Israil kaybetti, bölge kazandı! ABD-İran mutabakatı yeni dönemi başlattı
ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmayla İsrail’in Tahran rejimini değiştirme hayali suya düştü. Yaptırımların kalkmasıyla Türkiye ve bölge ülkeleri, yıllar sonra İran’la rahatça ticaret yapabilecek.
- ABD, İran'ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolar vermeyi taahhüt etti.
- İran'ın nükleer silah temin etmeme ve geliştirmeme karşılığında petrol ihracatı, nakliyesi ve bankacılık işlemleri ABD yaptırımından muaf tutuldu.
- Deniz ablukası kaldırıldı ve Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi'nde ticari gemi trafiği yeniden başladı.
- İran'ın petrol ihracatından yılda 60 milyar doların üzerinde gelir elde etmesi bekleniyor.
- Anlaşma, Türkiye için devasa bir pazar ve Avrupa'ya açılacak enerji ve ticaret hatlarında konumunu pekiştirme fırsatı sunuyor.
- İsrail, anlaşmayı tarihî bir teslimiyet belgesi olarak nitelendirirken, Türkiye'nin bölgesel etkisini artırdığı belirtiliyor.
İran’ı vurarak Orta Doğu’yu ve dünya ekonomisini yangın yerine çeviren İsrail, kaybetti. Şartsız teslimiyet dışında seçenek kabul etmediğini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası kamuoyunun baskısının ardından anlaşmaya mecbur kaldı. Trump yönetimi, ülkenin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için İran’a en az 300 milyar dolar para vermeyi taahhüt etti. ABD, yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker göndermeyecek. İran petrolünün ihracatı, nakliyesi ile bankacılık işlemleri ABD yaptırımından muaf olacak.
ABD'den yeni Hürmüz kararı! Tüm gemiler için kurallar değişti
Washington yönetimi, İran’ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıklarını iade edecek. İran ise nükleer silah temin etmeyecek ve geliştirmeyecek. Uzmanlara göre bu adımlar, uzun yıllardır ambargo altında inleyen İran’a can simidi olacak. İran’ın uzun süredir yaptırımlar sebebiyle kısıtlanan petrol ihracatından yeniden gelir elde etmesinin önü açıldı. İran’ın bir yıl içinde 60 milyar doların üzerinde petrol geliri elde edebileceği tahmin ediliyor.
ABLUKA DA KALDIRILDI
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik uygulanan deniz ablukasının kaldırıldığını ancak mutabakatın hükümlerine uyulduğundan emin olmak için bölgede kalmaya devam edeceklerini açıkladı. Boğazda ticari gemi trafi ği yeniden başladı. Savaş riskinin ortadan kalkmasıyla Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde ticaret güvenliğinin maksimum seviyeye çıkması bekleniyor. Tahminlere göre, İran petrolü ve doğalgazı, Körfez’in enerji hegemonyasına güçlü bir rakip olacak. Ambargo sebebiyle İran ile ticarette problem yaşayan Türkiye gibi ülkelerin eli güçlenecek. İran, Türkiye için devasa bir pazar hâline gelecek. İran’ın, Türkiye üzerinden Avrupa’ya açılacak enerji ve ticaret hatlarının ortasında yer alması, Türkiye’nin konumunu pekiştirecek. Körfez sermayesi ve Batı yatırımları, Suriye ve İran’ın imarı için bölgeye akacak. Türkiye ve Katar’ın, bölgesel diplomatik ağırlığı artacak.
TÜRKİYE ALTIN FIRSAT YAKALADI
ABD-İran anlaşması İsrail tarafından tarihî bir teslimiyet belgesi olarak nitelendiriliyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, mutabakata bağlı olmayacaklarını Trump’a ilettiği öne sürüldü. İsrail basınında da Türkiye’nin kazandığına yönelik haber ve analizlere yer verildi. Maariv gazetesi “Herkes İran ve İsrail’e bakıyordu, Türkiye ise kendi altın fırsatını yakaladı” diye yazdı. “İran-İsrail savaşı yalnızca bölgesel dengeleri değiştirmedi; aynı zamanda Türkiye’nin diplomasi, savunma, enerji ve güvenlik alanlarında etkisini artırdı, yeni bir dönemin de kapısını araladı” ifadelerine yer veren gazete, Avrupalı bir diplomatın “Türkler bölgesel krizleri kendi lehlerine fırsata dönüştürme konusunda uzmanlaştılar” sözlerine de dikkat çekti. Ankara’nın savaşta müzakere masasına yönelik hamleleriyle bölgesel etkisini artırdığını ve NATO içerisindeki konumunu güçlendirdiğini yazdı.
GÜVENİLİR TEDARİKÇİ
Türkiye’nin savaşta Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yüz milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzaladığını ve güvenilir güvenlik tedarikçisi olarak konumlandığını belirten İsrail gazetesi, Körfez’deki enerji merkezlerinin ve finans sistemlerinin dokunulmaz olduğu yönündeki algının zayıfladığını, bunun da Türkiye’nin kendisini daha güvenli ve istikrarlı bir yatırım merkezi olarak sunmasına imkân tanıdığını yazdı. Analizde ayrıca Ankara’nın Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın Basra’ya uzatılması, Katar-Türkiye Doğalgaz Hattı ve Hicaz Demir Yolu’nun yeniden canlandırılması gibi projeleri yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi.
