ABD’den tarihi kırılma: Pentagon 2026 Ulusal Savunma Stratejisi’ni yayımladı! Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor
Pentagon’un yayımladığı 2026 Ulusal Savunma Stratejisi, küresel savunma dengelerinde yeni bir sayfa açtı. ABD’nin müttefiklere yük paylaşımı çağrısı, Avrupa’yı otonom hareket etmeye zorlarken, ortaya çıkan boşlukta Türkiye ve Türk savunma sanayii dikkat çekici bir konuma yükseldi.
ABD Savunma Bakanlığı, 2026 Ulusal Savunma Stratejisi’ni kamuoyuna duyurdu. Savunma Bakanı Pete Hegseth imzalı belge, ABD savunma anlayışında köklü bir kırılmaya işaret etti.
Strateji, ulusal savunma, askeri caydırıcılık ve müttefiklerin daha fazla sorumluluk alması ekseninde şekillendi.
"ESKİ POLİTİKALAR ORDUYU ZAYIFLATTI"
Belgede, önceki ABD yönetimlerinin uzun süreli yurtdışı müdahaleleri ve ulus inşa politikalarının orduyu yıprattığı görüşü öne çıktı.
"Dış müdahaleler yaklaşı hazırlık seviyesini düşürdü, ordu kapasitesini zedeledi. Yeni dönemde silahlı kuvvetleri yalnızca Amerikan çıkarlarını doğrudan etkileyen tehditlere odaklanacak"
DÖRT ANA HEDEF BELİRLENDİ
2026 stratejisinde dört temel öncelik öne çıktı. ABD anavatanının savunulması, Hint-Pasifik’te Çin’in caydırılması, müttefiklerin yük paylaşımının artırılması ve ABD savunma sanayi tabanının yeniden ayağa kaldırılması bu başlıkların merkezinde yer aldı.
SINIRLAR, GRÖNLAND VE PANAMA ÖNCELİKTE
ÇİN MESAJI NET: CAYDIRMA, ÇATIŞMA DEĞİL
Belgede Çin’in askeri yükselişinin hızına ve kapsamına dikkat çekildi. ABD’nin hedefinin Çin’i boğmak ya da küçük düşürmek olmadığı, asıl amacın güç dengesi kurarak Hint-Pasifik’te barışı korumak olduğu kayda geçirildi.
Pekin ile askeri iletişimin artırılması da stratejiye dahil edildi.
RUSYA "YÖNETİLEBİLİR TEHDİT" OLARAK TANIMLANDI
Rusya, NATO’nun doğu kanadı için kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit olarak belirlendi. Avrupa ülkelerinin kendi konvansiyonel savunmalarında birincil sorumluluğu üstlenmesi gerektiği görüşü paylaşıldı.
ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını yeniden düzenleyeceği mesajı açıkça verildi.
NATO VE AVRUPA’YA YÜK PAYLAŞIMI UYARISI
Trump yönetimi, müttefiklerin savunma harcamalarını ciddi biçimde artırmasını istedi.
NATO’nun Lahey Zirvesi’nde kabul edilen yeni kriter hatırlatıldı; savunma harcamalarının GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarılması gerektiği ifade edildi.
SAVUNMA SANAYİİ İÇİN "YÜZYILDA BİR" HAMLE
Strateji belgesinde ABD savunma sanayi tabanının yeniden inşası için “yüzyılda bir” fırsat tanımı yapıldı. Büyük çaplı silah ve mühimmat üretim kapasitesinin kriz anlarında hızla devreye girebilmesi hedeflendi.
"ÖNCE AMERİKA" DÖNEMİ PEKİŞTİ
Pentagon’un açıkladığı belge, Trump yönetiminin “Önce Amerika” çizgisini resmileştirdi. ABD, artık müttefiklere açık mesaj verdi: Kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın. Washington’un odağı Batı Yarımküre ve doğrudan Amerikan çıkarları oldu.
TÜRKİYE NEDEN KİLİT ÜLKE?
Türkiye, üretim kapasitesi, askeri tecrübesi ve coğrafi konumuyla bu denklemin merkezinde yer alıyor. Washington’un savunma yükünü müttefiklere devretme planları ile AB’nin artan güvenlik açığı, Ankara’yı ABD–AB hattında kilit ülke konumuna taşıdı.
Ukrayna-Rusya Savaşı, Avrupa’ya sert bir gerçeği gösterdi. Yüksek teknolojiye sahip silahlar, yeterli sayıda ve hızda üretilemediğinde sahada karşılık bulmuyor. Topçu mühimmatı, kamikaze İHA’lar, FPV dronlar ve seri üretim kabiliyeti savaşın kaderini belirliyor. Avrupa ülkeleri, stoklarının yetersizliğini bu süreçte açık şekilde hissetti.
Avrupa’nın güvenliği Türk donanmasına emanet! Belçika "TCG Anadolu NATO’nun yüzer karargahı oldu" dedi
AB’NİN YENİ GÜVENLİK ARAYIŞI
Bu tablo sonrası AB ülkeleri savunma üretimini hızlandırma yoluna gitti.
Almanya başta olmak üzere birçok ülke savunma sanayiine yeniden yöneldi. Ancak ortaya çıkan belge, Avrupa’nın tek başına bu yükü taşıyamadığını da gösterdi. Güvenlik mimarisi için sahada tecrübe kazanmış, üretim kapasitesi yüksek ülkelere ihtiyaç duyuluyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri, 2016’dan bu yana Suriye, Irak, Libya ve farklı coğrafyalarda art arda operasyonlar yürüttü. Bu süreçte Türk savunma sanayii, sahada kullanılan sistemlerin tamamına yakınını yerli imkanlarla üretti. Akıllı mühimmatlar, topçu mühimmatı, SİHA’lar, hava savunma sistemleri ve zırhlı platformlar bu kapasitenin somut göstergesi oldu.
Türkiye’den AB’ye ilk askeri gemi transferi: Böylesi görülmedi
AVRUPA’NIN ARADIĞI MODEL
AB çevrelerinde hazırlanan güvenlik belgelerinde d, sadece silah satın alan değil; üreten, kullanan ve geliştiren orduların önemi vurgulanıyor. Bu noktada Türkiye, hem muharip tecrübesi hem de üretim altyapısıyla Avrupa için ayrı bir yere konuluyor.
