İran'ın bir sonraki adımı ne? Bölgenin gidişatı bu karara bağlı
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan yeni çatışma dalgasında, Tahran’ın geleceğine ilişkin spekülasyonların ardı arkası kesilmiyor. Bölgedeki güç dengesi yeniden şekillenirken, İran’ın atacağı adımların sürecin yönünü belirleyeceği değerlendiriliyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ODAP Kurucu Direktörü Dr. Ali Semin, İran’ın stratejik hamlelerini ve ABD-İsrail hattında şekillenen yeni tabloyu Türkiye Gazetesi’ne değerlendirdi.
MÜZEYYEN BIYIK—Körfez hattı adeta ateş çemberine döndü. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırının ardından Tahran’da siren sesleri yükseldi, İran da karşı hamleye geçti. Çatışmaların etkisi bölge ülkelerine sıçrarken bazı ülkelerin dolaylı şekilde hedef alındı.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ODAP Kurucu Direktörü Dr. Ali Semin, savaşın seyrini ve muhtemel senaryoları Türkiye Gazetesi’ne değerlendirdi. İşte detaylar…
"İRAN MÜZAKERELERİ GÜVEN BUHRANI İÇİNDE YÜRÜTTÜ"
Dr. Ali Semin, İran’ın ABD ile yürütülen müzakerelerde “güven” zemininin olmadığını söyledi:
"İran tarafından baktığımızda İran başlığından beri Amerika ile müzakereleri çok güvenilir bir şekilde yürütmüyordu. Sadece diplomasiyi tercih ettiğini göstermek için ve diyalog kanallarını kapatmamasından dolayı, İran bu süreçte bütün suçların kendi üzerine alınmasını istemedi. İçeriden de kendi iç kamuoyundan da tepki gelebilirdi. ‘Neden Amerika ile müzakere sürdürmedin? Şimdi saldırıyla karşı karşıya kalıyoruz’ denebilirdi. İran taktiksel olarak müzakereleri güven olmadan, güvensizlik çerçevesinde devam ettirdi."
"İRAN, SALDIRININ GELECEĞİNİ ZATEN BEKLİYORDU"
Semin, İran’ın bu saldırıyı beklediğini ifade etti:
“Zaten İran şunun farkındaydı: ‘Ben müzakerelere oturursam Amerika öyle veya böyle saldıracak.’ Trump’ın saldırısı bekleniyordu. Geçtiğimiz yılın 13 Haziran’ını hatırlayın. 2025’te müzakereler varken ve anlaşmaya yaklaşılmışken İsrail saldırı başlattıysa, aynı şekilde olacağını tahmin etmişti İran ki aynısı oldu. Diyalog kanalına rağmen saldırı oldu ve bu saldırının beklenen bir saldırı olduğunu düşünüyorum."
"İSRAİL BAŞLATTI, ABD ORTAK OLDU"
Dr. Semin, saldırının İsrail tarafından başlatıldığını, ABD’nin de ortak olduğunu aktardı:
"Bugün İsrail’in bu saldırıyı başlatması biliyorsunuz İsrail başlattı. Ama Amerika bunun ortak olduğunu söyledi. Yani bu savaşta İsrail yalnız değil."
"ÖNLEYİCİ OPERASYON BİZE BUSH DOKTRİNİNİ HATIRLATIYOR"
Semin, "önleyici" söylemine ilişkin değerlendirmesinde şunları paylaştı:
"İsrail bu saldırıya çok ilginç bir isim verdi. Önleyici operasyon adı altında yaptı. Bu bana 2001’de 11 Eylül’den sonra Bush doktrinini hatırlattı. Ön alma, önleme. Yani düşmanın size karşı somut bir tehdidini görmeden, onu tehdit olarak görmeniz yeterli sayılıyor. 2003 Irak işgali, Afganistan işgali de aynı şekilde yürütülmüştü."
