Caydırıcılığı önlemekte tedbirler yetersiz kalıyor: Silah alan kişi eğitilsin
Bir savcının kadın hâkimi silahla vurması, “Silah ruhsatı kimlere, hangi denetimle veriliyor?” sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlara göre, eğitim zorunlu değil, psikiyatrik kontroller yetersiz, denetim süresi ise bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor.
Silah ruhsatı alırken ve alındıktan sonra uygulanması gereken denetimler, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde bir erkek savcının kadın hâkimi silahla vurmasıyla yeniden tartışmaya açıldı.
Yaşanan olay, hâkim, savcı ile avukatlar dâhil ruhsat sahibi olan kişilerin hangi eğitimlerden ve psikiyatrik kontrollerden geçtiği sorusunu gündeme getirdi.
Kartal'da kadın hakim Aslı Kahraman'ı vuran savcı tutuklandı
Umut Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Dr. Ayhan Akcan “Şu anki uygulamada polis ve asker dışındaki ruhsat sahiplerine zorunlu bir eğitim yok. Oysa ruhsat öncesinde mutlaka eğitim şartı getirilmeli, hem hukuki sorumluluklar hem de riskli durumlar anlatılmalı. Psikiyatrik muayene testlerle güçlendirilmeli. Öfke düzeyi, risk alma eğilimi ve bağımlılık boyutuna ilişkin en az üç test zorunlu olmalı. Bu testler yapılmadan psikiyatrik değerlendirme olmamalı. Sistem, sürücülere uygulanan psikoteknik değerlendirmeye benzer şekilde düzenlenebilir” diye konuştu.
“2 YILDA BİR KONTROL YAPILMALI”
Evde silah kasası bulundurmanın zorunlu olmasını isteyen Akcan şöyle devam etti:
Silah ve mermiler ayrı, kişiye özel kasalarda muhafaza edilmeli. Böylece kişi öfkelendiğinde silaha kolayca ulaşamaz ve olayların anlık bir cinayetle sonuçlanma riski azalır. Mevcut uygulamada beş yıllık kontrol süresi bilimsel olarak oldukça uzun.
Veriler, bu sürenin 50 yaşına kadar iki yılda bir, 50 yaşından sonra ise 18 ayda bir olması gerektiğini gösteriyor. Bu sebeple beş yıllık sürenin iki yıla indirilmesi gerek. Ayrıca silah taşıma ruhsatı alırken bu testlerin zorunlu hâle getirilmesi şart. Bir diğer önemli konu, ruhsat verildikten sonra devreye girecek otomatik iptal veya geçici el koyma sistemleridir. Kişi ciddi bir sosyal olay yaşadığında, ruhsata belirli bir süre el konulması gerekmektedir. Mevcut uygulamada bu yönde etkin bir sistem bulunmamaktadır.
