Beyaz Saray açıkladı! Trump'ın İran için 'kırmızı çizgileri'
ABD ile İran arasındaki müzakereler sonuçsuz kalırken, Beyaz Saray’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran için belirlediği “müzakere edilemez” şartlar kamuoyuna yansıdı.
- ABD, İran'dan tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını ve nükleer tesisleri sökerek imha etmesini talep etti.
- ABD, 400 kilogramdan fazla yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun ortaya çıkarılmasını istedi.
- ABD, İran'ın Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi gruplara verdiği desteği sonlandırmasını ve daha geniş kapsamlı bir barış ve güvenlik çerçevesini kabul etmesini istedi.
- ABD, Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir ücret talep edilmeksizin tamamen açık tutulmasını şart koştu.
ABD ile İran arasında Pakistan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmamasının ardından Washington’dan kritik bir açıklama geldi. Adı açıklanmayan bir Beyaz Saray yetkilisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran için belirlediği ve “müzakere edilemez” olarak nitelendirdiği şartları paylaştı.
400 KİLOGRAMLIK URANYUM DA ŞARTLAR ARASINDA
Yetkiliye göre bu şartlar arasında, İran’ın tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması ve daha önce ABD bombardımanında ağır hasar alan nükleer tesislerin tamamen sökülerek imha edilmesi yer alıyor.
Ayrıca yer altına gömüldüğü öne sürülen 400 kilogramdan fazla yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun ortaya çıkarılması da talepler arasında bulunuyor.
Hürmüz kilitleniyor! Trump'tan abluka kararı: "İran verdiği sözü tutmadı, Venezuela modeli geliyor"
BÖLGESEL POLİTİKAYA YÖNELİK MADDELER
ABD’nin talepleri yalnızca nükleer programla sınırlı kalmazken, İran’ın bölgesel politikalarına yönelik maddeler de dikkat çekti. Buna göre Tahran yönetiminden, daha geniş kapsamlı bir barış ve güvenlik çerçevesini kabul etmesi, ayrıca Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi gruplara verdiği desteği sonlandırması istendi.
Bunun yanı sıra, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücret talep edilmeksizin tamamen açık tutulması da Washington’un şartları arasında yer aldı.
Söz konusu taleplerin ardından taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının derinleştiği ve diplomatik sürecin belirsizliğini koruduğu değerlendiriliyor.
