İngiliz basını yazdı! Türkiye ve Körfez ülkeleri, Trump'ı İran'a yönelik saldırı kararından vazgeçirdi
İran’daki ekonomik kriz kaynaklı protestolar 19. gününde de devam ederken ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik muhtemel bir saldırıyı şimdilik rafa kaldırdığı ileri sürüldü. İngiliz basınında yer alan haberlerde, Trump’ın bu kararı almasında Türkiye ile Körfez ülkelerinin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğinin etkili olduğu belirtildi.
İran’da 28 Aralık’ta başlayan protestolar 19. gününde devam ederken, eylemlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini aştı. Protestocuların öldürülmesi halinde İran’a müdahale edeceğini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, şimdilik muhtemel bir saldırıdan vazgeçmiş gibi görünüyor.
İngiliz basınından The Guardian’ın haberine göre, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Umman, Washington’un İran’a yönelik muhtemel bir hava saldırısının Orta Doğu’da geniş çaplı ve kontrol edilmesi zor bir çatışmaya yol açabileceği uyarısında bulundu. Haberde, söz konusu ülkelerin son anda yürüttüğü yoğun diplomatik temaslar kapsamında ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a yönelik hava saldırıları başlatmaması çağrısı yaptığı belirtildi.
ABD'li senatörden Hamaney'e açık tehdit: Halkınızı öldürmeye devam ederseniz, Trump da sizi öldürecek
The Guardian’ın aktardığına göre, ABD’nin müttefiki olan ülkelerden gelen “kaos” uyarıları, Başkan Donald Trump’ı Çarşamba gecesi planlanan askeri harekâttan en azından şimdilik vazgeçmeye ikna etti. Suudi Arabistan’ın bu süreçte temkinli bir tutum sergileyerek, ABD’nin kendi hava sahasını muhtemel bir saldırı için kullanmasına izin vermediği belirtildi.
Diplomatik temasların sürdüğü bu dönemde Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Perşembe günü İran, Umman ve Türkiye’deki mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Trump'ın 'ara seçim' açıklamasına Beyaz Saray'dan cevap geldi: Sadece bir şakaydı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamasında ABD ile İran arasında diyalog yolunun tercih edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Umarım ABD ve İran bu sorunu arabulucular, diğer aktörler ya da doğrudan diyalog yoluyla kendi aralarında çözer. Bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz” ifadelerinde bulunmuştu.
