Gizli görüşme iddialarına son nokta: İran, ABD şartını açıkladı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD ile doğrudan müzakere yürütülmediğini belirterek bölgedeki gerilime ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Bekayi, "Barış müzakereleri kapsamında heyet ağırlama veya başka bir ülkenin misafiri olma gibi bir planımız yok" diyerek doğrudan temas iddialarını yalanladı.
Tahran'da düzenlenen basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile yürütülen temasların kapsamına değinerek ABD ile yürütülen doğrudan bir süreç bulunmadığını ileri sürdü.
Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda Amerika Birleşik Devletleri ile herhangi bir görüşme yürütmüyoruz. Umman ile yapılan görüşmeler, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli bir şekilde geçirilmesi konusunda bir anlaşmaya varılmasına odaklanmıştır. Amaç, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğini sağlayan geçici bir rota belirlemektir. Deniz ablukası ve Amerika Birleşik Devletleri'nin eylemleri devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili önemli bir gelişme yaşanmayacaktır."
"SON 5 AYDA..."
Suudi Arabistan'ın ABD saldırısını engellediği yönündeki iddiaları değerlendiren Bekayi, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının istikrarsızlığı artırdığını ifade etti. Düşmanı durdurabilecek temel faktörün Tahran'ın askeri kapasitesi olduğunu belirten Sözcü, şöyle devam etti:
"Bölgedeki tüm ülkelerin, bölgedeki gelecekteki durumdan etkileneceklerini fark etmesi olumlu bir şeydir. Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a karşı yürüttüğü savaş, tüm bölgeye karşı bir savaştır. Son 5 ayda, Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki varlığının, güvensizliği ve istikrarsızlığı artırdığını gördük. Ülkelerin, güvensizliğin tırmanmasını engellemeye çalışması doğaldır, ancak tecrübeler gösteriyor ki, düşmanı engelleyebilecek tek şey İran'ın gücü ve caydırıcılık yeteneğidir. Barış müzakereleri kapsamında heyet ağırlama veya başka bir ülkenin misafiri olma gibi bir planımız yok."
"YENİ BİR ARABULUCUYA GEREK YOK"
Diplomatik temaslarda arabulucu aktörlerin rolüne işaret eden Bekayi, Pakistan ve Katar'ın süreçteki konumuna değindi. Çin ile ilişkilerin dostane bir seyirde ilerlediğini ve Pekin'in gerilimin düşürülmesini desteklediğini kaydeden Bekayi, masaya yeni bir arabulucunun dahil edilmesine ihtiyaç duyulmadığını aktardı:
"Pakistan, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki görüşmelerde arabulucu rolünü üstlenmektedir ve Katar da destek sağlamaktadır. Çin ile dostane ilişkilerimiz bulunmaktadır ve Çin, ABD'nin çatışmacı tutumunun tırmanması konusundaki endişelerimizi paylaşmaktadır. Çinli dostlarımız durumun tırmanmasını önlemek için çaba göstermektedirler, ancak yeni bir arabulucu eklemek doğru olmaz."
Yemen üzerinden Tahran'a yöneltilen suçlamaları ve bölgesel cephe iddialarını da kesin bir dille reddeden Bekayi, gerilimin kaynağının ABD ve İsrail hamleleri olduğunu savundu:
"Bu tür iddialarda bulunanlar, kasıtlı olarak gerçekleri çarpıtmaya çalışıyorlar. Beş ay önce, 1 Mart'ta, ABD'nin askeri saldırısına maruz kaldık. İran yeni bir cep açtı mı? Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejim, en başından itibaren bölgedeki ülkelerin topraklarını kullandı. Biz yeni bir cep açtık mı? Yemen meselesi, Yemen'e aittir. Uzun zamandır, bu sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini savunuyoruz. Her konuyu İran'a karşı bir savaşla ilişkilendirmek, sorumluluktan kaçmanın bir yoludur."
"SALDIRININ KASITLI OLDUĞUNA DAİR AÇIK KANITLAR VAR"
Ukrayna'nın ticari gemiye yönelik İHA saldırısını değerlendiren İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Kiev yönetiminin açıklamaları ile sahadaki verilerin çeliştiğine dikkat çekti. Bekayi, diplomatik temaslarda Ukraynalı yetkililerin olayın bir kaza olduğunu savunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ukrayna yetkilileri, hem doğrudan Dışişleri Bakanı ile yaptıkları görüşmelerde, hem de bize ilettikleri mesajlarda, bu eylemin kasıtsız olduğunu vurgulamışlardır. Kanıtlar ve çok açık belirtiler – Ukrayna lideri Zelensky'nin açık ifadesi de dahil olmak üzere bu saldırının kasıtlı olduğunu göstermektedir.
"GEREKLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ"
Ukrayna'nın, bu suçu kasıtsız olarak işlediği yönündeki iddialarını destekleyecek herhangi bir adım atıp atmayacaklarını görmek için bekliyoruz. Elbette, hem Ukrayna'yı bu eylemin sorumluluğuna çekmek hem de bu tür bir hatanın ve suçun Ukrayna tarafından tekrar yaşanmamasını sağlamak için gerekli tüm önlemleri alacağız."
