Yozgatlı tarım üreticisi, köyünde Karadeniz rüzgarları estirdi!
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan bir üretici, İç Anadolu’nun geleneksel tarım kalıplarını yıkarak olmaz denileni başardı. Çevresinden gelen tüm olumsuz yorumlara rağmen arazisinde fındık yetiştirmeyi başaran üretici, bozkırın ortasında yeşeren fındık bahçesiyle ezber bozuyor.
- Üretici, beş dönümlük arazisinde beşinci yılda tam verim almayı beklediği Karadeniz fındığı yetiştirdi.
- Bölgenin sert iklim yapısına uyum sağlayabilecek fidan türünü bulmak için farklı türleri deneyen üretici, en uygun türün ilkbahar donlarından etkilenmeyen "çakıl fındığı" olduğunu keşfetti.
- Üretici, ilk denemelerini kendi imkanlarıyla ve kısıtlı bir alanda yaparak süreci "kendimi kobay olarak kullandım" şeklinde ifade etti.
- İç Anadolu'da fındık yetişmesinin arkasında, yaz dönemine kadar devam eden yağışların fındık ağaçlarının ihtiyaç duyduğu nemli ortamı hazırlaması rol oynadı.
- Üretici, önümüzdeki yıllarda arazisinin geri kalanındaki diğer ağaçları sökerek tamamen fındık üretimine yoğunlaşmayı hedefliyor.
- Bu bahçe, bozkırın ortasında alternatif tarım arayan diğer üreticiler için bir laboratuvar niteliği taşıyor.
Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Aşağıcumafakılı köyünde, alışılmış tarım ürünlerinin ötesine geçen bir üretim başarısına imza atıldı. Bölgede "burada sadece tahıl ya da belirli meyveler yetişir" algısına karşı çıkan yerel bir üretici, beş dönümlük arazisinde Karadeniz fındığı yetiştirmeyi başardı.
Çevresinden gelen tüm olumsuz yorumlara ve iklimsel zorluklara meydan okuyan üretici, dikimin üçüncü yılında ağaçlardan ürün almaya başladı.
DENEME YANILMA YÖNTEMİYLE DOĞRU TÜR BULUNDU
Karadenizli dostlarının tavsiyesiyle başlanan süreç, adeta bir deneme-yanılma mücadelesine dönüştü. Bölgenin sert iklim yapısına uyum sağlayabilecek fidanı bulmak için farklı türleri toprakta deneyen üretici, İç Anadolu'nun zorlu hava şartlarına uyum sağlayacak doğru fındığı bulana kadar denemelerine devam etti.
Arayışlar sonucunda bölgeye en uyumlu türün "çakıl fındığı" olduğu keşfedildi. Geç çiçek açma özelliği sayesinde ilkbahar donlarından etkilenmeyen bu tür, Sorgun topraklarında kök salmayı başardı.
"KENDİMİ KOBAY OLARAK KULLANDIM"
Çevresindeki insanların ilk etapta şüpheyle yaklaştığı bu süreç, aslında büyük bir risk yönetimini de beraberinde getirdi. Çevresine zarar vermemek adına ilk denemeleri tamamen kendi imkanlarıyla ve kısıtlı bir alanda yaptığını belirten üretici, süreci şu sözlerle anlatıyor:
"İlk başta hevesim kırılır gibi oldu ama deneyeceğim dedim. En fazla birkaç yılın emeği boşa giderdi. Kendimi kobay olarak kullanmak istedim; önce kendi başımı yakayım, eğer başarılı olursam başkalarına tavsiye ederim diye düşündüm. Neyse ki çabalarımıza değdi."
Bölge halkı şaşkın: Tam 20 yıllık sessizlik bozuldu, sesini duyan oraya koştu!
DEĞİŞEN İKLİM KOŞULLARI YENİ FIRSATLAR DOĞURUYOR
İç Anadolu'da fındık yetişmesinin arkasında, son yıllarda bölgede gözlemlenen iklimsel değişimler de önemli bir rol oynuyor.
Özellikle yaz dönemine kadar kesilmeyen yağışlar, fındık ağaçlarının ihtiyaç duyduğu nemli ortamı hazırladı. Bölgedeki meşe ormanı yapısının fındık ağacı familyasıyla benzerlik gösterdiğini fark eden üretici, önümüzdeki yıllarda arazisinin geri kalanındaki diğer ağaçları da sökerek tamamen bu alana yoğunlaşmayı hedefliyor.
