Ankara içeride, Atina dışarıda! Trump'ın formülü Atina'nın kabusu oldu
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye merkezi bir rol verdiği yeni “Barış Konseyi” girişimi, Atina’da büyük diplomatik kaygı ve dışlanmışlık endişesine neden oldu.
- ABD Başkanı Trump'ın Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'e yönelik, Türkiye'nin merkezi rol oynadığı yeni "Barış Konseyi" stratejisi gündeme geldi.
- Bu oluşum, Türkiye'ye Washington'a doğrudan nüfuz etme ve Doğu Akdeniz gündemini ABD'ye taşıma imkanı sunuyor.
- Yunanistan, Türkiye'nin bölgedeki gücünün artması ve kendi geleneksel tezlerinin zeminini kaybetmesi endişesiyle büyük bir kaygı yaşıyor.
- Atina, Türkiye'nin bu platformu ABD ile ilişkilerini geliştirmek için kullanması ve Türk-Yunan sorunlarının uluslararası hukuk yerine Amerikan arabuluculuğuyla çözülme riskini görüyor.
- Yunanistan için bu durum, "oyun alanının değişmesi" ve Trump'ın önceliklerine göre şekillendirilmiş "pratik formüller" üzerinden çözümlere zorlanma anlamına geliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki yeni stratejisi, Yunanistan’da korkulu bir bekleyişe neden oldu. Atina, Türkiye’nin merkezinde yer aldığı “Barış Konseyi” adlı yeni oluşum nedeniyle, Ankara’nın bölgedeki gücünü artırması ve Yunanistan’ın geleneksel tezlerinin zeminini sarsması beklentisiyle derin bir kaygı yaşıyor.
Çünkü, bu yeni platform, Ankara'ya Washington'a doğrudan nüfuz edebileceği yeni bir kanal açıyor ve Doğu Akdeniz gündemini ABD’nin başkentine taşıma imkanı sunuyor.
"ATİNA'DA TEDİRGİNLİĞE YOL AÇIYOR"
Yunan haber sitesi Army Voice, “Donald Trump'ın Türkiye'nin merkezi bir rol üstleneceği yeni bir "Barış Konseyi" girişimi, Atina'da tedirginliğe yol açıyor. Bunun nedeni sadece Yunanistan'ın çoğu AB üye ülkesiyle birlikte dışarıda bırakılması değil, esas olarak Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki gündemini "masaya koyma" olanağıyla Washington'a doğrudan etki edebileceği bir kanal daha elde etmesidir ” ifadelerini kullanarak Yunanistan’dayı endişeyi ifade etti.
"YUNANİSTAN İİÇİN İKİ RİSK VAR"
Bölgedeki diplomatik kaynaklara dayandırılan haberde , Yunanistan tarafının bu durumu ilişkin iki paralel risk gördüğü belirtildi.
”Öncelikle Türkiye, Amerikan politikasının giderek daha çok ticari bir yöne doğru evrildiği bir dönemde, bu katılımını ABD ile ilişkilerini geliştirmek için kullanacaktır. İkincisi, Türk-Yunan ilişkileri, Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukukun mutlaka dahil olacağı bir bağlamda değil, daha ziyade Trump'ın önceliklerine göre şekillendirilmiş Amerikan arabuluculuğu yoluyla çözülecektir.”
Diğer taraftan, Yunanistan, Türkiye, Güney Kıbrıs ve Libya arasında deniz bölgeleri konusunda devam eden açık anlaşmazlıkların, özellikle hidrokarbon ve enerji altyapısı söz konusu olduğunda, Doğu Akdeniz'deki kritik kararları yıllardır geciktirdiği vurgulandı. Trump’ın jeopolitik sorunları ticari işlemler açısından çözüm paketlerine dönüştüren bir yaklaşıma sahip olduğu vurgulandı.
"SİYASİ ÇÖZÜME YÖNELİK BASKI ARTACAK"
Yunan düşünce kuruluşu ELIAMEP’ten kıdemli araştırmacı George Tzogopoulos, siyasi çözüme yönelik baskı artacağını ve asıl meselenin bunun hangi mekanizmayla gerçekleşeceği olduğunu söyledi.
Tzogopoulos, "Geniş yetkili bir 'Barış Konseyi' mi, yoksa doğrudan Amerikan arabuluculuğu mu? Her iki senaryoda da Atina için sonuç aynı: Trump'ın mantığına uyarlanmış "pratik bir formül" üzerinden çözüm sunulması" ifadelerini kullandı.
Yunan basını bu durumu, "Türkiye yeni bir Amerikan oluşumuna 'birinci cephe muhatabı' olarak girerken, Yunanistan'ın AB'nin büyük bir bölümüyle birlikte dışarıda kalması" olarak özetledi. Ankara'nın, bölgesel aktörlerin kendi aralarında çözüm bulduğu, Washington'ın ise arabulucu rolünü koruyarak BM’nin ağırlığını pratikte sınırlandırdığı bir modeli tercih edeceği belirtildi.
Sonuç, Yunanistan için teknik bir detay değil, "oyun alanının değişmesi" anlamına geliyor.
İran–ABD krizinde arabulucu Türkiye oldu! ABD basını Hamaney–Trump mesaj trafiğini paylaştı
