Helikopterin düşmesi sadece bahaneymiş! Trump'ın İran'ı vurma kararının arkasındaki asıl gerçek bambaşka çıktı
Trump'ın operasyon emrinin arkasındaki asıl nedenin helikopter kazasından çok daha derin olduğu ortaya çıktı. Axios'un üst düzey Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı şok rapora göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın İran topraklarını havadan vurma kararının arkasında, Tahran yönetiminin nükleer anlaşma teklifine tam iki hafta boyunca cevap vermeyip 'ayak sürümesi' yer alıyor
- ABD Başkanı Trump, İran'ın kendisini iki haftadır bekletmesi ve masadaki teklife cevap vermemesini askeri vurma kararının asıl nedeni olarak belirtti.
- Mayıs sonu iki ülke savaşı bitirecek ve Hürmüz Boğazı'nı uluslararası ticarete açacak bir mutabakat metni üzerinde uzlaşmaya yaklaşmıştı.
- Trump, İran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu 60 gün içinde seyreltmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel gemilerden geçiş ücreti talep etmeyeceğini taahhüt etmesi şartlarını ekledi.
- İran'ın İsrail'e karşılık vermesi ve ardından İsrail'in İran'a misilleme yapması, müzakereleri sabote etti ve İran yönetimini süreci dondurmaya itti.
- ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Trump'ın talimatıyla İran'daki çeşitli hedeflere yönelik ek "meşru müdafaa" saldırılarının tamamlandığını duyurdu.
ABD ve İran arasında Basra Körfezi'nde patlak veren askeri çatışmaların perde arkasındaki diplomatik kördüğüm deşifre oldu.
Axios haber sitesinin üst düzey Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran topraklarını havadan vurma kararının arkasında yatan asıl neden, Tahran yönetiminin masadaki son nükleer anlaşma teklifine cevap vermeyip kendisini neredeyse iki haftadır bekletmesi oldu.
Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan Apache helikopterinin İran İHA'sı ile çarpışarak düşmesi bardağı taşıran son damla olsa da, perde arkasında Tahran'ın taktiksel oyalama hamleleri ve "ayak sürümesi" Trump’ı asıl kızdıran ve çileden çıkaran unsur haline geldi.
TRUMP: "TELEVİZYONUNUZU AÇIN, ONLARI YİNE VURACAĞIZ"
Müzakerelerde İran'ın ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" ve kasıtlı olarak zaman kazandığını belirten Trump, askeri operasyonlar sürerken yeni tehditlerde bulundu. Trump, "İran çok konuşuyor, bizi enayi yerine koyup oyalıyor. Bugün onlara yine sert bir darbe indireceğiz. Televizyonunuzu açmadıysanız kaçırırsanız diye şimdiden söylüyorum. Bu sürecin sonunda anlaşmada ne olacağını hep birlikte göreceğiz." şeklinde konuştu.
Trump'ın bu tehditlerine Tahran'dan cevap gecikmedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Amerikan başkanının bu söylemlerinin bir güç gösterisi değil, sahada yaşanan derin bir "çaresizlik" itirafı olduğunu ileri sürdü.
İKİ HAFTALIK BEKLEME OYUNU
Axios’un ele geçirdiği istihbarat raporlarına göre, iki ülke mayıs ayının sonunda savaşı bitirecek ve Hürmüz Boğazı'nı uluslararası ticarete açacak bir mutabakat metni üzerinde aslında uzlaşmaya çok yaklaşmıştı. Ancak 29 Mayıs'ta Beyaz Saray Durum Odası’nda kurmaylarıyla toplanan Trump, metne stratejik iki yeni ağır şart eklenmesini istedi. Trump'ın İran'a ilettiği talepler şunlardı:
İran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu 60 gün içinde tamamen seyreltmesi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen hiçbir küresel gemiden geçiş ücreti talep etmeyeceğini taahhüt etmesi.
