FBI'ın eski Direktörü Comey, Başkan Trump’ın canına kastetmekle suçlanıyor! "86 47" şifresinin izleri çözüldü
ABD, son 3 yıl içerisinde Donald Trump'a yönelik suikast girişimleriyle çalkalanmıştı. FBI’ın eski direktörü James Comey, deniz kabuklarıyla oluşturulan "86 47" rakamları nedeniyle Trump’a suikast tehdidinden ikinci kez suçlandı.
- Trump, 2017 yılının mayıs ayında, Rusya ile seçim kampanyası arasındaki muhtemel bağlara yönelik yürütülen FBI soruşturması sürerken Comey’in görevine son vermişti.
- Trump, 2017 yılının mayıs ayında, Rusya ile seçim kampanyası arasındaki muhtemel bağlara yönelik yürütülen FBI soruşturması sürerken Comey’in görevine son vermişti. Yıllar sonra gelen bu yeni iddianame, Comey’in paylaştığı bir fotoğrafla ilgili. Fotoğrafta, deniz kabuklarıyla "86 47" yazdığı görülüyor. Yetkililer, bu sayı diziliminin Başkan Trump’a yönelik bir tehdit teşkil ettiğini savunuyor.
ABD Adalet Bakanlığı, FBI'ın eski Direktörü James Comey’i, Başkan Donald Trump’a yönelik bir suikast tehdidi içerdiği iddia edilen sosyal medya paylaşımı nedeniyle ikinci kez suçladı.
Trump’ın 2017 yılında görevine son verdiği Comey, Kuzey Carolina’da kurulan büyük jüri tarafından "başkanın canına kastetme tehdidi" ve "eyaletler arası ticarette tehdit iletmek" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.
"86 47" ŞİFRESİ: DENİZ KABUKLARI SUÇ DELİLİ OLDU
İddianamenin merkezinde, Comey’in geçtiğimiz yıl bir plajda çektiği ve deniz kabuklarının yan yana gelerek "86 47" rakamlarını oluşturduğu bir fotoğraf yer alıyor.
ABD argosunda "86" rakamı birinden kurtulmak veya birini etkisiz hale getirmek anlamında kullanılırken, "47" rakamı ise ABD'nin 47. Başkanı olan Donald Trump'ı simgeliyor. Savcılık, söz konusu görselin tesadüf olmadığını ve başkana yönelik açık bir şiddet çağrısı niteliği taşıdığını açıkladı.
COMEY’DEN MEYDAN OKUMA: MASUMUM, HALA KORKMUYORUM"
Hakkındaki suçlamaların ardından Substack hesabı üzerinden bir video yayımlayan James Comey, hakkındaki suçlamaları reddetti. Paylaşımın altına "Plaj yürüyüşümde rastladığım havalı bir oluşum" notunu düştüğünü hatırlatan Comey, "Hala masumum, hala korkmuyorum ve hala bağımsız federal yargıya inanıyorum. Hadi başlayalım," diyerek yargı sürecine hazır olduğunu aktardı.
Comey, sayıların şiddetle ilişkilendirilebileceğini o dönem fark etmediğini ancak her türlü şiddete karşı olduğu için paylaşımı kısa sürede sildiğini ekledi.
ADALET BAKANLIĞI’NDA "SİLAHLANDIRMA" TARTIŞMASI
Dava, Trump’ın Başsavcı Pam Bondi’yi görevden alıp yerine Todd Blanche’ı getirmesinden kısa bir süre sonra hız kazanmıştı.
Blanche düzenlediği basın toplantısında, sanığın kimliğine bakılmaksızın bu tür davranışların asla hoş görülmeyeceğini ve soruşturulacağını yineledi.
HUKUKÇULAR ŞÜPHEYLE YAKLAŞIYOR
Anayasa ve ifade özgürlüğü uzmanları, davanın mahkumiyetle sonuçlanma ihtimaline şüpheyle bakıyor. Uzmanlar, Yargıtay içtihatlarına göre bir ifadenin suç sayılabilmesi için "gerçek bir tehdit" olduğunun ve sanığın alıcıyı korkutma kastıyla hareket ettiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiğinin altını çizdi.
COMEY AİLESİNE YÖNELİK BASKILAR SÜRÜYOR
Eski direktöre yönelik baskılar sadece kendisiyle sınırlı kalmadı. Salı günü yaşanan bir diğer gelişmede, Comey’in kızı Maurene Comey’in Adalet Bakanlığı’ndan "misilleme amacıyla" kovulduğu iddiasıyla açtığı davanın görülmesine izin verildi.
Maurene Comey, Diddy, Jeffrey Epstein ve Robert Menendez gibi kritik davalarda görev yapmış kıdemli bir savcıyken, Washington’dan gelen bir e-postayla görevine son verilmişti.
