İran’dan Trump’a beklenmedik U dönüşü! ABD'nin istediği maddeler kabul edildi
Al Jazeera ve Al Arabiya kaynaklarından sızan bilgilere göre İran, ABD ile yürütülen görüşmelerde önceki bazı şartlarını yumuşatarak nükleer programını müzakerelere dahil etmeyi kabul etti.
- Planın ilk aşamasında, bir ay içinde tam bir savaş sona erdirme anlaşması ve Tahran ile Washington arasında saldırımazlık taahhüdü imzalanması hedefleniyor.
- İkinci aşamada, uranyum zenginleştirme oranının %3,5'te sabitlenmesi ve 15 yıla kadar dondurulması tartışmaya açılıyor.
- Üçüncü aşamada ise tüm bölgeyi kapsayan ortak bir güvenlik sistemi inşa etmek amacıyla stratejik bir diyalog süreci başlatılması planlanıyor.
- İran, Hürmüz Boğazı'ndan İsrail'e ait gemilerin geçişine hiçbir zaman izin verilmeyeceğini ve diğer düşman ülkelere ait gemilerin de savaş zararlarını karşılamadıkları sürece geçiş izni alamayacağını belirtti.
- Hürmüz Boğazı'nın yönetimi kapsamında, geçiş yapmak isteyen tüm gemilerin Basra Körfezi adını kullanmaları gerekecek ve toplanan ücretlerin belirli bir kısmı askeri altyapının güçlendirilmesi ve ekonomik kalkınma için kullanılacak.
ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik baskısı altında zor günler geçiren İran, nükleer programı konusunda tarihi bir geri adım attı. Daha önce 'tartışılamaz' denilen maddeleri yumuşatan Tahran’ın, nükleer programını müzakerelere dahil etmeyi kabul ettiği ileri sürüldü.
Al Jazeera ve Al Arabiya İran’ın Pakistan aracılığıyla ABD’ye sunduğu son barış önerisiyle ilgili yeni ayrıntılara ulaştı.
Üç aşamadan oluşan planın merkezinde, bölgedeki tüm aktörleri kapsayan bir "güvenlik kalkanı" ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden dünya trafiğine açılması yer alıyor.
İLK HEDEF: 30 GÜNDE KALICI BARIŞ
İran’ın masaya koyduğu önerinin en kritik halkasını 30 günlük takvim oluşturuyor. Teklifin ilk aşamasında, mevcut ateşkesin en geç bir ay içinde tam bir savaş sona erdirme anlaşmasına dönüştürülmesi amaçlanıyor. Söz konusu süreçte Tahran ve Washington arasında "saldırmazlık taahhüdü" imzalanması öngörülürken, verilecek güvencenin bölgedeki İran müttefiklerini ve İsrail’i de kapsaması teklif edildi.
Plan uyarınca ABD güçleri İran deniz sınırlarından çekilecek, Hürmüz Boğazı ve İran limanları ise eş zamanlı olarak kademeli şekilde trafiğe açılacak.
NÜKLEER PROGRAMDA 15 YILLIK "DONDURMA" TEKLİFİ
Tahran yönetimi, nükleer altyapısını koruma şartıyla zenginleştirme faaliyetlerinde ciddi tavizler vermeye hazır olduğunu ileri sürüldü. İkinci aşama kapsamında sunulan nükleer reçete şu maddeleri içeriyor:
Uranyum zenginleştirme oranı yüzde 3,5 seviyesinde sabitlenecek ve mevcut stoklar kademeli olarak azaltılacak.
Zenginleştirme işlemlerinin 15 yıla kadar tamamen dondurulması tartışmaya açıldı.
Yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yurt dışına nakledilmesi veya zenginleştirme oranının düşürülmesi arasında seçim yapılması önerildi.
Ayrıca İran, dondurulan fonların serbest bırakılmasını ve yaptırımların kaldırılmasını sağlayacak net bir mekanizmanın kurulmasını şart koştu.
BÖLGESEL GÜVENLİK İÇİN STRATEJİK DİYALOG
Planın üçüncü ve son aşamasında ise Tahran, yalnızca ABD ile değil, Arap dünyası ve bölgesel komşularıyla da masaya oturmayı planlıyor. Tüm bölgeyi kapsayan ortak bir güvenlik sistemi inşa etmek amacıyla stratejik bir diyalog süreci başlatılması öngörülüyor.
"İSRAİL GEMİLERİNE GEÇİŞ YOK"
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentini ziyareti sırasında, boğazın yönetimine ilişkin 12 maddelik bir plan hazırlandığını belirterek, "Bu plana göre, Siyonist rejime ait gemilerin hiçbir zaman Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyecek. Düşman ülkelere ait gemiler de savaş zararlarını karşılamadıkları sürece geçiş izni alamayacaktır. Diğer gemiler ise Meclis’te kabul edilecek yasa doğrultusunda ve İran’dan izin alarak Hürmüz Boğazı’ndan geçebilecek" demişti.
Yeni düzenlemenin uluslararası hukuk ve komşu ülkelerin hakları gözetilerek hazırlanacağını aktaran Nikzad, "Hürmüz Boğazı’ndaki haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz ve boğazdaki gemi trafiği, savaş öncesindeki gibi olmayacaktır. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yeni yönetimi, petrol endüstrisinin millileştirilmesi kadar önemlidir" ifadelerini kullanmıştı.
"HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN YÖNETİMİ NÜKLEER SİLAHTAN DAHA ÖNEMLİ"
Aynı ziyarette konuşan Meclis Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin stratejik önemine dikkat çekerek, "Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin plan kapsamında, geçiş yapmak isteyen tüm gemilerin boğazdan geçiş izni talebinde bulunurken Basra Körfezi adını kullanmaları gerekmektedir. Bu plana göre, yakında yasaya dönüşecek olan düzenleme kapsamında, gemilerden alınan ücretlerin yüzde 30’u askeri altyapının güçlendirilmesi için, yüzde 70’i ise ekonomik kalkınma ve halkın geçimi için kullanılacaktır. Hürmüz Boğazı’nın yönetimi nükleer silahtan daha önemlidir" dedi.