Trump bu taleplere karşılık, seyreltme işleminin uranyum yurt dışına çıkarılmadan, UAEA gözetiminde İran topraklarında yapılmasına onay vererek büyük bir taviz de sundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yeni şartları değerlendirmek için 4-5 güne ihtiyaçları olduğunu bildirse de, süreç tam iki haftalık bekleme oyununa döndü. Bu esnada Amerikan medyasında Trump’ın İran’a karşı "yumuşak davrandığı" yönündeki alaycı haberler ve Washington'daki şahinlerin eleştirileri, başkanın sabrını tamamen tüketti.
İSRAİL ARAYA GİRDİ, KOZMİK ANLAŞMA MASADA KALDI
Bölgesel kaynaklara göre, ABD'li müzakereciler son 12 gün boyunca Tahran’a, "Süreci baltalayacak taktiksel bir provokasyon veya askeri kaza yaşanmadan önce derhal resmi cevapla masaya dönün" uyarısı yaptı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, geçen cumartesi günü cevabı Mücteba Hamaney onayına sunduklarını ve pazar günü Beyaz Saray'a ileteceklerini iletti.
Ancak tam bu süreçte İsrail'in Beyrut'u vurması, ardından İran'ın İsrail'e füze fırlatması ve Tel Aviv'in Tahran'a misilleme yapması masayı devirdi. Bölgesel bir diplomatik kaynak, "İranlılara, İsrail'e karşılık vererek Netanyahu'ya bu müzakereleri sabote etmesi için altın bir fırsat sunduklarını söyledik" dedi. Saldırıların ardından İran yönetimi, Washington ile bir anlaşma imzalayarak "İsrail bombardımanına boyun eğmiş" gibi görünmekten çekindiği için süreci dondurdu.
İran'ın oyalama taktikleri sürerken Hürmüz Boğazı'nda Apache helikopterinin düşmesiyle Trump saldırı düğmesine bastı. Üst düzey iki Beyaz Saray yetkilisi, İHA çarpışmasının kaza olup olmadığı henüz netleşmeden operasyon emri verildiğini itiraf etti. Yetkililer, "Müdahale etmeseydik dünyada zayıf görünürdük ve masadaki konumumuz biterdi" dedi.
Salı günü saat 17.00 sularında ABD savaş uçakları havalanmışken Beyaz Saray, Tahran'a gizli hatlardan "Sadece hava savunma ve radar sistemlerini vuracağız. Eğer pilotlarımız ölseydi bugün çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olurduk" mesajı gönderdi. Can kaybını önleyecek şekilde orantılı ayarlanan ilk bombardımanın ardından Tahran, sınırlı bir askeri karşılık verdi.
TRUMP, ANLAŞMAZSA YOKSA SALDIRI OLUR
Trump, İran'la anlaşmaya varılmaması durumunda saldırıların "şiddetli" şekilde süreceğini yineledi.
İran'ın içindeki hedefleri vurmak için 49 Tomahawk füzesinin kullanıldığını belirten Trump, bunların bir kısmının başkent Tahran'a yaklaşık 65 kilometre mesafede olduğunu söyledi.
Trump, ABD'ye ait savaş uçaklarının İran hava sahasında uçtuğunu belirterek, ülkenin güneybatı bölgelerinde radar ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini kaydetti.
"İranlı üst düzey yetkililerin kendisini aradığını ve bombalamayı durdurmalarını istediğini" aktaran Trump, saldırıların yakında duracağını belirtti.
İran'ın anlaşmayı imzalamaması halinde ise Trump, küfürlü bir ifade kullanarak, eğer anlaşmayı imzalamazlarsa yarın onları çok "şiddetli" şekilde bombalayacaklarını vurguladı.
Trump, bunun dünya üzerinde en çok ihlal edilen ateşkes olduğunu da savundu.
