ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından Suudi Arabistan’da verdiği ‘küre pozu’nun ardından Orta Doğu ve Afrika yeniden şekillenmeye devam ediyor. Bölgede İsrail’in menfaatleri için adımlar atılırken, son hamle Türkiye ile arası iyi olan Sudan’da darbe yapmak oldu. Bir süredir yaşanan ekonomik krizi bahane ederek halkı sokağa döken ‘küresel güç’ Sudan’da istediğine kavuştu. Dört ay önce başlatılan gösteriler darbe ile sonuçlandı. Sabah saatlerinde devlet televizyonunda ve radyosunda ulusal marşlar yayınlanmaya başlanmasının ardından asker ve ordu bünyesindeki Hızlı Destek Kuvvetleri sokağa çıktı. Devlet televizyonu ve radyosunu kuşatan askerler içeri girerken ordu, başkent Hartum’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı binasını da kuşattı. Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in görevi bıraktığı ve ev hapsine alındığı açıkladı. Genelkurmay Başkanı Korgeneral Kemal Abdul-Marul’un geçici askeri hükümetin başkanı olduğu bildirildi. İktidardaki Ulusal Kongre Partisi liderleri de gözaltına alındı.

2 YILLIK GEÇİŞ DÖNEMİ, 3 AY OHAL
Kameraların karşısına geçen Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, “Anayasa askıya alındı. Başbakanlık, Meclis ve eyalet yönetimleri feshedildi. 2 yıllık bir geçiş dönemi başladı. Ülkede 3 aylık olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi” dedi. Geçiş dönemi sonunda seçimlerin yapılması ve yönetimin barışçıl bir yolla devredilmesi için uygun ortamı oluşturacaklarına dair söz veren Avf, “Hükümetle anlaşma yollarını çok denedik. Ancak olmadı. Sonra halkın da isteği ve çoğunluğu ile müdahale ettik. Bütün hükümet yetkilileri hapse atıldı” dedi.

GÖSTERİLER SÜRECEK
Darbe için günlerdir çağrı yapan halk, askerin sokağa çıkmasını sevinçle karşıladı. Halk, sokaklarda araçlarla zafer turları atan atarken muhalif gruplar ve Sudan Meslek Odaları ise darbenin problemlere çözüm olmayacağını belirterek, sivil yönetim için gösterilere devam çağrısı yaptı.

SEVAKİN’İ TÜRKİYE’YE  TAHSİS ETMİŞTİ
Ömer el-Beşir, 2017 yılında Mekke ile Medine’nin tam karşısında yer alan stratejik öneme sahip Sevakin adasını restorasyon için Türkiye’ye tahsis etmişti. Beşir’in bu hamlesi Türkiye karşıtı olan Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ı rahatsız etmişti. Ekonomik olarak zor günler geçirmeye başlamasının ardından protesto gösterileri başladıktan sonra Riyad ve Kahire yönetimi, Ömer el-Beşir’e İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi karşılığında maddi yardım teklifinde bulundu. Beşir ise bunu reddetmişti. Bunun ardından Sudan’da gösteriler daha da şiddetlendi. Bu arada darbenin destekçileriyle bir ABD heyetinin görüştüğü iddia edildi. Sosyal medyada yayılan bir videoda, ABD’li bir heyetin geçtiğimiz haftalarda bölgeye gelerek darbe destekçileriyle bir araya geldiği ortaya çıktı.

ÇOK YÖNLÜ OPERASYON
Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir bir süre önce Arap Birliği’nin ara bulucusu olarak Şam’a gitmişti. El-Beşir, son zamanlarda Suriye’nin tekrar Arap Birliği’ne girmesi için görevlendirilmişti. ‘Tarafsız’ bir isim olarak gösterilen Beşir, Suriye meselesine dâhil edildikten sonra Rusya’ya gitmiş, Moskova’da ağırlanmıştı BAE, Mısır ve Suudların sözcüsü olan Ömer el-Beşir’e böyle bir dönemde darbe yapılması, operasyonun çok yönlü olduğunu gösteriyor.

DARBECİLERİN ARKASINDA SUUDİ ARABİSTAN VAR
Sudan’daki darbeci cuntanın ardında Suudi Arabistan’ın olduğu iddia edilirken, Mısır’dan da darbecilere destek açıklaması geldi. Mısır, dünya ülkelerini Sudan’daki geçiş dönemini desteklemeye çağırdı. Rusya, darbe konusunda taraf tutmadığını belirtirken ABD ise kararın Sudan halkına ait olduğunu ifade etti.

60 YILDA 5 DARBE
1899’dan 1956’ya kadar İngiliz-Mısır Müşterek İdaresi tarafından yönetilen Sudan, İngiliz yönetiminin son bulmasını ve Mısır’la birleşilmesini savunan İsmail el-Ezheri’nin önderliğinde bağımsızlığını ilan etti. İlk koalisyon hükümeti 1958’de darbeyle karşılaştı ve Sudan, 1964’teki halk ayaklanmasına kadar General İbrahim Abbud tarafından yönetildi. 1965’te sivil yönetim tekrar başladı ancak siyasi rekabetin şiddetlenmesi sonrası 1969’da Albay Cafer en-Numeyri darbe yaptı. Ülkenin güneyinde Araplaştırma politikalarının artırılması ve misyonerlere karşı atılan adımlar halkın tepkilerine yol açtı ve çıkan iç savaş 1972’ye kadar sürdü. 1983’te şeriat ilan edilmesi, Müslüman olmayan grupların tepkisine yol açarken 1985’te Güney Sudan’da iç savaş başladı. 1985’te Numeyri’nin ABD ziyareti sırasında Savunma Bakanı General Abdurrahman Swar el-Dahab kansız darbe yaptı ve devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. 1986’da parlamenter rejime tekrar geçildi ve Sadık el-Mehdi başbakan oldu. Mehdi, 1988’de Güney Sudanlı ayrılıkçılar ile ateşkes sağladı ve şeriat uygulamasını askıya aldı. İç savaş ve ekonomik krizle boğuşan ülkede Haziran 1989’da General Ömer el-Beşir yönetime el koydu ve 30 yıldır ülkeyi yönetti. Ülke, dünkü darbeyle son 60 yıla 5 askerî darbe ve 2 de iç savaş yaşadı.