"HAVA SAHALARI KAPANDI, 15 GÜNLÜK İPTALLER KONUŞULUYOR"
Semin, bölgede hava sahası kapanmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bazı ülkeler hava sahasını kapattı. Irak başta olmak üzere uçuşlar iptal edildi. İki, on beş günlük bir hava sahası kapanma söz konusu. Irak iki, on beş günlüğüne hava sahasını kapattı."
"REJİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMEK İÇİN ERKEN, HEDEF DEVRİM MUHAFIZLARI"
Semin, İran’da rejim değişikliği tartışmalarına ilişkin şöyle konuştu:
"Şu anda böyle rejim değişecek gibi bir durum yok. Trump’ın amacı rejimi değiştirmek gibi de gözükmüyor ama İsrail rejimin değişmesini istiyor. Rejimin yıkılmasını sağlamak için ilk önce Devrim Muhafızları’nı yok etmeniz lazım. Devrim Muhafızları’nın ya yok edilmesi ya da rejime verdiği desteği çekmesi lazım."
"HÜRMÜZ BOĞAZI VE ENERJİ HATLARI YENİ KRİZ BAŞLIĞI"
Dr. Semin, çatışmanın uzaması halinde bölgesel krizlerin büyüyebileceğini söyledi:
"Bu savaş uzun vadeli olursa göç krizinden enerji krizine kadar çok büyük sorunlara yol açar. Ticaret yolları, enerji ticaret yolları, Hürmüz Boğazı… İran kapatmadı ama kapatacak mı? Serseri mayınlar döşeyip tehdit oluşturacak mı? Geçtiğimiz yıl 22 Haziran’da İran parlamentosu Hürmüz Boğazı’nın kapatılması önergesini kabul etti. Bu gerekçe ellerinde var."
"İSRAİL MEDYASI ÜZERİNDEN GİDEN BİR AKIM VAR"
Semin, bilgi kirliliğine ilişkin şu uyarıyı yaptı:
"İsrail medyası odaklı bir medya akımı başlamış. Dünya medyasını şekillendiriyorlar. Bir dezenformasyon var, medya propagandası var. Hangi yetkili hayatını kaybetti, kim oradaydı bilmiyoruz. Resmi açıklamalar gelmeden kesin konuşmak zor."
"TRUMP KONGRE ONAYI OLMADAN HAREKET ETTİ"
Semin, ABD iç siyasetindeki boyuta ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Trump’ın savaş ilanı etmesi için kongreden onay alması lazım. Bugünkü saldırının kongre onayı olmadan yapıldığını görüyoruz. Trump kongreyi zor durumda bıraktı."
"NETANYAHU AÇISINDAN EN BÜYÜK KAZANIM ABD’Yİ SAVAŞA SOKMAK"
Semin, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kazancını şöyle anlattı:
"Netanyahu İran’a karşı Amerika’yı, Trump’ı bu saldırıya zorladığını ve başardığını gösterdi. Askeri kazanımdan ziyade siyasi ve diplomatik baskıyla Trump’ı ikna etti. Bu kendi açısından bir başarıdır."
"HEDEF DEVRİM MUHAFIZLARI"
"Rejimi devirmek istiyorsanız önce Devrim Muhafızları’nı etkisiz hale getirmeniz gerekir. Ya tamamen zayıflatılmaları ya da rejime verdikleri desteği çekmeleri gerekir. Ali Hamaney’in öldürülmesi tek başına sistemi çökertmez. Uzmanlar Konseyi yeni lideri seçer. Humeyni 1989’da hayatını kaybettiğinde sistem dağılmadı, 8 yıl savaş devam etti."
"SAVAŞIN SEYRİNİ İRAN’IN MİSİLLEMESİ BELİRLER"
"İran’ın vereceği karşılık belirleyici olacak. ABD üslerine sınırlı saldırılar farklı, savaş gemilerini hedef almak ya da Hürmüz Boğazı’nı kapatmak farklı sonuçlar doğurur."