SON DURUM
New York Times'ın haberinde (NYT), incelenen uydu görüntülerinde İran'ın güneyindeki bir içme suyu tesisinin ABD saldırılarında yok edilmiş olabileceği öne sürüldü.
9 Haziran'da söz konusu içme su tesisine ait 2 depolama tankının olduğu, ABD'nin 10 Haziran gecesindeki saldırıları sonrası bunlardan küçük olanın çatısının çöktüğü, diğerinin de çatısının ortasında büyük bir delik olduğu ifade edildi.
İran medyasında da bu depolardan küçük olanın çatısının çöktüğüne dair videoların yer aldığı aktarılan haberde, sivil altyapıyı kasten hedef almanın, uluslararası hukuka göre savaş suçu teşkil edebileceğine dikkat çekildi.
Öte yandan Kuveyt, saldırılar nedeniyle kapatılan hava sahasının normal seyrine döndüğünü duyurdu.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ihtiyati tedbir alınmasını gerektiren koşulların ortadan kalkmasının ardından Kuveyt hava sahasındaki uçuş trafiğinin normale döndüğü ifade edildi.
Açıklamada, güvenliğin en üst düzeyde sağlanması amacıyla Kuveyt içindeki ve dışındaki ilgili kurumlarla koordinasyon halinde gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.
Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İran'ın ülkeye yönelik saldırılarının ardından hava sahasının yerel saatle 04.50 itibarıyla tedbir amaçlı geçici olarak kapatıldığını bildirmişti.
ABD, İRAN'A YÖNELİK EK SALDIRILARIN TAMAMLANDIĞINI DUYURDU
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla 10 Haziran’da İran'daki çeşitli hedeflere yönelik başlatılan ek "meşru müdafaa" saldırılarının tamamlandığını açıkladı.
CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, operasyon kapsamında İran genelinde askeri gözetleme kabiliyetleri, iletişim sistemleri ve hava savunma tesislerinin hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, ABD Deniz Piyadeleri, Hava Kuvvetleri ve Donanması'na ait unsurların, bölgede ABD güçleri ve uluslararası ticari gemiler için tehdit oluşturduğu değerlendirilen hedeflere hassas mühimmatlarla saldırılar düzenlediği kaydedildi.
GECE BOYUNCA ABD-İRAN HATTINDA NELER YAŞANDI?
ABD, Hürmüzgan eyaletinin güneyinde Bendar Abbas çevresindeki hedeflere saldırılar düzenledi. Bandar Abbas, Hengam Adası, Keşm Adası, Sirik ve Minab'dan patlama ve hava savunma sesleri duyuldu. Saldırıların kapsamı ve sonuçları henüz net değil.
Devrim Muhafızları, ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağına hava savunma unsurlarınca ateş açıldığını duyurdu.
Devrim Muhafızları Donanması ile ABD unsurları arasında Basra Körfezi'nde çatışmalar yaşandığı, ABD'nin kıyı hattındaki 7 noktaya saldırı düzenlediği belirtildi.
Devrim Muhafızları Donanması, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki geminin vurulduğunu açıkladı.
Hatemul Enbiya Karargahı, Hürmüz Boğazı'nın petrol tankerleri ve ticari gemiler dahil tüm deniz trafiğine kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu.
İran Silahlı Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları, ABD saldırılarına misilleme olarak Bahreyn'deki ABD Beşinci Filosu'na İHA saldırıları düzenlendiğini, iletişim antenleri ve Patriot radar tesislerinin hedef alındığını açıkladı.
Devrim Muhafızları ayrıca Kuveyt'teki Ali el-Salem ve Ahmed el-Cabir hava üsleri ile Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü'nün hedef alındığını; ABD'ye ait F-35, F-15 ve F-16 savaş uçaklarının bulunduğu tesislerin vurulduğunu açıkladı.
Kerec, Gazvin ve Elburz'da da patlama sesleri duyulduğuna ilişkin haberler geldi.
