün 18 Mayıs 2015 idi. Yani 200 bin Kırımlının yaşadığı acı sürgünün sene-i devriyesi. Tatarların "sürgünlik" dedikleri hadise Stalin tarafından 1944 yılında gerçekleştirildi. SSCB resmen karar aldı, bilerek isteyerek tehcir etti, taammüden suç işledi.
Kırım eski bir Türk Yurduydu. Ancak yörede Türk boyları birlik olamadı, önce Kazan Hanlığı düştü ve nihayet elimizden çıkmaz denilen Kırım işgal ve ilhak edildi (1783). Halbuki 17'inci asra kadar Rus Çarı, Dersaadet'ten bir şey istediğinde, "Git, Kırım Hanına arz et kabul ederse münasiptir" denirdi.
SAVAŞ YILLARI
2. Cihan Harbi yıllarında Kırımlı gençler silah altına alındı, Kızıl ordu saflarında savaştırıldılar. Ancak Almanya hızla ilerledi, binlerce Tatar genci esir düştü, on binlercesi de hayatını kaybetti. Nasıl ki Ruslar Kırımlıları askere alıyor, hükümet işlerinde kullanıyorlarsa, Almanlar da aynı şeyi yaptılar. Ancak Tatarlar Rus işgalinden memnun olmadıkları gibi Alman işgalinden de hoşnut değildi. O günlerde ne bir Rus, ne Ukraynalı ne de bir Gürcü Almanlara diklenebilirdi.
Bölgedeki Türk ekseriyetinden eskiden beri rahatsız olan Stalin savaş sonrası diktatörlüğünü gösterdi. Sürgün emri çok sert tatbik edildi, hemen o gece evlerinden alınan insanlar (ki bunlar ekseri kadın çocuk ve yaşlı idi) kamyonlara bindirildi. Yanlarına bir dilim ekmek, bir şişe su, bir battaniye almalarına bile izin verilmedi. Evler yağmalandı, Kırımlıların varı yoğu kızıl militanlara peşkeş çekildi.
HAYVAN VAGONLARINDA
Kamyonlar konvoy halinde Kefe istasyonuna geldi insancıklar ayakları toprağa değmeden sığır vagonlarına tıkıldılar, içerisi vıcık vıcık pislik idi. Vagonlara yüzlerce insan itelendi, göğüs göğüse sırt sırta sıkıştırıldılar, kapılar üstlerine kilitlendi.
O günün trenleri kaplumbağa hızı ile ilerliyebiliyordu, makas başlarında saatlerce beklenirdi. İçerideki insanların açlıktan ölmeleri Rus komutanları hiç ilgilendirmedi. Uzun süre cesetlerle aynı vagonda kaldılar, ölüler araziye savruldu, kurda kuşa yem edildi, definlerine izin verilmedi. Tatarlara gittikleri yerlerde esir muamelesi yapıldı. Ağır ve pis işlerde çalıştırıldılar, kalacak yer gösterilmedi. Nitekim bir çoğu dayanamadı gurbet ellerde can verdi. NKVD raporlarına göre Özbekistan'a sürülen Kırım Tatarlarından 10.105'i yolda öldü ve bilahare ölenlerin (açlık, soğuk) sayısı 30 bindi. Kırımlılara sorarsanız sadece o yıl Tatar nüfusunun % 46'sı hayatını kaybetti. Sürgündan üç gün sonra Arabat bölgesindeki bir Tatar köyünün gözden kaçtığı farkedildi. Bunlar için tekrar tren bulamazdılar, alayı toplanıp eski bir tekneye kondu, tekne Azak denizinde batırılıp Tatarlar temizlendi(!)
VATANLA VUSLAT
Kırımlılar yıllar sonra Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu liderliğinde vatanlarına dönecek, Ukrayna hükümeti yerleşmelerine izin verecekti.Tatarlar asla ellerine silah almadılar, seviyeli bir mücadele verdiler. Babalarının evlerine sahip olabilmek için avuç dolusu para saydılar, içindekilerin gönlü hoş edildi.
Ancak son Kırım işgali ile her şey geriye gitti. Oldu bitti ile Kırım'ı ilhak eden Rus yönetimi Tatarların hiçbir talebini ciddiye almıyor, bırakın Kırımlıların Kırım meclisinde temsil edilmelerini ve Tatarca'nın resmi dil olarak kabulünü, sürgünü anmalarına bile izin verilmiyor. Mevlüd, hatim cemiyeti düzenlenemiyor, Kur'an-ı kerimlere yasak yayın muamelesi yapılıyor. Başta Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu olmak üzere Tatar aydınlarına Kırım'a giriş yasağı devam ediyor.
RUS ZULMÜ SÜRÜYOR
Anmaya bile izin yok
Kırım'ı oldu bittiye getirerek ilhak eden Rusya, Kırım Tatarlarına göz açtırmıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'daki gerginliği bahane ederek Kırım'daki 71. yıl anma toplantılarını yasakladı. Buna göre, yarımadada 6 Hazirana kadar toplumsal etkinlikler yapılamayacak. Kırım'da dün Rus yetkilileri tarafından bazı anma etkinlikleri organize edildi. Ancak törene halkın gerçek temsilcisi olan Kırım Tatar Meclisinin yöneticileri katılamadı. Avrupa Birliği de Rus yönetiminin yasağına tepki gösterdi. Kırımlıların kısıtlama ve sindirme politikalarına maruz kaldığını ifade eden AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilciliği "Endişeliyiz" açıklamasında bulundu.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
