Filistin'in İngiliz büyükelçiliği faaliyete geçti: İngiltere'den 'tarihi' tanıma
Filistin Devleti'nin İngiltere büyükelçiliği, İngiltere'nin Filistin'i egemen ve bağımsız bir devlet olarak resmen tanıdığını açıklamasının ardından ülkenin başkenti Londra'da düzenlenen törenle faaliyete geçti. Filistin Büyükelçisi Dr. Husam Zomlot'un ev sahipliğindeki açılış törenine, İngiltere'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika Devlet Bakanı Hamish Falconer da katılarak bu kararın Filistin halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına verilen sürekli desteği yansıttığını vurguladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı ise bu adımı, Filistin'in yasal ve tarihi haklarının teyidi olarak değerlendirdiğini duyurdu.
Filistin Devleti'nin İngiltere büyükelçiliği, ülkenin başkenti Londra'da düzenlenen resmi bir törenle faaliyete başladığını duyurdu. Açılış törenine, Filistin'in İngiltere Büyükelçisi Dr. Husam Zomlot ev sahipliği yaparken, İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı yetkilileri, diplomatik temsilciler ve Filistin diasporası mensupları katıldı.
Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İngiltere'nin bu adımı desteklemesini, Filistin'in yasal ve tarihi haklarının tanınması ve meşruiyetinin teyidi olarak gördüklerini açıkladı. Bakanlık, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, İsrail işgalinin sona ermesi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması hedefine ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
"BU ADALET VE ÖZGÜRLÜK YOLUNDA BİR BAŞKA ADIM"
Filistin Misyonu önündeki törende Filistin bayrağı göndere çekilirken konuşan Büyükelçi Husam Zomlot, "Bu bayrak Filistin Büyükelçiliği’ni temsil ediyor" dedi. Zomlot, konuşmasında Filistin halkının "öğrenmeye ve mükemmelliğe olan bağlılığının DNA'larına işlendiğini" belirterek, soykırımın ve bombaların ortasında, elektriksiz ve aç karnına ders çalışıp İngiltere’ye burslarla gelmeyi başaran 34 Gazzeliyi örnek gösterdi.
Bu anı bir varış noktası değil, yolculuğun yeni bir bölümünün başlangıcı olarak kabul etme çağrısında bulunan Zomlot, "Bu, adalet, özgürlük ve egemenlik yolunda attığımız uzun yürüyüşün bir başka adımı. Bu anı, soykırımı ve etnik temizliği durdurmak, kuşatmayı kaldırmak ve işgali sona erdirmek için harekete geçme çağrısı olarak kabul edelim" diye konuştu.
Büyükelçi, Londra'yı Filistin hareketi için merkeze dönüştüren ve ilkeleri siyasetten önce tutan milyonlarca İngiltere halkına teşekkürlerini ileterek, "Filistin artık yok sayılmıyor" ifadelerini kullandı
İNGİLİZ BAKAN: TANIMA KARARIMIZ SADECE SEMBOLİK DEĞİL
Törende söz alan Birleşik Krallık Orta Doğu ve Kuzey Afrika Devlet Bakanı Hamish Falconer ise, Başbakanın 145’ten fazla ülkeyle birlikte Filistin devletini egemen ve bağımsız bir devlet olarak resmen tanıdığını teyit etti.
Falconer, bu kararın "tarihi" olduğunu ve İngiltere’nin Filistin halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına verdiği sürekli desteği yansıttığını dile getirdi. Bakan, kalıcı barış ve güvenliğin, iki devletli bir çözüme ve Filistin devletinin kuruluşuna bağlı olduğunu vurguladı.
İsrail’in Gazze’ye gönderilen yardımları engellemesini de eleştiren Falconer, "Yardımlara getirilen kısıtlamalar savunulamaz. Çocuklar açlık çekiyor. Yardımlarımız depolarda birikiyor," dedi ve çatışmanın asla güç kullanılarak çözülemeyeceğini ekledi.
Falconer, Filistin’i tanımanın İsrail’e desteği terk etmek anlamına gelmediğini belirterek, "Filistin’i tanımamız sadece sembolik değildir. Bu, niyetimizin açık bir ifadesidir. Bu bir ilke beyanıdır," şeklinde konuştu. İngiliz Bakan, ülkesinin 1917’ye uzanan geçmişi nedeniyle hem Filistinlilerin haklarını hem de iki devletli çözümü destekleme konusunda özel bir sorumluluğu olduğunu ifade ederek, Filistin Yönetimine tam destek vereceklerini yineledi ve sözlerini ateşkes çağrısıyla tamamladı.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan sözünü kesenlere Türkçe ayar: "Birini dedin, birini de işit"
