Davos’ta duyuruldu! Türkiye’ye kritik rol: Avrupa’nın hatası Ankara’yı devreye soktu
Küresel enerji dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye Davos’tan gelen açıklamayla kritik bir eşiğe yerleşti. Dünya Nükleer Birliği, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye’yi yalnızca enerji üreticisi değil, küresel nükleer oyunun aktif bir aktörü haline getirdiğini duyurdu. Avrupa’nın nükleerden çıkış kararıyla oluşan boşluğun, Ankara’nın stratejik hamlesi sayesinde doldurulduğu söylendi.
Küresel enerji rekabetinde nükleer güç yeniden öne çıkarken, Türkiye tarihi bir eşiğe yaklaşıyor. Dünya Nükleer Birliği Genel Direktörü Sama Bilbao y Leon, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin bu süreçte Türkiye için stratejik bir kırılma noktası olduğunu söyledi.
Akkuyu’nun yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını dile getiren Bilbao y Leon, bu projeyle Türkiye’nin küresel nükleer enerji endüstrisinin parçası haline geleceğini ifade etti.
"OYUN DEĞİŞTİRİCİ"
Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantıları kapsamında konuşan Bilbao y Leon, Akkuyu’nun Türkiye açısından "oyun değiştirici" bir rol üstleneceğini kaydetti.
TÜRKİYE İÇİN YENİ DÖNEM: YERELLEŞME VE SANAYİ HAMLESİ
Bu yıl Akkuyu NGS’nin ilk ünitesinin devreye girmesinin beklendiğini hatırlatan Bilbao y Leon, santralin Türkiye’nin elektrik üretiminde güçlü bir pay alacağını söyledi. Akkuyu’nun aynı zamanda yerelleşme sürecini hızlandırdığınından bahsetti.
Bu süreçle birlikte Türk sanayisinin, üretim yapan şirketlerin ve nitelikli iş gücünün küresel nükleer pazarda daha görünür hale geleceği aktarırken, Akkuyu’nun Türkiye merkezli bir sanayi ekosistemi oluşturacağı yineledi.
TÜRKİYE, BÖLGESEL ENERJİ MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR
Bilbao y Leon, Akkuyu’nun ekonomik etkisinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayacağını dile getirdi. Projenin Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafyada etkili olacağını söyledi.
Türkiye’nin kıtaların kesişim noktasında yer aldığını ifade eden Bilbao y Leon, Akkuyu’nun bu bölgeler arasında bağlayıcı bir rol üstleneceğini kaydetti.
Çin, ABD, Fransa, Rusya ve Hindistan’ın öncülük ettiği nükleer büyümede, Türkiye Akkuyu ile ilk kez küresel yarışın içine giren ülkeler arasında yer aldı.
KÜRESEL NÜKLEER YARIŞTA HEDEF 2050
Dünya Nükleer Birliği’nin Küresel Nükleer Görünüm raporuna göre, dünya genelinde nükleer enerji kapasitesi 2050’ye kadar üç katından fazla artacak. Küresel kapasitenin 1400 gigavatın üzerine çıkması bekleniyor.
Bilbao y Leon, küresel elektrik talebinin hızla arttığını, bu artışta yapay zekanın da önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Elektrifikasyonun hızlandığı bu dönemde, kesintisiz ve karbonsuz enerji ihtiyacının öne çıktığını ifade etti.
Nükleer enerjinin baz yük üretimindeki rolünün bu nedenle kritik olduğu vurgulandı.
"AVRUPA’NIN NÜKLEER HATASI, TÜRKİYE’NİN FIRSATI"
Bilbao y Leon, Almanya’nın nükleerden çıkış kararını da değerlendirdi. Almanya’nın iyi çalışan santrallerini kapattığını hatırlatan Bilbao y Leon, bu süreçte Avrupa’nın zaman kaybettiğini ve endüstriyel kabiliyetini zayıflattığını dile getirdi.
Avrupa’nın tedarik zinciri ve sanayi kapasitesinde geriye düştüğünü ifade eden Bilbao y Leon, buna karşın Türkiye’nin Akkuyu ile doğru zamanda doğru hamleyi yaptığına işaret etti.
TÜRKİYE KÜRESEL ENERJİ DENKLEMİNDE
Dünya genelinde nükleer enerji, küresel elektriğin yaklaşık yüzde 9’unu üretiyor. Mevcut planlar ve yeni reaktörlerle bu kapasitenin 2050’de 1446 gigavata ulaşması bekleniyor.
Akkuyu ile birlikte Türkiye, bu küresel denklemde yalnızca tüketici değil, üretici ve bölgesel aktör olarak konumlanıyor. Enerji güvenliği, sanayi gücü ve jeopolitik etki açısından Türkiye yeni bir sayfa açıyor.
