Eski eşini eşarpla boğan caniden kan donduran savunma! Her detayı anlattı
Antalya'da eski eşi Hanım Biçer'i eşarbıyla boğarak öldüren Hızır Çelik ilk kez hakim karşısına çıktı. Kan donduran anları anlatan Çelik, "O anda artık kendimi tutamadım, gözüm karardı. Yastıkla yüzünü kapattım, yüzünü görmedim. Eşarbın düğümlerini hatırlıyorum ancak nereden aldığımı, nasıl bağladığımı hatırlamıyorum. Hareketsiz yatıyordu, zaten öldüğünü anladım" dedi.
- Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer'i 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi evine götürdükten sonra çıkan tartışma sonucu genç kadını eşarbıyla boğup yüzüne yastık bastırdığı iddia edildi.
- Zanlı, olaydan yaklaşık 3 saat sonra evden ayrıldıktan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak cinayeti bildirdi ve teslim oldu.
- Polis ekipleri olay yerine sevk edildiğinde Hanım Biçer'in cansız bedeni evde bulundu.
- Zanlının ilk ifadesinde, eski konuların açılması üzerine kendisini kaybettiğini belirttiği öğrenildi.
- Güvenlik kamerası görüntülerinde zanlının olaydan sonra elinde poşetle evden çıktığı görüldü.
- Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde, Hızır Çelik'in maktulü ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi Hızır Çelik'in boşandığı eşi Hanım Biçer'i eve götürdükten sonra aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın ardından genç kadını eşarbıyla boğduğu ve yüzüne yastık bastırdığı iddia edildi.
Evden yaklaşık 3 saat sonra ayrılan zanlı, yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, "Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun" dedi ve teslim oldu. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu.
Bahçeli'den 'Öcalan' açıklaması: Statü meselesi değerlendirilmeli, yokmuş gibi davranamayız
"BİR ANDA KENDİMİ KAYBETTİM"
Zanlının ilk ifadesinde, "Eve beraber gittik, eski konuları açtı, o esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti" dediği öğrenildi. Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi.
EVDEN POŞETLE ÇIKTIĞI ANLAR
Öte yandan, talihsiz kadının son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, kadının kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği anlar yer aldı. Bir süre sonra zanlının elinde poşetle tek başına evden çıktığı, merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve ardından siteden ayrıldığı görüldü.
EŞARPLA BOĞMUŞ
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Hızır Çelik'in, maktul Hanım Biçer'i ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve ardından maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemine ilişkin olarak 'kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme' ve 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından cezalandırılması talep edildi.
"KENDİNİ ÖLDÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ"
Davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, maktul Hanım Biçer'in ağabeyi müşteki Resul Biçer ile taraf avukatları katıldı.
Hakkındaki suçlamalar hatırlatılan sanık Hızır Çelik, savunmasında olayın planlı olmadığını ileri sürdü. Çelik, olay günü eski eşiyle görüştüğünü, Hanım Biçer'in kendisine mesaj attığını ve bunun üzerine yanına gittiğini iddia ederek, "Beni oraya planlı şekilde çağırdı. Gündüz de çağırmıştı. Ev sahibiyle akrep meselesini görüşmesini söyledim. Aradığını, mesaj attığını ve ev sahibinin gelip evi ilaçladığını söyledi. Akşam ise kendisini öldüreceğini belirten mesaj attı. Bu mesaj üzerine yanına gittim. Yani ben onu öldürmek için oraya gitmedim. Öldürmek isteseydim bunun gündüzü de vardı, saati de vardı" dedi.
"EŞARBI BOĞAZINA BAĞLAYIP DÜĞÜM ATTIM"
Çelik, tartışmanın devamında gözünün karardığını ileri sürerek olay anını ise şu şekilde aktardı:
"O anda artık kendimi tutamadım. O anda artık gözüm karardı. Zaten çok fazla birikmiştim, çok fazla acı çekiyordum. Nasıl öldüğünü bilmiyorum. Yastıkla yüzünü kapattım. Yani yüzünü görmedim, görmemek için bunu yaptım. Çok kendimde değildim. Yastığı yüzünde ne kadar tuttuğumu söylemem mümkün değil. Şöyle oldu, kusacak gibi oldum. Arka tarafta tuvalet vardı, oraya gittim. O sırada eşarbı boğazına bağlamıştım sanırım. Eşarbın düğümlerini hatırlıyorum ancak nereden aldığımı, nasıl bağladığımı net şekilde hatırlamıyorum. Tuvalette uzun süre bekledim."
"TEEFONUNU KIRIP ATTIM"
Cinayet sonrası yaşananları da anlatan sanık Çelik, olayın ardından banyoya gittiğini belirtti. Çelik, "Elimi yüzümü birkaç defa yıkadım. Kaç dakika olduğunu bilmiyorum ama uzun süre bekledim. Çıktığımda bir kere baktım sadece. Hareketsiz yatıyordu, öldüğünü anladım. Ben daha önce hiç böyle bir şeye şahit olmadım, hiç ölü görmedim bile. Telefonunu aldım. Bu ilişki ortaya çıkmasın diye silmek istedim. Şifre vardı. Şifre olunca telefonu kırdım, Döşemealtı'nda dereye attım. Kendi telefonumu zaten teslim ettim. Ben zaten yerini söylemiştim" ifadelerini kullandı.
Olayın ardından evden ayrıldığını söyleyen sanık, ilk anda teslim olmayı düşünmediğini, intihar etmeyi düşündüğünü ileri sürdü. Çelik, "Ben teslim olmayı da düşünmedim, intihar etmeyi düşündüm, önceliğim buydu. Çocuklarıma gittim. Çocuklar uyumuştu. Biraz çocukları yatağıma koydum, onları izledim, ağladım. Düğün fotoğraflarım falan daha duruyordu. Onları götürdüm, inşaatta yattım. Orada abimi gördüm, böyle bir şey yaptığımı söyledim. İntihar edeceğimi de söyledim. En son Sait abim beni aradı, ‘Çocukları düşün, onların senden başka umudu yok. Kendini düşünmüyorsan çocuklarını düşün' dedi. Artık mecbur ne yapayım, aynı gün teslim oldum. Ben kaçmayı falan düşünmedim. Kaçmayı isteseydim kaçardım" dedi.
PLANLAYARAK YAPTIĞI İDDİA EDİLDİ
Duruşmada dinlenen Hanım Biçer'in ağabeyi Resul Biçer, sanığın olaydan önce de kardeşini takip ettiğini ileri sürerek, "Boşandıktan sonra, bu olaydan önce biz evde yokken evin etrafında dolaşıyordu. Kız kardeşimin kaybolduğu dönemde de kendisinden şüphelendim. Arayıp ‘Yanında mı?' diye sordum. Zaten o gün de eve gelmiş, evin çevresinde dolaşmış. Hatta bana, ‘Eldiven de almıştım, kızı yukarıdan atacaktım' dedi. Daha önce de olaya intihar süsü vermeye çalışıyordu. Bu cinayet aylar öncesinden planlanmıştı. Biz evde yokken kardeşimi takip ediyor, ona ulaşmaya çalışıyordu" dedi.
Mahkeme heyeti sanık, müşteki ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından, eksik hususların giderilmesi, SEGBİS kayıtlarının çözümünün yaptırılması ve dosyadaki diğer işlemlerin tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
