Aynur Kanbur cinayetinde düğüm çözülüyor! Şüpheli her şeyi anlattı
İstanbul Şişli’de 2016 yılında evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Aynur Kanbur cinayeti, yıllar sonra itirafla aydınlatıldı. Şüpheli Bülent G., cinayeti işlediğini kabul ederek silahı İstanbul Boğazı’na attığını söyledi.
- Olay günü toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketleri incelenerek şüpheli Bülent G.'nin Avcılar'dan metrobüsle Mecidiyeköy'e geldiği tespit edildi.
- Şüpheli Bülent G., emniyetteki sorgusunda cinayeti tek başına işlediğini itiraf etti.
- Bülent G., Aynur Kanbur'u kargocu olduğunu söyleyerek içeri girdiğini ve aralarındaki geçmiş tartışma nedeniyle ateş ettiğini belirtti.
- Cinayette kullanılan ruhsatsız tabancanın İstanbul Boğazı'na atıldığı anlaşıldı.
- Gözaltına alınan diğer akrabaların olayla ilgisi olmadığı iddia edildi.
İstanbul Şişli’de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Aynur Kanbur'un ölümü, uzun yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte yeni delillere ulaşıldı.
İSTANBULKART DETAYI ELE VERDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında olay gününe ait toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketleri geriye dönük olarak incelendi. Yapılan incelemelerde şüpheli Bülent G.’nin Avcılar’dan metrobüse binerek Mecidiyeköy’e geldiği tespit edildi. Şüphelinin olay öncesi ve sonrasında telefonunu kapattığı, bazı kişilerle bağlantılı olabileceği değerlendirilen HTS kayıtlarının da dosyaya eklendiği öğrenildi.
"KARGOCUYUM DİYEREK KAPIYI AÇTIRDIM"
Emniyetteki sorgusunda cinayeti tek başına işlediğini itiraf eden Bülent G., "Olay günü Avcılar’daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy’e geldim. Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için kafamda şapka ve kapüşonlu mont vardı. Aynur Kanbur’un Fulya’daki ikametine gittim ve zile bastım. Megafondan 'Kim o?' diye sorunca 'Paketiniz var' diyerek kendimi kargocu olarak tanıttım. Beni kargocu sanıp binanın kapısını açtı" dedi.
Kapı açılınca giriş kattaki daireye yöneldiğini ve kapının açık olduğunu belirten şüpheli, "Beni üzerimdeki kapüşon ve şapka sebebiyle ilk başta tanımadı. Kendisine geçmişteki tartışmamıza atıfta bulunarak, 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin. Şevki dayımızın kemiklerini sızlatıyorsun, bizim ailemizin adını lekeledin' dedim. Ben onun dansözlük yapmasını aile ferdi olarak kabul edemiyordum. Aynur sesini yükseltip 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diyerek küfürlerle üzerime yürüyünce, belimdeki 9 mm el yapımı tabancayı çekerek gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim" dedi.
CİNAYET SİLAHINI BOĞAZA ATMIŞ
Zanlı, cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayı birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca seferini yapan bir tekneye binerek İstanbul Boğazı’nın ortasında denize bıraktığını itiraf etti.
Bülent G., gözaltına alınan diğer akrabaları F.K, S.K. ve Y.K.’nin olayla bir ilgisi ya da azmettirmesi olmadığını, aralarındaki arazi konusunun bu olayla ilişkisi bulunmadığını iddia etti.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.
